Türkiye'nin en iyi haber sitesi

ÖZLEM DOĞANER

Beklediğiniz bahar ufukta görünmüyor

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Küresel ekonomi bir kez daha jeopolitik kırılmanın merkezinde. ABD ile İran arasında İslamabad'da yürütülen 21 saatlik müzakerelerden sonuç çıkmaması, yalnızca diplomatik bir başarısızlık değil; aynı zamanda küresel ekonomik dengeleri yeniden şekillendirecek bir gelişme. Anlaşma yok, güven yok... Ve tam da bu nedenle IMF ve Dünya Bankası'nın Washington'da başlayacak Bahar Toplantıları bu yıl teknik başlıklardan çok kriz yönetiminin konuşulacağı bir platforma dönüşüyor.
13-18 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek toplantılar, aslında küresel ekonominin nabzını tutan en önemli zirvelerden biri. Ancak bu yıl masadaki gündem klasik büyüme, enflasyon ya da borç sürdürülebilirliği başlıklarının çok ötesine geçmiş durumda. Çünkü artık belirleyici olan şey veri değil, risk. Ve o riskin adı da açık: Orta Doğu.
IMF Başkanı Kristalina Georgieva'nın "Hazırlıklı olun" mesajı, aslında yeni dönemin özetini veriyor. Ocak ayında yüzde 3.3 olarak açıklanan 2026 küresel büyüme tahmininin aşağı çekileceği artık neredeyse kesin. ABD için yüzde 2.1, Euro Bölgesi için yüzde 1.4 olan beklentiler de revizyon baskısı altında. Çünkü savaş yalnızca enerji fiyatlarını değil, beklentileri de bozuyor.
En kritik kırılma noktası ise petrol. Hürmüz Boğazı üzerindeki belirsizlik, enerji piyasasında fiyatlamayı tamamen değiştirmiş durumda. Uluslararası kurumların Brent petrol tahminlerine baktığımızda tablo çarpıcı: 65 dolardan 125 dolara kadar uzanan geniş bir bant var. Bu kadar geniş bir aralık, aslında tek bir şeyi anlatır: Öngörülebilirlik kayboldu.
Ve bu kayıp, enflasyonun yeniden ana risk haline gelmesi demek. Geçen yıl küresel ekonomiyi tarifeler sarsmıştı, bu yıl ise belirleyici faktör petrol olacak. Enerji fiyatlarının yüksek kalması, merkez bankalarının faiz indirim alanını daraltırken büyümeyi de baskılayacak. Yani dünya yeniden o tanıdık ikilemle karşı karşıya: düşük büyüme, yüksek enflasyon.
Washington'daki toplantıların perde arkasında asıl konuşulacak başlık da bu olacak: Küresel ekonomi bu şoku ne kadar absorbe edebilir?
ING emtia stratejisti Ewa Manthey'in dikkat çektiği gibi, mevcut ateşkes en kötü senaryoyu şimdilik engelliyor. Ancak kalıcı bir normalleşme için Hürmüz'de kesintisiz enerji akışının sağlanması şart. Allianz Başekonomisti Ludovic Subran ise daha net: Önümüzdeki birkaç çeyrek, ekonomilerin dayanıklılığını test edecek.
Bu tabloyu daha da karmaşık hale getiren unsur ise siyasi mesajlar. ABD Başkanı Donald Trump'ın "dev petrol tankerleri ABD'ye geliyor" açıklaması, aslında yeni bir enerji rekabetinin işareti. ABD, enerji arzını artırarak fiyatları kontrol altına almak isterken İran tarafı Hürmüz Boğazı üzerinden stratejik baskı kurmaya çalışıyor.
İslamabad görüşmelerinden çıkan sonuçsuzluk da bu güç mücadelesinin bir yansıması. Ancak asıl mesele şu: Bu süreçte kaybolan yalnızca anlaşma değil, güven. Ve küresel ekonomi için en pahalı şey belirsizlik değil, güvensizliktir.
IMF ve Dünya Bankası Bahar Toplantıları tam da bu nedenle kritik. Çünkü bu toplantılar artık sadece ekonomik koordinasyon platformu değil; aynı zamanda küresel risklerin nasıl yönetileceğinin tartışıldığı bir kriz masası.
Sözün özü, anlaşma olmadı, dünya gergin. Petrol fiyatları yeni denge arıyor. Ve küresel ekonomi, bir kez daha siyaset tarafından yeniden yazılıyor.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.