Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Siyasî partilerin mali denetimi Anayasa Mahkemesi (AYM) tarafından yerine getirilir.
O zaman sorumuz şu:
"AYM, CHP'nin hesaplarını denetlerken acaba İş Bankası hisseleri ile ilgili bir boyuta hiç dikkat etti mi?"
Nedense AYM, büyük önder Atatürk'ün vasiyeti gereği tarafından temsil olunan hisselere ve gereğine şimdiye kadar odaklanmamış. Oysa, buna engel bir hüküm olmadığı hukukçularda hakim kanaat. Kaldı ki ana husus değil zaten. Yerli ve milli bir kurum olan İş Bankası'nın, ekonomideki karşılığı ve ağırlığı su götürmez bir gerçek. Bankanın, CHP yüzünden politik polemik malzemesi haline gelmesi de doğru değil. Kurumsal kimliği, iş yapma kültürü, ölçeği, uluslararası itibarı ile İş Bankası'nı koruyup gözetmek, CHP'nin de meselesi olmak durumunda. Yani, bizlerin gösterdiği özeni, CHP yönetimi de sergilemek zorunda.
Gerek Siyasi Partiler Yasası gerekse bankacılık mevzuatı, mülkiyeti CHP'de olan İş Bankası hisselerine cevaz vermiyor. Yani bir siyasi parti, hissedarı olamayacağı gibi, yüzde 10'u aşan (yüzde 28.09) hisseye karşılık gelen nitelikli payı da temsil edemez.
Kaldı ki Atatürk'ün mirası gereği yüzde 28'lik hissenin temettü gelirinin Tarih Kurumu ile Dil Kurumu'na aktarılması bir mecburiyet. İş Bankası, özgün sermayedar yapısı nedeni ile ihtiyatlı davranıp, yıllardır kârını sermayeye eklemeyi tercih etti. Dil ve Tarih kurumlarına aktarılacak kâr payları da Atatürk'ün hisse payının azalmaması gerekçesi ile kullanıldı.
Hal böyle olduğu için...
İş Bankası'nda CHP tarafından temsil olunan hisselerin sahipliği noktasında Dil Kurumu ve Tarih Kurumu için yeni hak sahipliği iddiası sağlam zemin kazanmış durumda.
Görünür gelecekte...
Bu hisselerin ya Hazine tarafından temsili ya CHP'nin yönetim kurulu üyeleri yerine bağımsız üyelerin bankada görev alması ya da Dil ve Tarih kurumlarının iddiasının değerlendirilmesi kaçınılmaz olacak gibi!

***

Bankalara "centilmenlik" çizgisi

Ekonominin hem atardamarı hem de kılcal damarı olan bankalar için yeni bir dönemin başladığını söyleyebiliriz. Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak'ın aylardır işaret ettiği, Anadolu turlarında ise en çok şikâyet gelen "asimetrik bankacılık uygulamaları" nihayet belli bir disipline kavuşuyor. Bankaların, hizmetlerini fiyatlandırması kadar doğal bir husus olamaz. Ancak, bu alanın düzenleme ve denetleme gerektirdiği de inkar edilemez. Bankaların farklı adlar altında aldığı komisyon ve hizmet bedellerinin sadeleştirilmesi yerinde bir karar oldu. Sektörü centilmenlik çizgisine çeken, vatandaşın da tolere edebileceği tarifeyi ilk adım gibi düşünmekte fayda var. Görünür gelecekte, bankaların inisiyatif alması gereken daha çok örnek olduğuna hep birlikte tanıklık edeceğiz!
NOT: İdlib şehitlerimize Allah'tan rahmet, yakınlarına sabır, gazilerimize acil şifalar dilerim. Allah, Mehmetçiği korusun!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN