Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MAHMUT ÖVÜR

Yeni Parti gemisinin kaptanı kim olacak?

Terörsüz Türkiye projesinin siyaseti yeniden şekillendiren etkisini saymazsak bu yazın en flaş siyasi gelişmesi hiç kuşkusuz CHP'nin ikiye bölünmesiydi. CHP'yi kurultaya "şaibe" karıştırarak ele geçiren Özgür Özel ve Ekrem İmamoğlu ekibi, mutlak butlan kararıyla parti ellerinden gidince kendi partilerini kurup yeni bir yolculuğa çıktılar.
Arkalarında müthiş bir rüzgâr vardı. CHP'den toplu istifalar, mitingler, kampanyalar birbirini izledi.
Bu kez de "Her şey çok güzel olacak"tı ama yine olmadı. Bir şeyler öyle hızlı ters gitmeye başladı ki, daha parti kurulmadan içerideki güç savaşı önce medyaya, sonra da sokağa yansıdı. Ortada güçlü bir siyaset olmayınca, defolar çabucak ortaya çıkmaya, zaaflar görünmeye başladı.
Özgür Özel'in İmamoğlu'nu yok sayan çıkışları, Yeni Parti'ye göz kırpan Mansur Yavaş'ı öne çıkartan açıklamaları, Kemal Kılıçdaroğlu'nun elini sıkması, Aday Ofisi'nin kapatılması, Koza TV'deki ayrılıklar YP içerisinde homurdanmalara ve eleştirilere yol açtı.
Bunu ilk seslendirenler de yapı içindeki "Ekremciler" oldu.
O isimlerin başında da Doç. Dr. Berk Esen geliyordu. AK Parti'ye yönelik sert eleştirileriyle bilenin ve Halk TV'nin gedikli yorumcusu siyaset bilimci Esen, önceki gün Sabah'ta da yer alan eleştirisinde, "partinin bu derece etkisiz ve neredeyse tepkisiz kalmasını" ele alıyor ve şöyle diyordu:
"Özgür Özel'in AKP-MHP arasındaki çatlak tezine bel bağlayarak muhalefet yürütme stratejisi, mutlak butlan kararıyla birlikte büyük darbe aldı. Nitekim o günden beri ana muhalefet ciddi bir ivme kaybetti ve Özel yönetimi hata üstüne hata yaptı."
Peki neymiş o hatalar? Esen, Özel'in yaptığı o hataları da tek tek sıraladı:
"Kılıçdaroğlu'na karşı yeterli tepkinin gösterilememesi, Yargıtay'dan çıkacak karara bel bağlanması, ardından çerçeve yasa konusundaki kafa karışıklığı ve arka arkaya kaybedilen belediyeler, iktidarın çoğunluk desteğini kaybettiği bir ortamda muhalefet cephesini ciddi biçimde zayıflattı."
Doç. Dr. Esen bununla da yetinmedi, Özel'i "Gelen eleştirileri çoğu zaman bozgunculuk olarak yaftalayarak asıl problemi öteliyor" diye suçladı.
Bu eleştiriler çok açık biçimde Yeni Parti içinde derin bir "çatlak" olduğunu ya da şöyle diyelim, İmamoğlu-Özel arasında, "Partinin asıl sahibi kim?" savaşı başlattığını gösteriyor.
Bu savaşa aynı zaman diliminde gazeteci Şaban Sevinç de katıldı. Sevinç, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz'ı (Yavaş'a yakın) genel kurul için çok para harcamakla suçlayınca küçük çaplı bir kıyamet koptu.
Yılmaz'ın cevabı da gecikmedi:
"Şaban videomu gençler hazırladı. AKK'de bulunan gönüllülerin her birinin kapasitesi, senin ağababalarının hayal edemeyeceği kadar yüksektir. Bu konuyu veliniz M. Ali Bey'le konuşacağım. Uygun bir zamanda İPA'nın ve İBB'nin size ilgisi ile AKK bütçelerini mukayese ederiz."
Böylece tartışmaya Mansur Yavaş da girmiş oldu. Bu da "Ekremci"lerin, Özel ve Yavaş'a aynı anda cephe açtığını gösteriyor.
Bu yüzden gazeteci Bülent Gürsoy kavgayı şu çarpıcı başlıkla duyurdu:
"Operasyon merkezi ifşa oluyor."
Kastettiği "operasyon merkezi" de İmamoğlu'nun kurduğu ve başında da Mehmet Ali Çalışkan'ın olduğu İstanbul Planlama Ajansı (İPA)...
Tablo çok net: Yeni Parti içinde çok yönlü bir güç ve iktidar savaşı var. Daha dün aynı gemiye bindiler, ancak daha gemi hareket etmeden bırakın "güvenli bir limana" gitmeyi hem su almaya hem de kaptanlar savaşıyla sarsılmaya başladı.
Arkasından batış mı gelir yoksa gemi kalktığı limana geri mi döner onu da yakında görürüz.

Google Haberler'de tüm gelişmeleri tek kaynakta görmek için Sabah'ı takip edin.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA