Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Hiçbir seçim bu kadar kirli tezgâhlara, ihanete ve kuşatmaya sahne olmamıştı. Dünyada örneği olduğunu da sanmıyorum.
Türkiye'nin varlığına yönelik topyekûn bir Neocon- Cemaat saldırısıyla karşı karşıyayız. Manzaraya bakın, bir cemaat gırtlağına kadar siyasetin, kirli ilişkilerin içine giriyor, herkesi dinliyor, izliyor, kayıt tutuyor ve pervasızca bunları siyaseti etkilemek için kullanıyor.
En vahimi de tüm bunlar ortaya çıkmasına rağmen hâlâ dinlemelerini sürdürebiliyor. Bu nasıl bir güç? Anlaşılan her yere sızmış, psikolojik harp yapan, algı operasyonlarında etkili karanlık bir güç var karşımızda.
Bu bir dini cemaat değil, her yolu mubah gören ve önüne çıkan her şeyi yok etmek isteyen bir yapı. Yolsuzlukları önlemek, fişlemeleri engellemek ise işin bahanesi. Açıkçası devletin kılcal damarlarına sızmış bu paralel yapı, oyuncağı olduğu küresel faşist güç Neoconlarla Türkiye'yi çökertmek istiyor.
Bu, casusluğu da aşan bir durum. Çünkü casusluğun bile bir raconu var. Düşünün, CIA ele geçirdiği bilgileri, dinlemeleri en az 25 yıl- 50 yıl sonra açıklıyor. Bunlar ise bir çete gibi, hiçbir kurala, hiçbir etik değere uymadan, ülkenin "Ulusal güvenliğini" tehlikeye sokacak bilgileri pervasızca açıklıyor ve adamları da o bilgeleri sahiplenerek meydan okuyor.
Bu meydan okumaya Türkiye toplumu, yarın sandığa giderek gereken cevabı verecek.
Ancak devletin hukuk içinde buna ne cevap vereceği de merak ediliyor. Çünkü bundan ötesi yok. Dünyanın sıradan bir devleti bile böyle bir durumda gereken neyse yapar. Ama bizde garip bir durum var. Başbakan dinleniyor, susuluyor, bakanlar ve onlarca siyasetçi, yazarçizer dinleniyor ses çıkarılmıyor, zaten vatandaşı umursayan yok.
Sonunda işin suyunun çıktığı noktaya geldik: Devlet sırları YouTube'dan izleniyor. İnsan ister istemez şüpheye düşüyor:
Acaba devlet "paralel devlet"in Başbakan Erdoğan'a odaklanmış kavgasını ülkenin ulusal güvenliğini riske sokma pahasına ellerini ovuşturarak mı izliyor yoksa bizim bilmediğimiz bir hesabı mı var?
Eğer varsa o hesabı bir an önce halkın görmesi gerekiyor. Seçme hakkımızın bile engellenmek istendiği kirli bir seçim sürecinin son günündeyiz. Devlet sırlarını bile deşifre eden kirli güç, seçimleri sabote etmek için neler yapmaz ki...
Hazırlıklı olmak ama şunu da unutmamak gerekiyor: Bu ülkenin insanları "açık oy gizli tasnif"in yapıldığı bir geçmişten geliyor. O günleri, darbeleri, müdahaleleri sağduyusuyla geride bırakmayı başaran Türkiye toplumu, bugünleri de aşar.
İçinizi rahat tutun ve sandığa gidip oyunuzu verin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN