Türkiye'nin en iyi haber sitesi

OKAN MÜDERRİSOĞLU

Kabine değişikliği sonrası AK Parti dinamikleri...

Son kabine değişikliğinin ardından AK Parti siyasi sahnesi yeniden hareketlendi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın bu sınırlı hamlesi bile hükümet çalışmaları, genel merkez yönetimi, parti grubu, teşkilatlar ve bürokrasi açısından "mesaj olarak" da algılandı. Makamların geçiciliği, hizmetin ve davanın esas olduğu gerçeği bir kez daha hatırlandı. AK Parti'ye mensubiyetin aktif görev sırasında sergilenen performans kadar nadasa çekildikten sonra izlenen çizgi ile doğrusal bağlantısı da hafızalarda tazelendi. AK Parti'nin lügatinde, "Makama gelince şükran duygusu, makamdan alınınca küskünlük hissi" olamayacağı yeniden kayda geçti.
Unutulmaması gerekiyor ki...
Her biri ayrı ayrı değerli olan, vazifesini yapmaya çalışan siyasi ve bürokratik isimlerin hepsi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a manen borçlu konumdalar. Birçoğu, hayal bile etmedikleri makamlara Erdoğan sayesinde geldiler. "Sayesinde" demekten kastım... Erdoğan'ın büyük mücadelesinin açtığı alanda çalışmanın, tarihe tanık olmanın, tarihi kararlara imza atmanın onur ve gururunu yaşadılar. Elbette, lidere bağlılık ile takdir ve tensiplerine teşekkür edilmesi, bizim siyasi kültürümüzde "olma gereken" durumu da tanımlar. Oysa asıl teşekkür biçimi, millete ve memlekete hizmet anında görülür ve oradan ölçülür. "Eser ve hizmet siyaseti", "halkla hemhal olmak", "derde derman bulmak..." Bütün bu süreçleri ilk günkü heyecan ve sorumlulukla yerine getirmek... Her gün yüzlerce talep ve beklentiyi yönetmek... İddia ve iftiralar karşısında dik durmak... İtibar suikasti girişimlerine rağmen kendinden ve yaptığı işten emin olmak... Hakikaten kolay değil! Lâkin AK Parti'nin öncülük ettiği Türkiye Yüzyılı davasında, "Vicdan ve merhamet" pusulası ile "milletin feraseti" en kritik anlarda yol gösterici oldu...

***

Göreve yeni başlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek ve İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi'yi kutlayarak devam edelim. El atılacak konu çok ama vakit sınırlı. Bu nedenle, iş takviminin önceliklendirilmesi mutlaka gereklilik olacak. Erkene alınması beklenen seçim tarihi göz önünde bulundurulduğunda şurada 1.5 yıllık verimli çalışma süresi ancak var. Elbette orta-uzun vadeli planlamalar da yapılacak. Fakat halkın günlük hayatına doğrudan temas eden meselelerin çözümü ile vatandaşın siyasal açıdan ikna edilmesine dönük icraatlar gelecek için belirleyici özellik kazanacak.
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi'ne ince ayar yapılıncaya kadar...
Kabine üyelerinin, birbirleri ile genel merkezle, parti grup yönetimiyle, teşkilatlarla ve medyayla iletişimlerini hassas biçimde güncellemeleri, hatta yeniden yapılandırmaları da bir ihtiyaç. Bu nedenle Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığının "maestro rolü" ile AK Parti Tanıtım ve Medya Başkanlığının doğrudan tabana ve vatandaşa dönük faaliyetlerinin önemi bir kat daha artacak.
Altını çizerek belirtelim ki...
"Nasılsa Reis (Sn. Cumhurbaşkanı) başımızda. O, bir şekilde seçimi kazanmanın formülünü bulur" ezberi ile garanti mesafe alınacak günlerde değiliz. Yani... Erdoğan'ın lokomotif olduğu, arkasına eklenen siyasi ve bürokratik vagonları çektiği, sonunda sandıktan mutlak başarıyla çıktığı günlerin nostaljisine fazlaca takılıp kalmamak lazım. Gerek Cumhur İttifakı'ndaki siyasal davranış tarzının gerekse AK Parti kadrolarının Cumhurbaşkanımıza yük olmayacağı, yükünü alması gereken kritik kavşağa yaklaşıyoruz. Bu dönüm noktasında kişiselliğe, şahsi hesaplara, bireysel beklentilere, taktik hamlelere, siyasi kariyer planlamalarına asla yer olmadığı ve olmayacağı da bilinmeli.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.