Türkiye'nin en iyi haber sitesi
OKAN MÜDERRİSOĞLU

"Aile"yi yeniden inşa ve ihya gereği

Gencecik bir kızın, canavarca hislerle katledilmesi, tüm ülkeyi derinden sarstı. Ortak noktalarından çok farklılıklarına vurgu yapılan ve kutuplaştırılmaya çalışılan toplum, bu acı olayı da sağduyusu ile değerlendirip, oyuna gelmedi. Özgecan Aslan'a rahmet, hepimize ders veren babası Mehmet Aslan ve yakınlarına başsağlığı diliyorum. Eğer Mehmet Bey, insan üstü denilebilecek güçle ve iç sesi ile konuşmasaydı, "Sevmekten başka çıkar yolumuz yok", "Bu memlekette artık ikilik olmasın" demeseydi, devlet de her kademesi ile proaktif davranmasaydı, bugün bambaşka ve sarsıcı olaylar dizisi ile karşı karşıya kalabilirdik. Dini, milliyeti, memleketi, mezhebi ne olursa olsun bu ülkede yaşayan herkes, "vicdan" ortak paydasında buluşmasaydı, şu an çok daha büyük acıları yaşıyor olabilirdik.

***

Eğer Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Özgecan'ın ailesini arayıp teselli etmeseydi, Cumhurbaşkanı'nın kızları bizzat Mersin'e giderek taziyede bulunmasaydı, devlet aklı ve kamuoyu bu katliamın takipçisi olacağını samimi şekilde dile getirmeseydi, yeni bir toplumsal gerilim ve bölünme senaryosu ile baş başa kalmıştık. Hükümet'in tekil tepkiler dışında, önce tutuk kaldığı sonra kurumsal olarak tavır aldığı bu olay, bir kıvılcımın nasıl büyük yangınlara dönüşme riski taşıdığını yine gözler önüne serdi.
***

Teşbihte hata olmaz... Eğer 28 Şubat sürecinden doğru sonuçlar çıkarılmasaydı, 27 Nisan e-muhtırasına karşı dik duruş sergilenemezdi. Eğer, Gezi Olayları'nın başlangıcındaki duyarlılığı gölgede bırakıp vandalizme ve siyasal operasyona varan olaylardan, devleti yöneten kadrolar toplumsal psikolojiyi anlama ve yönetme tecrübesi çıkarmasaydı, Özgecan'ın masumiyeti üzerinden tehlikeli kamplaşmanın tırmanması ve sokakların kıpırdanması kaçınılmazdı.
***

Gelinen noktada bir gerçekle daha yüzleşmek zorundayız. "Aile!"
Türkiye'nin en önemli değeri, sigortası olan aile kurumu büyük tehdit altında ve bağlar hızla zayıflıyor. Görünen o ki, 2001 krizinin ekonomik tahribatını büyük ölçüde gideren Türkiye, toplumsal tahribatını yeterince onarmış değil. Klasik sosyal yardım programlarının yaraya çare olmadığı görülüyor. 7 Haziran seçimlerinin siyasal teması "yeni anayasa" olacaksa, sosyal teması da "aile" olmak zorunda!

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA