Füzelerin atıldığı yer belli. İki kez, Tahran'ın kuzeydoğusundaki bir nokta ile bu kez Tahran'ın batısından… Füzeleri ateşleyen, "Biz yapmadık" diyor. Yetmiyor, "Gelin ortak komisyon kuralım, birlikte araştıralım" diyecek kadar iddialı konuşuyor. Maalesef… İncirlik'in "Türk üssü" olduğunun bir kez daha açıklandığı günün ertesinde, sabaha karşı üçüncü balistik füze saldırısı gerçekleşiyor. İran tarafı, Amerikan askeri unsurlarının hedef alındığını savunsa da dün itibarıyla, füze saldırısının niteliği başka bir değerlendirmeye tabi tutuluyor. Yeri gelmişken hatırlatayım. Ankara, Tahran'ın "komisyona havale" mantığının bir netice vermeyeceğini düşünüyor. Bunun, İranlıların tipik çalışma metodu olduğunu, sonuçsuz kalacağını biliyor.
4 Mart, 9 Mart ve derken 13 Mart…
Mesele sadece, İran komuta kontrol yapısının "mozaik sistemine" geçmesi ile izah edilebilir mi? 8 ayrı bölgeye ayrıldığı belirtilen İran'da, her bölge sorumlusunun kendisine daha önce verilen emir ve plânlar doğrultusunda hareket ettiğinin söylenmesi artık yeterli görülebilir mi? Belli ki İran, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu tüm çevre ve komşu ülkeler bazında tek tek hedef ve koordinat belirlemiş. Ürettiği tehdit algısına göre, varoluşsal mücadele olarak tanımladığı askeri doktrini ile bölgeyi ateşe atmayı göze almış! İşin bu kısmı, kontrollü veya değil ama o komutanların, yılların birikimi seferberlik emriyle bilinçli biçimde karar alıp uyguladığını çağrıştırıyor!
Tabii, İran'ın füze saldırılarının adresi ve yoğunluğu incelendiğinde…
Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Bahreyn, Umman ve Katar'ın kesintisiz saldırılara uğradığı, ABD-İsrail'in başlattığı bu kirli savaşın cephe ülkeleri haline geldiği dikkati çekiyor.
Türkiye ise İncirlik hedefli, aralıklı, tekil saldırıları NATO imkân ve kabiliyetleri ile bertaraf eden ülke konumunda duruyor.
O zaman şu soruyu da analizlere katmak gerekiyor:
"Acaba İran'daki malûm kafa (!) diğer ülkelere yönelttiği seri füze saldırılarının bir benzerini uygulamadan önce test atışları yapıyor olabilir mi?"
***
Türkiye, coğrafyamızda derin yaralar açan savaşın tarafı değildir ve çatışmanın içine çekilmemek için ihtiyatlıdır. Gel gör ki… Türkiye'nin ihtiyatlı tavrı sınırsız tolerans anlamına da gelmemelidir.
Diğer ülkelere olduğu gibi (şimdilik) saldırı yoğunluğu yoktur.
Üç füze de müttefik hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirilmiştir.
Herhangi bir can ve mal kaybı olmamıştır.