Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kur saldırısını püskürten, spekülatif fiyatlama tezgâhını bozan Türkiye, ekonomide "ılımlı ve sağlıklı" toparlanma dönemine girdi. Alınan tedbirlerin mutlak başarısı ve kalıcı olması, içeride yapısal reformlara bağlı iken dışarıda da gelişebilecek her türlü olay ve haberle ilişkili. Örneğin, bir süredir 'da, "Halkbank'la bağlantılı, ABD kaynaklı pozitif beklenti" hâkim. demişken, hisseleri borsada işlem gören bir finansal kuruluş hakkında konuşurken çok hassas olmak gerektiğinin altını çizeyim. Bu kadar operasyona, imaj saldırısına ve dedikoduya rağmen bankanın sermaye performansını koruma becerisi bile dikkate değer.
Asıl işaret etmek istediğim husus ise Washington- hattı ile ilgili.
Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Paris ziyareti öncesi ABD Başkanı Trump'la telefon görüşmesi gerçekleştirmiş ve bu kapsamda Halkbank dosyasının da açıldığını söylemişti. Nitekim o görüşmenin ardından ABD Hazine Bakanı ile Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak arasında da bir telefon trafiği işlemişti. Dün TV'ler üzerinden başkent kulislerine yayılan satırbaşlarına bakıldığında Erdoğan ile Trump'ın Paris'teki sohbetinde ele alınan konulardan biri de Halkbank olmuş. Lakin Halkbank hakkında 'a yönelik yaptırımları deldiği iddiasıyla ABD Hazinesi'nde sürdüğü ihsas edilen inceleme nedense şimdiye kadar tam manasıyla gün ışığına çıkmadı. Buna karşın bir tür baskı aracı olarak yedekte tutuldu ve zaman zaman piyasalara birtakım manipülatif unsurlar da fısıldandı.

***
Birçok kişiye ilginç gelebilir ama ABD Hazinesi bünyesindeki OFAC (Office of Foreign Assets Control-Yabancı Varlıkları Kontrol Ofisi) Halkbank'ın, İran ticaretine dair tüm bilgi ve belgeleri aldı. Yani, banka gerekli paylaşımı yaptı. Bu da yetmedi, bir bağımsız denetim kurumu detaylı araştırmayı tamamladı. Cezai yaptırım gerektirecek delillere ulaşamadı. Esasen dosya kapanma aşamasına geldi. Bununla birlikte derin ABD, dosyayı New York'taki savcılığa aktararak canlı tutma oyununa başladı.
Ve bu oyun Ankara tarafından deşifre edildi.
Netice OFAC idari bir kuruluş ve kararını bir an önce verebilir. Ama mesele New York'taki mahkeme kurgusunda, "Kısmi de olsa suçlamayı kabul edin. Biz de İran yaptırımları yeniden başlamışken küresel sisteme mesaj verelim" şekline dönüşmüş durumda. Netice... Bu kördüğüm çözülmeden ABD ile ilişkilerde ihtiyatı elden bırakmamakta fayda var!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA