CHP Genel Başkanlığı'na Kemal Kılıçdaroğlu'nun gelmesiyle CHP içinde en derin şoku Gürsel Tekin yaşadı.
Hem yol arkadaşı Kılıçdaroğlu'ndan yüz bulamadı hem de İstanbul'da oylarıyla seçildiği ilçe başkanlarının tavrına şaşırdı.
Şimdi kara kara , "Ben bu noktaya nasıl geldim?" diye düşünüp kendisini yalnız bırakan ilçe başkanlarına sitem ediyor; "Gazze'nin sorumlusu galiba benim."
Tekin, "Sav şoku"nun kodlarını çözmeye çalışırken, sürpriz görüşmeler de yapıyor. Önceki gün iki ilginç konuğu vardı. Biri Abdüllatif Şener'in genel başkanı olduğu Türkiye Partisi'nin Genel Başkan Yardımcısı Murat Akdeniz, diğeri ise Sarıgül'ün Türkiye Değişim Hareketi'ne geçeceği beklenen Ali Arif Özzeybek.
Bu da nereden çıktı demeyin. CHP'deki hızlı değişim siyasette tutunmaya çalışan diğer siyasi partileri de, aktörleri de etkiliyor. Onlar da var olmak için ya CHP ile pazarlık yapacaklar ya da kendi başlarına bir çıkış yolu bulacaklar.
İşte iki genç siyasetçinin Gürsel Tekin'le görüşmelerinin nedeni bu… Acaba yeni isimleri bir araya getirerek bir çıkış yolu bulunabilir mi?
Böyle olup olmadığını Ali Arif Özzeybek'e sordum.
Cevabı kısaydı:
"Tekin iyi bir siyasetçi. Düşürüldüğü duruma üzüldüm. Sadece görüş alışverişinde bulunduk."
İki genç siyasetçinin İstanbul'daki ikinci adresi Eski DP Genel Başkanı Süleyman Soylu, üçüncü adresleri ise Mustafa Sarıgül'dü.
Bu görüşmelerden bir sonuç çıkar mı bilinmez ama Şener de, DP içindeki aktörler de, Sarıgül de şu sıralar hem CHP'deki gelişmeleri, hem de AK Parti'nin hâlâ toplumla güçlü bağ kurma yeteneğini yakından izliyor ve bir ışık bulmaya çalışıyor.
Ama işleri hiç de kolay değil. Türkiye sınırlarını zorlayan Erdoğan rüzgârından kurtulmaya çalışırken, bu kez de CHP çevresinde esen Kılıçdaroğlu rüzgârına yakalandılar. Önümüzdeki günlerde rüzgârlar fırtınaya mı dönüşür yoksa diner mi bekleyip göreceğiz.