Paralel Devlet Yapılanması (PDY) konusunda çalışan, iç ilişki ağını, dış bağlantılarını ve finansman ayağını araştıran bir grup uzmanla önceki gün sohbet ettik. Öyle anlaşılıyor ki yakında ana davanın çerçevesi ve delilleri kamuoyu ile paylaşılacak. Şimdiye kadar parça parça yansıyan birbirinden kopuk gibi algılanan çok sayıda olay, somut bulguları ile ortaya konacak.
Esasen, PDY tanımının Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'ne girmesi ile önemli bir adım atılmış oldu. Lakin bu hamle "gerekli olmakla birlikte yeterli değil." Nedeni gayet açık.
Tıpkı idare hukukundaki "yetki ve usulde paralellik ilkesi" gibi. Yani… Bir idari işlem nasıl tesis edildi ise aynı usulle yürürlükten kaldırılabilir.
Bu durumda PDY'nin oluşumu ve büyümesi ne kadar zamanda gerçekleşti ise etkisizleştirilmesi de bir o kadar zaman alabilir. Başka bir ifade ile mücadele perspektifinin en az çeyrek asırlık olması zorunlu.
Oysa bugüne kadar özverili yargı ve güvenlik mensuplarınca yürütülen, emniyet ve istihbaratta kurulu masalarla izlenen, adeta gönüllülükle canlı tutulabilen bir süreç söz konusu. Cumhurbaşkanı'nın kararlı duruşu hissedilmese, kamudaki pek çok kuruluş neredeyse üzerine düşeni bile yapmayacak. Tam da bu nedenle, her türlü paralel yapı ile mücadeleyi koordine edecek bir isme/merkeze ve ilgili tüm kurumlarda temas noktası yetkililere ihtiyaç var. Geleneksel devletteki klasik fişleme anlayışını aşan, sabırlı, uzun soluklu çalışmayı göze alan, objektif verilerle hareket eden, bireysel mağduriyetler yaratmadan mücadelenin özünü önceleyen çekirdek kadro hâlâ gereklilik.

***

Madalyonun güncel yüzünde ise ilginç analizler karşımıza çıkıyor. Örneğin, bir süredir uluslararası basında Fetullah Gülen'i merkeze alan makaleler, yorumlar yayımlanıyor veya Gülen'in yazılarına yer veriliyor. ABD, Fransa, Almanya, İngiltere… Medya etkinliği bilinen bu ve benzeri ülkelerde Pensilvanya eksenli görüşlerin son günlerde giderek artması acaba ne anlama geliyor? Sanıldığı gibi sadece dünya kamuoyuna kendini takdim biçiminden söz etmek mümkün mü?
PDY dosyasında mesai harcayan ekibin kanaati farklı. Gerek bedeli mukabili gerekse müzahir kalemler tarafından uluslararası arenada karşılık bulan yazı ve programların "stratejik bir amacın kritik aracı olduğunu" öngörüyorlar. Bilhassa Interpol'ün çalışma tarzını bilenler, ciddi bir kuşkuyu paylaşıyorlar. Onlara göre, PDY ve uzantıları büyük aşama kaydeden hukuki süreçlerin, iade veya sınırdışı taleplerine dönüşmesinden önce hazırlık yapıyorlar.
Interpol'ün, iade içerikli herhangi bir dosya geldiğinde ilk olarak, şahsın medya profilini çıkardığına dikkat çekiliyor. Uluslararası polis teşkilatı iletilen bilgilerle yetinmiyor, bir tür arşiv çalışması yaparak kiminle ilgili harekete geçeceğini kendi kriterleri ile belirliyor.
İşte bam teli de burası. Zira… Küresel medyada Gülen ve çizgisindeki mensupları "siyasi figür" olarak takdim ediliyor.
Hatta uzmanlarına göre, "Gülen, Erdoğan'ın rakibi gibi gösteriliyor!" Böylece, meselenin örgüt boyutu ve kriminal yönlerinin ağırlığı azaltılıyor.
Uluslararası suçla mücadele birimleri de "siyasi suçtan şüpheli" diye tanımladığı kişilere dönük talepleri ağırdan alabiliyor.
Özetle…
Uluslararası alanda Gülen'in örgüt lideri değil, siyasi suçlu olarak kabulü halinde Türkiye'nin adli girişimlerinin sekteye uğraması ihtimalini ciddiyetle değerlendirmek gerekiyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN