Erbil'deyiz. Vali Nevzat Hadi'ye "kentin 10 yıl sonrasına dair" vizyonunu soruyorum. "Gayet nettir" diyor Vali Hadi: "Biz bölgenin istikrar adası olacak, civar coğrafyanın yeni zenginlik alanı haline geleceğiz."
Yıllarca savaş ve gerilim ortamının çorak bıraktığı bu coğrafyada Erbil bir tercih yapmış. Öncelikle güvenliği sağlayarak işe başlamış ve ülkenin diğer bölgelerinde patlayan bombaları buradan uzaklaştırmış.
Petrol ve doğalgazın getirdiği imkânı, kısıtlı kullanıyor olsa bile Erbil'in yarınına dair sadık kaldıkları strateji, bu vizyondan türemiş. Kendi güvenliklerini sağlama zorunda bırakılmışlık, Bağdat'tan farklı bir ortamın oluşmasına yol açmış.
Vali Hadi "biz Türkiye ile ayrı gayrı değil aynı düşünüyoruz" diyor. Neticede kentin ve Kuzey Irak'ın gelişim sürecinde Türkiye'nin sanayi, hizmet ve teknolojide geldiği nokta "bizi birbirimize karşılıklı bağımlı kılmış" görüşünde.
Vali'nin güvenliğe dair benzetmesi hayli ilginç: "Burada düne kadar bizler tank saymakla meşguldük, bugün iş makinesi sayıyoruz." Nitekim Erbil'in en yüksek binasından çevreye bakınca, koca kentin şantiye görünümünde olduğu anlaşılıyor.
Erbil, 90'lı yıllarda savaş bitkini, kırık dökük bir kasaba görünümündeydi. Bugün kent Dubai'nin 20 yıl önceki halini andırıyor. Her yerden pıtrak gibi bina fışkırıyor. Vali Nevzat Hadi'nin güvenlik kadar sanayici, işadamı gibi düşünüyor olması, Kuzey Irak kadar Türkiye'nin de şansı gibi geliyor bana.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN