Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SOLİ ÖZEL

Siyasi basiretsizlik

Kıbrıs'ta Annan Planı'nın referanduma sunulmasına iki haftadan az zaman kaldı. KKTC'deki oylamada hayır oyu verilmesini savunanların, kendileri gibi düşünmeyenlere hakaret etmek, yalan söylemek, verileri çarpıtarak kafa karıştırmak dışında pek söyleyecekleri şey de yok gibi. Papadopulos'un dramatik bir göz yaşı sahnesiyle bitirdiği konuşmasını bile senaryo diye algılamak da zaten bu çaresizliğin bir belirtisi.
Yazı yazılırken gelen bir haber geçen haftalarda mangalda kül bırakmayan Akel partisinin merkez komitesinin de hayır yanlısı bir karar aldığı yönünde.
Ayrıca referandumun iki ay ertelenmesini de istemişler. Bu durumda Rum tarafı açısından bu planın hazmedilmesi güç bir plan olduğu daha da iyi anlaşılıyor. Ancak Türk tarafı evet dediği taktirde ödemek zorunda kalacakları bedeli de düşünen Klerides ve Vasilliu gibi Rumlar ve Simitis gibi Yunanlı politikacılar var.
Referendum ertelenmemeli
Makul olan Rum tarafında son tahlilde Plan'ı çok sevdiklerinden değil ama reddetmenin maliyetine katlanmak istemediklerinden dolayı olumlu oy vereceklerin sayısı önümüzdeki günlerde artmasıydı. Bu belli ki gerçekleşmeyecek. Ancak referandum kesinlikle ertelenmemelidir. O taktirde Rumlar tek başlarına AB'ye girerler ve Kıbrıs Türkleri'ni dışarıda bırakmış olurlar.
Bu durumda referandumda evet çıkması Türkiye'nin ve Kıbrıslı Türkler'in daha da yararına olabilir. Böyle bir sonuç politik gerçekleri değiştireceğinden Rum tarafı asla Annan Planı gibi bir planı da göremeyeceği bir durumda kalır. Müstahaktır. Türk tarafına yönelik ambargolar ve sair dışlamalar ve haksızlıklar da bu şekilde kalkma yoluna girer.
Kıbrıs hayati bir konu olmakla birlikte şu sıralarda Irak'ta olup bitenleri de yakından takip etmek gerekiyor. Üstelik olası gelişmeler karşısında ne tür pozisyonlar alınabileceğinin de tartışılması önemli.
Ne yaptığını ne kadar bildiği konusunda giderek herkesin kuşku duyduğu Paul Bremer nihayet ABD'yi bir yıldır kaçındığı konuma getirdi. İşgal ordusu, Irak'ın Sünni ve Şii kentlerinde dire- nişçilere ve sivil halka karşı savaşıyor. Üstelik Şiiler'i ve Sünniler'i direnişte birleştirmek gibi zor bir işi de başardı.
Çıkmaz ya da dönüm noktası
Bu yaşananların gösterdiği ABD'nin siyasi bir plana sahip olmadan başlattığı bu savaşta ya bir çıkmaza ya da bir dönüm noktasına geldiği. Felluce'yi kontrol edemediği taktirde işgal yönetiminin otoritesini muhafaza etmesi söz konusu olamaz. Ancak Irak'ın tüm şehirlerinde sivil halkı da karşısına alarak savaşmayı sürdürerek istikrar sağlayabilmesi de kolay değil.
Washington Post gazetesinin kaynakları kuvvetli ve bölgeyi iyi tanıyan yazarı David Ignatius, Suriye'nin ABD'ye işbirliği sözü verdiğini yazmış. Buna karşılık Bush yönetimi de Suriye'ye karşı uygulanacak yaptırımları erteledi. Benzer şekilde İran ile de zımni bir işbirliği içinde olunduğu biliniyor.
Bundan sonra işlerin nasıl gideceği, 30 Haziran'dan sonraki yönetim devri ve seçim takviminin işleyip işlemeyeceği işgal yönetiminin Ayetullah Sistani ve diger Sünni seçkinlerle yeni bir mutabakat bulmasına bağlı.
Bugüne kadarki Amerikan politikaları bu türden bir siyasi basiret beklemeyi pek mümkün kılmıyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.