Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Türkiye'ye dönen 34 kişinin Habur Sınır Kapısı'nda karşılanması, bu karşılamanın Diyarbakır'da mitinge dönüşmesi, sert tepki alsa da yapılan şeyin bir "siyasi eylem" olduğunu gözden uzak tutmamak gerekiyor.
Türkiye, şu tercihle karşı karşıya; terör ve silahlı şiddet mi yoksa tahammül sınırlarımızı zorlasa da siyasi eylem mi?
Bu ülkeyi çözümsüzlüğe, şiddete mahkûm eden zihniyetlerin yıllardır neyi tercih ettiğini biliyoruz. Yeni Türkiye yaratmak isteyen siyaset, tercihini yapıp yoluna devam etmeli... Çünkü Türkiye toplumu tercihini yapmış durumda. Sokaktaki insan kavga değil, huzur, özgürlük, iş ve aş istiyor.
Iğdır Belediyesi'nin düzenlediği "Iğdır'dan Yeni Dünyaya, Birlikte Yaşam Sempozyumu" için gittiğimiz Iğdır sokaklarında bunu çok açık biçimde görmek mümkün. Düşünsenize milli geliri 800 dolar civarında bir kent. İş olanakları yok denecek kadar az. Altyapıdan mimariye, kentin onlarca sorunu var. Siyaseti Azeri ve Kürt eksenli ikiye bölünmüş durumda.
Bir Iğdırlı bu siyasi bölünmüşlüğü şöyle yorumluyor:
"Biz biraz Lübnan'daki solcu Müslümanlar, sağcı Hıristiyanlara benziyoruz. Iğdır'da sağcı Azeriler, solcu Kürtler var. Ama bazı genç gruplar hariç sorun yaşamıyoruz. İnşallah bundan sonra da yaşamayız."
İşte Iğdır, bu tablodan ortak yaşama başarısını çıkartabilmiş bir kent.
Peki, Ankara'daki siyasiler, "milli irade" yi kullanma yetkisine sahip kurumlar neden başaramıyor?
Iğdır'da çok insanla konuştum. Elbette onlar da olup bitenleri izlerken kaygı duyuyor ama hepsinin içinde geleceğe dair umut var. Konuştuğum biri orta, diğeri çok yaşlı iki Azeri vatandaşın söyledikleri hem onların özlemini anlatıyor, hem de herkese ders niteliğinde:
"İçtenlikle söylüyorum tek talebimiz huzur. Bir parça yavan ekmek olsun, katığı olmasın ben onunla geçinirim. Ama huzursuzluk o ekmeği de alır elinizden... İçimizde kötü niyetli olanlar olabilir ama biz iyi niyetli olalım."
Iğdırlıların "istidacı amca" dediği 93 yaşındaki Ali Rıza amcaya "Memleket nasıl?" diye soruyorum.
Çok sıcak ve samimi bir cevap veriyor:
"Memleket yerindedir ama üstündekiler bozuktur. Kardaş kardaşı öldürmemesi gerekir. Ermeni kapısının açılması iyidir. Düşmanlık yerine alışveriş yapacağız. Ben 93 yaşındayım, Kürtlerle beraber yatıp beraber kalkmışız. Hiçbir Kürt'ten kötülük görmemişim. Siz bize değil Ankara'ya bakın. Biz düzgünüz onlar düzelsin."
Son noktayı Iğdır Belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş koyuyor:
"DTP, 'belediyecilik değil siyaset yapıyor' diye bir algı var. Biz bunu değiştirmeye geldik. Şehri daha yaşanabilir kılmak için önceliği imardan altyapıya belediyeciliğe vereceğiz. Kısa zamanda dünyaya açılan bir Iğdır kuracağız."

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN