Tesadüfen Yaşıyoruz yazınızı okuduktan sonra sizin gibi duyarlı yazarlarımızın olması beni çok duygulandırdı. Kayma nedeniyle yıkılan Kısmet Apartmanı'nda 20 yıl oturdum ve Ocak 2004'te aynı bölgeden ikinci bir ev alıp yılların birikimi paramızı sıfırlamış olduk. Ev almakla suç mu işledik. Devletin bu bölgeye izin vermesi bir suç değil mi?
Birinci evin yıkılmasıyla ikinci evi olmayanlara kira yardımı yapıldı. Bize yardım yapılmadı. Yetkililer bize ev sözü verip ayrıldılar. Bölgenin boşaltılması söz konusu. Bu yaştan sonra uygun taksitlerle ev verseler emekli maaşıyla bu taksitleri nasıl ödeyebiliriz ki. Üstelik öyle aileler var ki durumları çok kötü.
Şu anda oturduğum evin kasko sigortası var. Evin tabanındaki çatlama nedeniyle sigortama başvurdum. Eksper, evin yıkılması durumunda yardımcı olabileceklerini söyledi. Ayrıca sigorta bittiği zamanda sigorta etmeyeceklerini de söylediler. Binayı Ankara'dan gelen uzman firmaya güçlendirmesini yaptırdık. Fakat bugüne kadar sigortadan ne devlet yetkililerinden sağlıklı bir bilgi alabildik.
Ülkede artık ne sigortaya ne de devlete güven kalmadığı kanaatindeyim.
Bölgedeki zemin hareketliliği önlenebilir. Hareketliliğin sebebi zemindeki su ve zemin yapısı bölgedeki binaların atık sularının esnek borularla kanalizasyona bağlanması. İyi bir drenaj, kazıklama sistemi bölgeyi kurtarır.
Saygılarımızla.
Musa KAPLAN