Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ABD seçim sonuçları henüz kesinleşmese de tablo Biden'dan yana... Bundan sonra içerideki kavga daha da derinleşeceği gibi dışarıda da durum farklı olmayacak.
Biden'la birlikte dünyada, çok daha sert rüzgarlar esecek.

Bu köşe yazısını aşağıdaki linke tıklayarak sesli bir şekilde dinleyebilirsiniz

Bir yanda küreselcilerin kirli hesapları, diğer yanda derin ABD'nin biriken öfkesi ve siyasi irade sorunu yaşayacak olan Biden var. Dünyayı iyi günler beklemiyor.
Obama'nın "barış görünümlü" kaos siyaseti geri dönebilir. Bu durumdan en çok da biz etkileneceğiz. Çünkü bu, yeni bir vekalet savaşları dönemi demek. Ellerinde FETÖ, DEAŞ ve gibi kullanışlı aparatlar var.
Görünen o ki Trump'ın hayata geçiremediği "devletlerle ilişki" siyaseti tarih olacak. Bu da 'da, Asya'da ve özellikle Afrika'da işlerin daha da karışacağı anlamına geliyor.
Korona salgınıyla zaten sarsılan dünya böylece daha da kaotik bir hal alacak. Bu bir yanıyla küreselcilerin de işine yarıyor
Ama asıl gerilme, ABD-Rusya ve ABDTürkiye hattında yaşanacak. Belki de bu hatta yaşananlar yeni küresel dönemin belirleyici unsuru olacak.
Eğer ABD derin aklı, Rusya ve Türkiye'ye yönelik hamlelere ağırlık verirse, bu hiç beklenmedik sürpriz yeni ittifakların ortaya çıkmasına yol açabileceği gibi ABD'nin kendi çöküşünün de önünü açabilir. Bu yüzden ABD'nin işi de kolay değil. Ayrıca ABD, bırakın sosyal patlamayı dünya ekonomisini de altüst edecek büyük bir ekonomik buhranın eşiğinde.
Bu noktada Rusya ve Türkiye'ye yönelik hamleleri göze alır mı bilemem ama şu çok açık; ABD-Türkiye ilişkilerinde, Biden'ın Türkiye'ye yönelik siyasetini açık etmesi basit bir sızma değil ve derin krize işaret ediyor.
Bakın seçim öncesi Biden ne diyordu:
"Bence ona (Erdoğan'a) çok farklı bir yaklaşım uygulamalıyız. Başkan seçilirsem Erdoğan'ı darbeyle değil seçimle devireceğim, muhalefete destek vereceğim."
Aslında ABD başkanları bunu hep yaptı. Hem de her on yılda bir darbeyle. 1960'tan 15 Temmuz darbesine kadar bütün darbelerin altında ABD imzası var. Ekonomik tetikçileri ve lobi gücüyle yaptıklarını da saymıyorum.
Ama ilk kez Biden bunu açık etti. Şimdi başkan olduktan sonra, taç giyen akıllanır misali bu sözlerinden geri adım mı atar yoksa daha mı derinleştirir. Önümüzdeki soru bu.
Seçim dönemi arkasındaki güç odaklarına bakıldığında bu sorunun cevabı belli, geri adım atmayacak. Ancak karşısındaki Türkiye de artık eski Türkiye değil. Bölgesinde ve küresel düzlemde siyaset üreten, çevresiyle güçlü ilişkiler kuran ve mazlum dünyayla sıcak bağları olan bir ülke.

Biden'ı öve öve bitiremediler
Bu noktada ister istemez gözler Biden'ın destek vereceğini söylediği muhalefet partilerine çevrilecek. En başta da 'ye...
Acaba CHP ve dostları, Biden, Doğu Akdeniz'de, Suriye'de, Libya'da Türkiye'nin karşısına çıktığında hatta Halkbank davası ve S-400 meselesinde Türkiye'ye saldırdığında ne yapacak?
Önümüzdeki sürecin ikinci kritik sorusu da bu... Ancak ortada garip bir durum var; CHP ve dostları bu konularda Biden'dan farklı düşünmüyor. Bu yüzden seçim sürecinde başta CHP'nin yayın organı Halk TV olmak üzere besleme basında müthiş bir Biden övgüsü vardı. Ve hiçbiri Biden'ın başkan yardımcılığı dahil siyasi hayatında Türkiye düşmanlığının önemli bir yer tuttuğu gerçeğini görmedi.
Bu durumda CHP ve dostlarının Biden'a tepki göstermeleri mümkün mü?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA