Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

AK Parti kongresinden dersler

AK Parti 13 yaşında yeni sayılacak bir parti. Ancak, yeni olmasına karşın, 12 yıldır iktidarda ve 9 seçim kazanan bir parti. Türkiye'nin siyaset tarihinde özgün bir yeri olduğu gibi dünya siyaset tarihine de geçmiş durumda.
Bu yüzden uzun yıllar iktidarda kalan Japonya'daki Liberal Parti ve Meksika'da 71 yıl iktidarda kalan Kurumsal Devrimci Parti'ye benzetiliyor.
AK Parti'nin bu başarısı üzerine çok şey yazılıp söylendi. Bu başarıda, partinin doğal lideri Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın halkla bütünleşen karizmatik liderliğiyle, Türkiye sosyolojisini doğru okuyan ve "sessiz devrim"lere imza atan reformcu siyasetinin etkisi büyük.
Tabii AK Parti bu siyasetiyle Türkiye'yi dönüştürürken kadrolarını da yenilemeyi bilen bir parti. Her seçim döneminde milletvekillerini, her kongre döneminde parti teşkilatlarını ciddi oranda yenileyerek, toplumun farklı kesimlerine ulaşmayı başardı ve teşkilatlarını hep diri tuttu.
Bu açıdan belki de en radikal hamlesini iki yıl önce Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu'yu kadrosuna katarak yaptı. Bu adımın sadece AK Parti için değil, Türkiye'nin büyük yürüyüşü için ne anlama geldiği bugün daha net ortaya çıktı. Soylu, teşkilat başkanlığı gibi etkili bir yerde, Kurtulmuş da yeni hükümette görev alarak AK Parti'yi zenginleştirdi.
Soylu'nun AK Parti Teşkilat Başkanlığı'na getirilmesi başlangıçta şaşırtsa da kısa sürede teşkilatlarla hemhal olması, parti kadrolarını motive ettiği gibi diri kalmasına da ciddi katkı sundu. Özellikle her türlü kuşatmanın yaşandığı, çok yönlü saldırıların olduğu 30 Mart yerel seçimlerinden, cumhurbaşkanlığı seçimlerine kadar geçen zor süreçte, teşkilatların harekete geçirilmesi önemli bir başarıydı. Bu başarının doruk noktası ise Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun genel başkan seçildiği 1. AK Parti olağanüstü kongresiydi.
Önceki gün AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Beşir Atalay, bu başarıya dikkat çekiyor ve şöyle diyordu: "Salonun sıcaklığı hariç harika bir kongre oldu."
Her şey düzenli ve tıkır tıkır işlediği gibi salonu dolduran kitlelerin heyecanı ve refleksi dikkat çekiciydi. Rakip olmamasına karşın, 1382 kişinin oy kullanması başlı başına önemli bir göstergeydi. Kitlelerin bu ilgisi, vesayete karşı siyasete sahip çıkan bir meydan okumaydı ve örgütlülüğün işaretiydi.
Bu kongreden diğer partilerin çıkartacağı çok ders var.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA