Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kiminin siyasi kıyamet, kiminin Maya takvimine dayanarak beklediği doğal kıyamet geçekleşmedi ama 2012 yine de kötü bir yıl olarak geçti.
Yıla talihsiz Uludere katliamıyla başladığımız gibi bitirirken de o katliamla ilgili bir yılda, bir adım atamamanın derin ağırlığı altındayız.
Bu yıl yeni anayasa ve Kürt meselesinin çözümünde de hayal kırıklığı yaşadık. 2012'nin mayıs ayından itibaren her iki konuda da "iyi şeyler olacak" temennisini sık sık dile getirdik ama olmadı, ne yeni anayasa konusunda bir adım atıldı, ne de Kürt meselesinde tatminkar bir noktaya gelindi.
Aslında siyasetin her alanında yüksek gerilimin yaşandığı bir yıl oldu.
Şimdi yeni bir yıla, 2013'e giriyoruz.
İç ve dış siyasi konjonktür geçen yıla göre daha pozitif durumda. Ortadoğu'da Filistin devleti tanındı, Kürt partisi PYD, Suriye muhalefetine katıldı.
Suriye'deki iç savaş düne göre Türkiye'nin iç siyasetini daha az etkileyecek bir noktada... Bir iç savaş yaşanmadığı sürece bu etki daha da azalacak.
Türkiye'nin kendi Kürt meselesinde de benzer bir siyasi tansiyon düşüşü yaşanıyor. Sokaktan yükselecek Kürt Baharı dayatması gerçekleşmediği için gözler sivil siyasete çevrildi.
Önümüzdeki 6 ay bu açıdan çok önemli.
Başbakan Erdoğan, önceki akşam TRT Haber'de önümüzdeki 6 ayın yol haritası olabilecek "Ada'yla" görüşmelerden söz ederek şöyle diyordu: "Şu an halen devam ediyor. Çünkü bir ışık görüyoruz. Bizim derdimiz bu sorunun bitmesi."
Kürt meselesinde ufukta yeni bir "ışık" var ve bu yeni sürecin çözüme katkı şansı, geçen yıl ve önceki yıllara kıyasla çok daha güçlü görünüyor...
Çünkü Öcalan'ın da bölgesel düzeyde ortaya çıkan "Tarihi Türk-Kürt ittifakı"na doğru bir gidişe yönelik açıklamalar yapacağından söz ediliyor.
Görüşmeleri sürdürenlerin off the record açıklamalarından Öcalan'ın şu noktaya geldiği anlaşılıyor:
"Kürt siyaseti, Türkiye'nin atacağı demokratik adımlara karşı eskisi gibi tepki göstermeyecek, tam aksine daha çok destek verecek"
Bir anlamda Öcalan'dan önümüzdeki 6 ay içinde, Irak Kürdistan'ında ve Suriye'deki gelişmelere paralel olarak "silahlı mücadeleye son verme" çağrısı gelebilir.
Başbakan Erdoğan da, Şanlıurfa'dan bu yolun açılması için ilk işareti verdi:
"Terör örgütü artık elini tetikten çeksin, silahları gömsün."
Bu konuda sadece "Kandil'den karşı çıkış gelebilir" kaygısı yaşanıyor ama Ortadoğu'daki statüko çatlamaya başladığı için Kandil'in de fazla seçeneği yok.
Önümüzdeki günlerde hükümetin, Uludere ve 4. Yargı Paketi konusunda atacağı adımlar bunu daha da zorlayacak.
Aksi de hükümeti zor durumda bırakacak.
Tabii Türkiye'nin ihtiyacı, sadece Kürt meselesiyle ilgili atılacak bu adımlar değil
Onu tamamlayacak derin yapı ve Faili Meçhul cinayetlerle hesaplaşmadan, yeni anayasaya kadar bir dizi alanda "hızlı" ve "cesur" adımlar bekleniyor.
Seçimsiz ama 2014'te iki önemli seçime hazırlık yapılacak bir yıl olacak 2013... Bu yılı, "demokratikleşme şöleni"ne dönüştürecek ve destek verecek her parti, 2014 hatta 2015'teki genel seçimlerden payına düşeni fazlasıyla alacak.
Karşı çıkıp, ayak direyenler ise Türkiye'nin geleceğinde olmayacak.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA