Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MAHMUT ÖVÜR

‘CHP’liler niçin susup saklanıyor?’

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Sadece CHP Sözcüsü Zeynel Emre'nin şu sözleri bile değerleri olan bir siyasetçiyi, ilkeleri olan bir partiyi "rezil" etmeye yeter: "Rakamlar da bugünkü Türkiye içinde küçük rakamlar."
CHP Sözcüsü Emre, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in VIP minibüsünün iç dizaynı için harcanan 170 bin eurodan söz ediyor. Dalga geçer gibi bugünkü kurla 10 milyon TL'ye "küçük" diyor.
Siz buna, büyük büyük ihale yolsuzluklarını, kutularda verilen rüşvetleri, şatafatlı lüks yaşamları ya da "havlulu rezillikleri" de ekleyebilirsiniz ama anlamı yok. Çünkü CHP'de etkili bir kesim ya hipnotize edilmiş durumda ya da bütün bu rezilliklerin parçası hâline getirilmiş ki sesleri çıkmıyor.
Oysa çok örnek verdikleri Batı demokrasilerinde bugün CHP'de ortaya saçılan rezilliklerin yüzde biri gerçekleşse yer yerinden oynar, o parti yönetimi topa tutulurdu. Ama CHP çevresinde tık yok, söyledikleri için ihraç edilen birkaç CHP'li dışında kimse bunca yolsuzluk, rezillik karşısında tek kelime etmiyor. Özellikle de CHP'nin "duayen" denilen isimleri suskun.
Alın tecrübesiyle her CHP toplantısının baş konuğu olan Hikmet Çetin'i, Murat Karayalçın'ı ya da CHP'yi bu noktaya sürükleyen İmamoğlu için ilk günlerde övgüler düzen Erol Çevikçe'yi, bir dönemin dış politika uzmanı Onur Öymen'i, hiçbiri "CHP bu hâle nasıl düşürüldü?" diye sormuyor, soramıyor.

'PARTİYİ ÇAKALLARA BIRAKTIK'
Bu duyarsızlık öyle bir noktaya vardı ki sonunda Mehmet Sevigen isyan etti ve gözyaşları içinde, "Özür diliyorum, biz bu partiyi çakallara bıraktık" diyerek eski arkadaşlarına seslendi:
"Ali Özcan, Eşref Erdem, Kemal Bey, Adnan Keskin, Mahmut Yıldız... Neredesiniz arkadaşlar? Yeter artık! Günah, bu parti devlet kuran bir parti, Kuvayı Milliye'den geliyoruz. Uzatın elinizi ayağa kalkarız, silkelenirsek bunlar düşer."
Bu konu bugünlerde medyanın da gündemindeydi ve aynı soruyu gazeteci Mehmet Çek de seslendirdi:
"Bu noktada soru şu: Partinin asıl sahipleri nerede? CHP'liler nerede? Niçin susup saklanıyorlar? Hâlâ İBB'yi de CHP'yi de içeriden bu ülkenin gelmiş geçmiş en kirli adamı yönetiyor. Çünkü bunun kırılması yönünde bir çıkış yok. Niçin çıkıp 'Usulsüz, şaibeli kurultaylarla partimizi çaldınız ve her türlü pisliğe bulaştırdınız!' diye hesap sormuyorsunuz? İl'in belediye başkanı boğazına kadar pisliğe batmış fakat il'in milletvekili bile konuşmuyor?"
CHP sadece belediyelerdeki yolsuzluklar ve rezilliklerle sarsılmıyor, daha vahim olan bu yolsuzluklarla siyasetin kirletilmesi ve dizayn edilmesi. CHP'nin İstanbul İl Kongresi ve partinin 38'inci kurultayı bu nedenle mahkemelik.

GODO'YU BEKLEYEN BUTLANCILAR
Gazeteci Çek, bu konuda da konuşmayan CHP'lilere sesleniyor:
"Meclis'te kürsü var, medya, sosyal medya var, çıkıp konuşsanıza? Belediye başkanları, milletvekilleri, il ve ilçe başkanları çıkıp 'Bizim partimiz bu değil, biz her gün ahlaki ve akçeli skandallarla anılmak istemiyoruz' desenize? Gözünüzü dikmişsiniz mahkemeden çıkacak karara. Armut pişsin ağzınıza düşsün oh ne âlâ? Pekâlâ parti bu durumdayken sesini çıkarmamışsanız yarın geldiğinizde ne konuşacaksınız? Ne diyeceksiniz? 'Godot'yu bekler gibi' butlanı mı bekliyorsunuz?"
Yüzyıllık partinin düşürüldüğü hâle bakın. Bir tarafta yolsuzluk "haklarıymış" gibi siyaset yapanlar, öteki tarafta siyaset üretmeden hazıra konmak isteyenler...
Artık "Operasyon yapılıyor" diye dışınızdakileri suçlamayı bırakın, asıl sorun içinizde, sorun sizde...

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA