Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Eskiden "hamili kart yakinimdir" uygulaması vardı. Politikacı veya üst düzey bürokratın kartını götürüp devlet kadrolarında iş bulabiliyordunuz. Nepotizme son vermeyi başardık ve liyakate dayanan merkezi sınavı icat ettik.
18 ayda bir iktidar değiştirdiğimiz 2001 öncesinde, bakanlar kurulu gibi, üst düzey bürokrasinin de ortalama %15'i yenilenirdi. KİT arpalıkları üzerinden devlet kadroları tıka basa doldurulurdu. 1990'lara "kayıp yıllar" dememiz boşuna değil.
Adil, yansız ve şeffaf ilkelere dayanan sınav sistemi ile bu nepotizm kirlenmesini geride bıraktık. Fakat anlaşılıyor ki mevcut sistem içinde dahi "paralel atamalar" gerçekleşmiş. Sınav sisteminde oluşan bu sıkıntı, soru sızdırmaktan kopyaya dek pek çok hileden kaynaklanmış.
Bu yapılar açığa çıktıkça tedbir geliştirebiliyoruz. Özellikle stratejik kadrolara cemaat ataması yapabilmek için sistem sonuna kadar zorlanmış görünüyor. Liyakati dışlayan ve paralel devlet yapılanmasına imkân sağlayan bu açıkların boyutunu henüz bilmiyoruz.
Görünen o ki kritik karar süreçlerindeki koltuklara sızmalar olmuş. Bu da 17 Aralık operasyonu ardından ekonomiye suikast girişiminde bulunanların neden teşhis ve teşhir edilemediğini açıklıyor. Misal finans piyasasında kur çılgınlığı yaşanırken BDDK'nın atıl kalması, 3 köstebeği ortaya çıkardı.
Köstebek sayısı, bundan fazla... Yalnızca BDDK mı? SPK'dan EPDK'ya ve diğer pek çok kritik kurumda, cemaatin sınav sistemine ayarı sonucu yer bulmuş "paralel ajan" olabileceği kuşkusu var.
Çift başlılık, yönetimlerin baş belasıdır. Hele ki başlardan biri başka merkezlere bağlı ise o kurumdan toplum yararı beklemek, beyhudedir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN