İnsanoğlu, "yelkovan" ile 300 yıl önce tanıştı. Zaman değirmeninin daha yavaş temposunu simgeleyen "akrep", işimizi pekala görüyordu. Acele edecek bir yaşam tarzı da ortalıkta mevcut değildi.
Saatlerdeki "saniye" ibresinin ancak 150 yıllık tarihi var.
Değişen üretim ve yaşam tarzı, zamana bakış tarzımızı da zamanı kullanım yöntemimizi de kökünden değiştirdi.
Bir günlük yol, 3 at değişim mesafesi gibi kavramlar gitmiş, "just in time" kavramının üretimin belkemiğine yerleşmesi ardından saniyeler dahi bölünmüş. Ve zamanı yönetmek, hayatı yönetmekle eşdeğer hale gelmiş.
Aslında bu en az 5 bin yıl öncesine ait "Değişimler Kitabı"nda bahsi geçen kültürü anlatıyordu.
Fakat bize ait olanı, yüzyıllar boyunca hatırlayamadık.
İhtiyaçlar icatların anası olduğu için, 20. yüzyılda önemi yeniden anlaşıldı.
Maltepe Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İşletme Bölümü'nde öğretim üyesi olan Yard. Doç. Dr. Mürşide Özgeldi'nin eski fakat sonuçları hâlâ güncel bir araştırması var.
Buna göre bir yönetici, 1 saatin en az 10 dakikasını gereksiz faaliyetlere harcıyor.
Yöneticiler, artan rekabet koşulları ve iş ortamının yoğun çalışmaları karşısında, en değerli kaynakları olan zamanı etkin şekilde kullanmıyor ve bu durum, çalıştıkları şirkete önemli zararlar veriyor.
Gereksiz faaliyetlerle harcanan zamana, maliyetler açısından bakıldığında ortaya büyük rakamlar çıkıyor.
Bir yöneticinin saat ücretinin 13 $ olduğunu varsayarsak, bu yöneticinin çalıştığı şirketin, günde 19 $, haftada 95 $, yılda da 4 bin 750 $ kaybı oluyor.
Özgeldi, çözümün, zamanı yönetmekten geçtiğini hatırlatıyor ve zaman tuzaklarına dikkat çekiyor: "Kişilerin zamanı kullanış biçimini, kişinin kültürel yapısı, düşünce sistemi, inanışları, görenek ve alışkanlıkları ile ruh hali belirler.
Sahip olduğumuz alışkanlıklar, bir süre sonra doğal davranış haline gelir ve etkili olur.
Örneğin, alışkanlıklar sonucunda yapmayı istediğimiz işler ve davranışlar; hoşlanılanlar, çabuk bitecek olanlar, kolay olanlar, bilinenler, acele yapılanlar ve başkalarının istekleridir.
Göz ardı ettiklerimiz ise yapmayı istemediğimiz, hoşlanılmayanlar, uzun sürecek olanlar, zor olanlar, bilinmeyenler olarak sıralanır."
Peki nedir bu zaman tuzakları?
Yöneticiler, işlevlerini gerçekleştirirken birtakım engellerle karşılaşır.
Zaman tuzaklarıdır bunlar.
Önceliklerin belirlenmeyişi, kriz yönetimi, zaman sınırı olmayışı, işlerin yarım bırakılması, yetki ve sorumluluğun belirsizliği, personel eksikliği, ergonomik olmayan çalışma odası, yetkinin devredilemeyişi, değişiklik ve yeniliğe kapalı olma, ayrıntılarda boğulma, toplantılar, aşırı kontrol, düzeltme şansı olmayan kontroller, zamansız kontroller, kararsızlık, zamansız karar verme, uygun yöntemi seçememe, kendini işe gereğinden fazla adamak, gereksiz yazışma ve telefon görüşmeleri, kırtasiyecilik ve gereksiz ziyaretçiler."
Allah herkese ömrü, sağlığı, zenginliği, güzelliği, beceriyi vs. farklı vermiş.
Ancak her birimize verilen gün, 24 saat ile eşitlenmiş.
Her birimizin, birbirine eşit ve 24 saatten oluşan zamanı var.
5 bin yıl önceki bilgelerin dediği gibi, "sayılı nefes" bir gün biter.
Bu zamanı nasıl kullandığınız ise sizin "mutluluğunuzu" belirler.
Öldükten sonra arkanızda, bir sümüklü böcekten daha kalın ve kalıcı iz bırakmak istiyorsanız, zamanı iyi kullanın.
Geçenlerde, adını hatırlayamadığım bir yazarımız, "tembellik, hayatın israfıdır" diyordu.
Zaman değirmeninde en belirgin tür olan tembellik ise zamanı "hayata dair faydaya" dönüştürmeden israf etmenin de en verimli(!) yönü.
İşletmelerdeki zaman kaybının temeline baktığımızda zaten göze çarpan ilk unsur, "değer yaratmayan iş süreçleri" içinde çok fazla çalışmak değil mi?
Bayram'ın bize sunduğu bu oldukça geniş ve çoğumuz için tatili de kapsayan zamanı, verimli kullanmak dileğiyle iyi bayramlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN