Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Yanlış anlaşılsın istemem. Kafayı milletin kilosuna, göbeğine, kalçasına takmış biri değilim.
Herkesin kendi bedeni kendi kararı.
Nasıl mutluysak öyle olalım.
Karşısındakini tartı gözüyle görenden de hiç hazzetmem.
Üstelik iştahı yüksek, aşkla yemek yiyen, şahane yemekler pişiren, sofrada muhabbeti eksik olmayan balıketli kadınlara da bayılırım.
Bkz büyük aşkım: Nigella Lawson.
Ve fakat Deniz Seki'nin 18 kilo vermiş fotoğraflarını görünce kendi verdiğim sekiz kilodan daha çok sevindim. "Helal olsun" çektim. "Kadının azmi işte budur!" dedim.
Çünkü maalesef biz kadınlar görünüşümüze göre değerlendiriliyoruz.
Üç kilo fazlamızdan yakıyorlar canımızı.
Beğenmiyorlar. İncitiyorlar. Kalbimizi kırıyorlar. Biz kimiz, neler yaşamaktayız, nasıl mutluyuz ilgilenmiyorlar.
Kim onlar? Aslında adları cümle içinde bile geçmemesi gereken insanlar, çoğunlukla da hayatımıza giren erkekler. "Madem beğenmiyordun benimle ne işin var birader?" sorusunu sormak isterdim her birine. İnsanın o anda aklına gelmiyor, kafaya sonradan saksı düşüyor işte.
Neyse...
Deniz iki buçuk ayda tam 18 kilo vermiş.
Bu nedir biliyor musunuz? Bir kere kararlılıktır. Sabırdır. Bedeninle müthiş bir mücadeledir. Sadece bedenin mi?
Seni yedirmeye çalışan, başaramayacağına inananlara karşı gösterilen direniştir.
Verdiğin her kiloda daha çok inanırsın kendine. Bedeninle girdiğin savaş, savaşların en yakını ve en sertidir.
Bazen sinirlerin bozulur. Bütün bu kiloların sebebi esasen duygusal açlığındır (eğer sağlıkla ilgili ciddi bir sorunun yoksa tabii).
Yedikçe mutlu olduğunu zannedersin.
Sevildiğini, saçının okşandığını, teselli bulduğunu... Ya da ne yaptığını bilmeden açarsın dolabı bulduğunu arka arkaya tıkınırsın.
Sonra gelsin pişmanlıklar.
Çünkü vücuduna zararlı ne tüketirsen geri dönüşü vicdan azabıdır. Sağlığına zarardır.
Deniz Seki'nin verdiği 18 kilo sadece bir kadının üç beş beden küçülmesi değildir. Deniz'in ayaklarının üstüne kalktığının, iyileştiğinin, yaralarını sarmaya başladığının en önemli işaretidir.
Besbelli artık kendini daha çok sevmek istiyor Deniz.
Her zaman söylüyorum, yine söyleyeceğim; kadını güzel yapan kaç beden giydiği değildir. Halidir, tavrıdır, gülüşüdür, özgüvenidir, tatlı dilidir, şefkatidir.
Biz o üç kiloyu da, on üç, yirmi üç kiloyu da veririz. Biz istersek sadece kilo vermek değil her şeyi başarabiliriz.
Bizi üzen, ezmek isteyen, yargılayan, kalıplara koyanlar ne yapacaklar peki?
Onların vicdansızlığına, kötülüklerinin ağırlığına, dikenlerine, gerçeği görememelerine çare bir diyet ya da spor yok ki düzelsinler iki ayda.
Biz her halimizle güzeliz ve bunu görebilen insanlarla hayatımızı geçirmeliyiz.
Tebrikler Deniz. Kendi gücünü tekrar ele geçirdiğin için tebrikler.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN