Türkiye yolunu şaşırdı!.. 29 yıl önce veda ettiği "Koruma zırhıyla" yeniden tanışıyor. Oysa, son G-20 zirvesinde korumacılığa karşı imza atmıştık!
İşe bakın, son 4 ayda sanayide 9 ana kalemi koruma altına aldık. Koruma, vergi artışı ve diğer tedbirlerle yerli sanayiciyi ayakta tutmaktır.
Ancak bugün gelinen küresel demokraside koruma mümkün mü?
Koruma, ekonominin güçlülüğü, likiditesi ve konjonktürel gerekleriyle ilgili üretilen yanlış sinyalin işareti. Bugün sistematikleştiriyoruz!
Dünkü Resmi Gazete'de yayımlanan kararla birlikte 6 sektör daha koruma altına alındı. Artık elektrikli süpürgeden, her çeşit klimaya, ev tekstilinden, bebek arabalarına, transmisyon aksamından, aktarma zincirlerine kadar geniş bir alanda koruma var!
Yassı ürün ithalatına yüzde 8 vergi kondu. Ereğli Demir Çelik Fabrikaları koruma altına girdi. Açıkçası, tavır doğru, oran ve uyarlama yanlıştı. O yüzden bu karara beyaz, kahverengi eşya ile otomotivciler tepki gösterdi. Başta Arçelik olmak üzere Vestel, Renault Mais ve Assan Dış Ticaret, "İhracat yapamıyoruz" diye bağırdı. Kimsenin gıkı çıkmadı.
Telekomünikasyonda "tebdir" adı altında sektörü korumaya başladık.