Türkiye'nin en iyi haber sitesi

NEBİ MİŞ

Macaristan seçim sonuçlarına bel bağlayan Avrupa

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Macaristan'da 16 yıldır iktidarda olan Orban'ın parlamento seçimlerini kaybetmesi, Avrupa'da "tarihi bir dönüm noktası" olarak değerlendirildi. Sadece Macaristan için değil, Avrupa'da uzun süredir yükselen aşırıcı sağ siyasetin sınıra dayandığının işareti olarak yorumlandı. Avrupalılara göre bu sadece ulusal bir gelişme değildi, aksine ideolojik gerilemenin başladığı tarihsel bir eşikti.
Ana akım siyasi analizciler, bu gelişmeyi Avrupa için bir kazanç olarak gördüler. Orban ile birlikte Avrupalı aşırı sağın hamisi olan Putin ve Trump'ın da kaybettiğini ve iki liderin Avrupa üzerindeki nüfuzunun artık azalacağını iddia ettiler.
Sanki Avrupa'nın çoklu krizlerinin bütün müsebbibiymiş gibi, nerdeyse Avrupa'nın kurtuluşunu Orban'ın kaybetmesine bağladılar. Ana akım medyaya göre, Orban'ın kaybetmesiyle, AB karar alma süreçleri rahatlayacak, Rusya etkisi zayıflayacak ve popülizm anlatısı gerileyecekti.
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, seçim gecesi "Macaristan Avrupa'yı seçti" değerlendirmesini yaparak Tisza'nın zaferini coşkuyla karşıladı.
Avrupa uzun süredir çoklu krizlerle boğuştuğu için moral üstünlük hissi sağlayacak en ufak bir gelişmeye bel bağlıyor. Halbuki Avrupa'nın, her gün bir yenisi eklenen katmanlı krizleri, tek bir gelişme ile çözülemez. Hatta Macaristan'da seçimleri kazanan Tisza'nın Avrupa'nın beklentilerini ne düzeyde karşılayacağı çok şüpheli.
Avrupa'da krizler yıllardır birikiyor. Her yeni kriz, yeni bir yük bindirdiği için Avrupa artık yönünü tayin edemez halde.
Avrupa, ekonomik olarak sıkışmış, savunma ve güvenlik bakımından telaşlı, değerler söylemi aşınmış ve siyasi olarak da parçalı bir haldedir. Liderlik açığından dolayı, kolektif iradesi zayıfladığı ve etkili karar alamadığı için bir çıkmazın içindedir.
Güvenlik ve savunmada, uzun yıllara sari Amerikan siyasi iradesine yaslandığı için Transatlantik güvencenin aşınması ve Trump'ın NATO'dan ayrılma tehdidi, var olan krizlere çarpan etkisi oluşturmuştur. Bugüne kadar bir çok kez yaşanan tartışmaların aksine NATO içindeki bu güvenlik krizi, bekleyerek ve zaman kazanarak geçiştirilemeyecek kadar derindir.
Toplumlarla, yönetici elitler arasında her yeni kriz, mevcut çatlakları derinleştirmektedir. Savunma harcamalarının Avrupa genelinde yüzde yirmi artırılması, toplumsal destek bağlamında yeterince karşılık bulmamaktadır.
Avrupa'da büyüme rakamları giderek daha fazla düşüyor. İran-ABD-İsrail savaşı zaten yorgun olan Avrupa ekonomilerini daha da dayanıksız hale getiriyor. Ukrayna-Rusya savaşında ağırlaşan enerji sorunu, dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi, İran'a başlatılan savaşla birlikte yeni kırılganlıkları beraberinde getirdi.
Ukrayna savaşı konusunda sergilenen ilkesel duruş ve söylem, Gazze soykırımı ve İsrail sorununda çifte standardı alenen ortaya çıkardı. "Değerler gücü" iddiası yerle yeksan oldu. Ortadoğu'da devam eden savaş ve krizlerde siyasi, askeri ve diplomatik olarak Avrupa'nın etkisizliği daha da belirginleşti.
Aynı anda güvenlik, ekonomi, enerji, siyaset ve meşruiyet krizleri yaşayan Avrupa, Macaristan seçim sonuçları ile bu krizlerden kurtulacağı beklentisi koca bir yanılsamadan ibaret. Hatta krizlere yanlış teşhis koyduğunun ve çözümleri de yanlış yerde aradığının en bariz kanıtı. Avrupa önce kendi çelişkileri, çifte standartları ile yüzleşmesi gerekir.
Avrupa, Türkiye ile ilişkilerinde taze bir başlangıç yaparak yeniden umutlanabilir. Nasılı ise bir başka yazıya...

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.