Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MAHMUT ÖVÜR

Kılıçdaroğlu, Akşener’e sivil itaatsizlik mi önerdi?

Batılı 10 ülke büyükelçisinin, Türkiye'ye "muhtıra" gibi Sorosçu "Osman Kavala"ya sahip çıkan açıklamaları gündeme bomba gibi düştü.
Darbeci Sisi'yi kırmızı halıyla karşılayan Batılıların Türkiye'deki demokrasi ve hukuk eksikliğini dert etmeleri hiç de şaşırtıcı değildi... Kavala olmasa da başka bir gerekçe bulacaklardı. Çünkü içeride onların bu girişimine çanak tutacak, destek verecek hatırı sayılır sömürgeci aydın, siyasetçi, bürokrat var ve emre amadeler.
İşte onlar şimdi hiç sıkılmadan şöyle diyebiliyor:
"10 ülke büyükelçisinin Türkiye'yi uyarması yanlıştır ama Türkiye de yanlış yaparak buna fırsat verdi."
Hadi diyelim Türkiye hukuken yanlış yaptı.
Peki, dünyanın "en demokratik" 10 ülkesi nasıl olur da 10 büyükelçiyi bir araya getirip böyle bir yanlış yapar?
Aslında ortada yanlışlıkla yapılmış bir şey yok. Bilinçli bir çıkış var ve ABD Başkanı Biden'ın Türkiye'yi kuşatma, muhalefete destek verme operasyonunun bir parçası olarak devreye sokuldu. New York Times muhabiri de bunu açıkça yazdı. Ortak geri adım atmaları da ne yaptıklarının farkında olduğunu gösteriyor.

10 BÜYÜKELÇİNİN ASIL DERDİ
Bunların olacağı, ABD'nin Türkiye'yi içeriden ve dışarıdan sıkıştıracağı aylar önceden belliydi. Zaman zaman yazdım ve sordum: Acaba ABD Başkan Biden, seçim öncesi söylediği, "Erdoğan'ı düşürmek için Türkiye'de muhalefete destek vereceğim" sözünü nasıl hayata geçirecek?
Gelip seçim kampanyasına katılıp açık destek verecek değil ya... Ya içeride muhtıra veren emekli askerler, siyasetçiler ve aydınlar gibi uzantılarını harekete geçirecek ya da böyle emrindeki ülkelerin büyükelçilerini. Son dönemde bütün bunların harekete geçtiğini de içerideki siyasi gerilim ve kutuplaşmanın körüklenmesinden anlıyoruz.
Bunun için bırakın FETÖ ve Kandil baronlarının son dönemdeki söylemlerini, sadece CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun çıkışlarına bakmak yeterli.
Önce "Siyasi suikastlar olabilir" deyip ortalığı bulandırdı, sonra çok geçmeden iktidara karşı bürokratları direnişe çağırdı. Yetmedi ki şimdi hayat pahalılığı ve KHK'lar üzerinden sokağı harekete geçirecek planların hazırlığı içinde.
Kılıçdaroğlu, ABD'nin Türkiye'yi çevreleyerek oluşturduğu puslu havayı daha da derinleştirip ittifakı bir arada tutma ve buradan bir iktidar çıkarma hesabı yapıyor. Zaten FETÖ ve PKK gibi aparatları dünden buna razı.
Peki, yeni dostları Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu, Ali Babacan ve Ahmet Davutoğlu bu konuda ne diyor?
Siyaset kulislerinde bu sorunun cevabı için hafta başında gerçekleşen Kılıçdaroğlu-Akşener görüşmesine dikkat çekiliyor. "Güçlendirilmiş parlamenter sistem" gerekçesiyle yapıldığı söylenen görüşmenin arka plan gündemini Akşener açıkladı:
"Sayın Kılıçdaroğlu ve arkadaşlarıyla Türkiye'ye dair istişarelerde bulunduk."
İstişare edilen o konular arasında uzun zamandır Kılıçdaroğlu'nun çevresinde bulunan bazı siyasi aktörlerin ısrarla seslendirdikleri "sivil itaatsizlik" eylemleri olduğu da söyleniyor. Merak edilen şu: Kılıçdaroğlu bu konuyu Akşener'le paylaştıysa nasıl bir cevap aldı?
Gördüğünüz gibi dünya, küresel sistemde yaşanan altüst oluşları, ABD-Çin hesaplaşmasını, Yunanistan üzerinden ABD'nin Türkiye'yi çevrelemesini ve Batı Bloku içindeki yeni ittifakları tartışıp konuşurken, bizdeki muhalefetin tek derdi, Başkan Erdoğan'ı iktidardan düşürmek.
10 büyükelçiye sahip çıkan ve elini güçlendiren böyle bir muhalefeti Biden nasıl sevmez?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA