Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yarın MHP kongresi var. 15 yıldır genel başkanlık koltuğunda oturan Devlet Bahçeli belki de siyasi yaşamının en kritik kongresine çıkıyor.
Büyük olasılıkla da son kongresi olacak.
Çünkü hem ortaya çıkmış güçlü adaylar var hem de "vefa" nedeniyle sırasını bekleyenler. Adayları ve sırasını bekleyenleri içinden geçtiğimiz konjonktürde güçlü kılansa Kürt meselesi nedeniyle yükselen milliyetçilik dalgası...
MHP içinde şu sıralarda en çok tartışılan şey de bu dalga üzerinden yapılacak "sokak muhalefeti."
Yani MHP sokağa inerek toplumsal muhalefet yaparsa yelkenlerini doldurabilir. Bu yaklaşımı savunanların başında ise adaylar arasındaki en güçlü isim Koray Aydın geliyor. Aslında adı geçen veya geçmeyen tüm siyasi aktörler bu hesabı yapıyor.
Kongreyi kritik yapan da bu hesap... O hesabı yapanlara göre bu dalgayı AK Parti iyi kullanırken "milliyetçiliğin esas sahibi" MHP kullanamıyor.

Sokak muhalefeti kaygı yaratıyor
Muhalefet, stratejisini bu argüman üzerine kurmuş ama bu argüman aynı zamanda "kaygı" da yaratıyor. Çünkü ne zaman "MHP'nin sokağa inmesinden" söz edilse akla 70'li yılların MHP'si geliyor ve kafalarda soru işareti yaratıyor.
Bunu bir MHP'li şöyle açıklıyor: "Milliyetçiliğin zirve yaptığı bir dönemdeyiz ama MHP yerinde sayıyor. Bunun için sokağa inmeliyiz. Bu konuda kaygı var ama biz de sokağı inip muhalefet yapmayı öğreneceğiz. Ayrıca AKP Sokak muhalefetinden korkuyor. İyi yapılırsa sonuç alırız. O tür bir muhalefetin 70'leri hatırlatması ve MHP içinde, dışında kaygı yaratması Devlet Bey'e yarıyor."
Kongrede sokağa çağrı yapan dinamik bir muhalefet talebi ile, sağduyulu siyaset yapan "devlet adamı" imajı yarışacak. Bu yarışta durum başa baş görünüyor.
Bu başa baş durumu lehine çevirmek için Devlet Bahçeli ve ekibi, Şefkat Çetin gibi küskün ama etkili isimleri geri çağırarak önemli bir hamle yaptı.
Bahçeli'nin bu hamlesinin bir karşılığı olacak ama asıl şansı, MHP tabanında etkili olan ama çok baskı yapılmasına rağmen aday olmayan Meral Akşener ve Mansur Yavaş'ın tavrı...

Akşener'in vefa borcu
Akşener'in aday olması için baskı yapan bir MHP'li şöyle diyor: "Tabanda çok sevilen Meral Hanım onca baskıya rağmen adaylığa yanaşmadı. Vefa borcu olduğunu ancak 4 Kasım'dan sonra düşünebileceğini söyledi. Bizde de yerel seçimlerde Bahçeli yönetimi dip yapar ve biz devreye gireriz düşüncesi gelişti. Şimdi ortada duruyoruz."
Bu iki isme adaylığını açıklayan Müsavat Dervişoğlu'nu da katmak mümkün. Ege ve Karadeniz bölgesinde etkili olan Dervişoğlu'nun, alacağı her oy Koray Aydın'dan çok Bahçeli'ye yarayacak.
Aydın'ı güçlü kılan ise Bahçeli'nin izlediği sokağa prim vermeyen "sağduyulu" politika... Bahçeli'nin bu politikası MHP içinde de eleştiriliyor ama yerine neyin geleceği bilinmediği için de mevcut adaylara mesafeli yaklaşılıyor.
Bir de tabii Aydın'ın tartışmalı siyasi geçmişi var. Bu geçmiş doğru veya yanlış siyaseten kullanıldığı için Aydın'ın kongredeki en önemli dezavantajı sayılıyor...
Yarın Ankara'daki Arena salonunda Türkiye'de yükselen milliyetçilik dalgasının, MHP'yi nasıl etkileyeceğini ve derin sorunlarla boğuşan Türkiye'ye katkı mı sunacağını yoksa sorunları daha mı derinleştireceğini göreceğiz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN