Biraz gururlu ol be kızım! Biraz aynaya bak da gerçeklerle yüzleş!
Bi gıdım silkelen de kendine gel Nazlı kızım!
72 yaşındaki Halis Toprak'la ailesinin itelemesiyle evlenen Nazlıcan'a acıdık acıdık da ne oldu? Artık acıyamaz olduk, empati falan da kalmadı, bitti, tükendi.
Bu kadar da gurursuz olunmaz ki!
Şimdi sen gittin deden yaşındaki adamla evlendin. Önce "Aşk" dedin, saygı duyduk! "Olur mu olur, aşk bu, gönül bu" dedik.
Sonra ailenin istediğini, senin huzuru seçtiğini, Halis Ağa'nın iyi hal puanından gelin gittiğini falan bildirdin. "Eh beşer şaşar" çektik.
Daha sonra Ağa pişmanları oynadı, eski eşine ilan-ı aşk etti, ondan özürler diledi, "Ben ettim ailem bana etmesin, bir hata yaptım" dedi...
Sen de isyan bayrağını çektin; "Halis Ağa bana kötü davranıyor, yüzüme bakmıyor, mağdurum, üzgünüm, ne yapsam yaranamıyorum, ailemin zoruyla kabul ettim" gibisine demeçler verdin.
Üzüldük, Halis Toprak'a saldırdık, tez vakitte iyi olmanı, gençliğini yaşamanı diledik. Daha çocuk bir kızı para için nasıl kocaman adamla başgöz ederler tonundan ailene daldık...
Şimdi?
Şimdisi şu; bu saatten sonra başına gelen her şey senin suçundur Eey Nazlıcan! Hiç ortalığa çıkıp merhamet bekleme.
Hiç kalkıp mağdur imajı çizilmiş demeçler verme. Bu hayatta ne ekersen onu biçersin Nazlıcan. Artık sana inanmıyoruz da üstelik.
Neymiş; Nazlıcan, Halis Ağa'ya dava açmışmış. Ağa, Nazlıcan'ın canı kredi kartlarını iptal ettirmiş, köşk çalışanlarına "Ona ekmek bile almayın" buyurmuş, evdeki çalışanıyla aşk yaşıyormuş, takmış kadını koluna Cannes'a tatile gitmiş...
Nazlıcan ölüm tehditleri altında yaşam savaşı veriyormuş, hakarete uğruyormuş muş da muş...
Eee? Nazlıcan'ın bütün bu iddiaları doğru olsa kaç yazar! Ortada apaçık bir gurursuzluk yok mu a dostlar?
Seni çalışanlarının bile istemediği bir evde, sana ekmek verilmeyen bir evde hâlâ ne işin var?
Bas git! Durma o sarı odalarda! Bu kadar onursuz, gurursuz olma!
Gencecik kızsın, sana ekmek vermeyen adamın hâlâ nesini kovalıyorsun? Bu açıklamaları niçin yapıyorsun? Bu davranışlarınla kendine nasıl bir hayat hazırlıyorsun?
Baştan aşağı reklam ve para kokan hareketler bunlar.
Hiç sevmedim, hiç beğenmedim... Düşünüyorum da kadının asaleti nerede kaldı? Bu eziyete Nazlıcan niye hâlâ o evde kaldı?...
Düşünüyorum da düşündükçe bulduğum cevaplardan hiç hoşlanmıyorum. Yazık!