Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

FETÖ her taşın altında

Şu sıralarda "Her taşın altından FETÖ çıkıyor" gibi bir söylem var. Elbette işin ucunun kaçtığı, abartıldığı noktalar olabilir ama çoğu gerçek...
Şimdi gelin "Bu kadarı da olmaz" dedirten kirli ilişkiler ağına biraz daha yakından bakalım.
Birkaç gün önce Hürriyet'te Toygun Atilla, gözaltına alınan Er-Ah Uçuş Okulu Genel Koordinatörü Ferhat Bayındır'ın şu ifadesine yer verdi:
"FETÖ ile ilgili bağlantısını bildiğim ağabeyimin kaset olayında ve Haydar Meriç'in öldürülmesinde rolü olduğunu düşünüyorum"
Bir iddia ama ilginç bir iddia çünkü Bayındır'ın ağabeyi dediği ismin ilişkileri gerçekten şaşırtıcı... Adım adım iz sürelim.
Bayındır'ın ağabeyi işadamı İbrahim Faruk Bayındır. Kayınpederinin uyuşturucu kaçakçılığıyla ilişkisi olduğuna dair iddiaları bir yana bırakalım, onu asıl ilginç yapan dünyasındaki hızlı yükselişi ve kirli bir siyasi operasyon olan MHP kasetleri olayının odağında yer alması...
İşte o sır dolu yükselişin ilk adımı...
Medya onu ilk kez Airex 2008 Havacılık Fuar'ında keşfetti. Adı sanı duyulmayan Bayındır, şirketi Bora Jet Exclusive Charter A.Ş. adına ultra uzun menzilli 58 milyon dolar değerinde bir adet Global Express XRS jeti siparişi verince herkesi şaşırtmıştı.
Gazeteciler haklı olarak Koç'un Sabancı'nın bile sahip olmadığı bu uçağı kimin almak istediğini merak etti. Biraz araştırınca işin bir parçası aydınlandı. Arkasında sır gibi sakladığı Amerikalı ortağı Yalçın Ayaslı vardı.
Ayaslı da ABD'de yaşayan, ODTÜ mezunu ve Turkish Culturel Found'un kurucusu bir Türk. Ayaslı, Obama'nın ilk seçiminde en yüksek bağışı yapması ve Cumhuriyetçi Parti'ye üye olmasıyla dikkat çeken bir isim.
Peki, Ayaslı, Faruk Bayındır'ı nasıl bulmuştu?
İşte FETÖ bağı tam da burada devreye giriyor. Söylenenlere göre bu bağı kuran kişi "Havacılık İmamı" olarak bilinen avukat Halil İbrahim Koca... Rıza Zarrab'ın da avukatlığını yapan Koca'nın THY eski yöneticileriyle yakın ilişkisi de dikkat çekici.
Şimdi gelelim Bayındır'ı siyasetin gündemine taşıyan olaya... Bayındır'ı ben de AK Parti Küçükçekmece Belediye Meclis üyesi olduğu dönemde tanıdım. O zamanlar hızlı yükselmek isteyen hırslı bir işadamı-siyasetçi profili çiziyordu. Siyasette istediklerine ulaşamayınca "Özel İş"ine döndü. İşi Atatürk Havaalanında iş adamlarına özel hizmet vermekti.
O özel hizmetin içinde "VİP dinleme"ler olduğu hep söyleniyordu. Acaba o şirketten hangi iş adamları uçak kiraladı ve VİP dinlemelerle özel yaşamları ele geçirildi?
Ama onun adı daha çok, 2011 seçimlerine giderken kamuoyunu sarsan MHP'li 12 siyasi aktörün özel kasetleriyle duyuldu. İlk kez duyuran da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'ydi.
"Buradan Başbakan Erdoğan'a sormak istiyorum. İbrahim Faruk Bayındır kimdir? Bu kişinin partimizi zan ve töhmet altında bırakan kirli internet siteleriyle ne tür bağlantısı vardır?"
Bayındır, kirli kaset operasyonuyla ilişkisini inkar etti ama bu onun AK Parti'den ihracını engelleyemedi. Çünkü güçlü şüphe vardı. Bu olaydan sonra bir süre Bayındır'ın sesi soluğu çıkmadı. Ta ki, İstanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın yürüttüğü FETÖ lideri Gülen'le ilgili kitap yazmak isterken öldürülen gazeteci Haydar Meriç soruşturmasına kadar...
Bayındır, 2003 yılında mahkeme kararıyla İbrahim Bayındır ismini, İbrahim Faruk Bayındır olarak değiştirmiş ve Faruk Bayındır olarak kullanmış. Neden acaba?
Nerden nereye...
Başından beri soru işaretleriyle dolu bir ilişkiler ağı... Ortada geçmişine, sır dolu iş ortaklığına, özel uçaklardaki "VİP Dinleme" iddialarına ve MHP kasetleriyle ilişkisine dair çok sayıda soru işareti var.
Şimdi bu sır dolu geçmişe bir de cinayet eklendi.
Sizce bu ilişkilerin altında FETÖ yok mu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA