Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NUR ÇİNTAY

Eksik olma patlıcan

Hünkârbeğendiden imambayıldıya zaten vazgeçilmezimiz ama bu ara daha da mı çok ihtiyacımız var? Yazarın “Demokrat rayiha” dediği kızartmasıyla gariban sofrasında, rekorlarla saray mutfağında... Eksik olma patlıcan!

Karpuz, kavun... Kayısı, şeftali...
Vişne, kiraz... İncir, üzüm... Mevsim meyvelerinden kimleri bilirsiniz? Patlıcan?
Ne demek patlıcan? Bildiğimiz; karnıyarığın, imambayıldının, hünkârbeğendinin patlıcan mı? Onun neresi meyve?
Tamamı!
Patlıcan sebzeden ziyade meyve, dahası 'berry' kabul ediliyor. Türkçede tam karşılığı yok bu kelimenin; etli ve zarlı, küçük, yumuşak, kabuksuz meyve diyelim... Dutla, böğürtlenle kardeş yani patlıcan... Frenk üzümü, altın çilek, kocayemiş, hepsi akraba... Hatta domates ve avokado da aileden...
Botanikçi Leonhart Fuchs, 16. yüzyılın ortalarında verdiği eserinde 'Malis insana' yani 'deli elması' diye bahsediyor patlıcandan. 'Mad apple' diyen İngilizler de sağlığa uygun olmadığı, zehirli ve tehlikeli olduğu için reddedip yemiyorlar.
Bir patlıcan sevdalısı olarak bunu söylemek içimden gelmese de, yüzde yüz haksız sayılmazlar: Bildiğimiz tüm sebze-meyvelerin tersine, pek faydası olmamakla beraber tütünden sonra en fazla nikotin içeren bitki bu dostumuz!
Hastası, müptelası olmamızın bir sebebi de bu belki de!

İMAM NEDEN BAYILDI?
Farsça 'badingan', Arapça 'badıncan'dan geliyor patlıcan. İngilizcesi iki tane: İngilizler (Almanlar, Fransızlar) 'aubergine' diyor, Amerikalılar ise garip biçimde 'eggplant' yani 'yumurta bitkisi' adını takmış. Çok da garip değil belki; özellikle 18. yüzyılda yetişen küçük beyaz veya krem rengi patlıcanları yumurtadan ayırt etmek zor.
Hani neredeyse yumurta kadar da yaygın Türk mutfağında; birbirinden lezzetli türlü çeşidi yapılıyor: Karnıyarık, imambayıldı, hünkârbeğendi... Oturtma, kızartma, söğürme, musakka, şakşuka...
Patlıcan salatası ve patlıcanlı kebap elbette...
Dolma... Alinazik, babagannuş...
Turşu, reçel...
İmam neden bayıldı? Adına dair rivayet bolluğuyla da bilinen bir zeytinyağlı, imambayıldı... Sabri Koz'un Yemek Kitabı'ndan, rahmetli Râgıp Akyavaş'tan öğrenelim birini: "Patlıcanın terkibinde bulunan çinko ile sarımsağın terkibinde bulunan iyot bi'l-kimya birleşince min-tarafillâh kadına güzellik, erkeğe de baba olmak hassası verirmiş! İşte imam efendi karısının güzelleştiğini görüverince tansiyonu yükselip bayılmış..."

SICAK VE DEMOKRAT RAYİHA!
Patlıcanı yaz yemeklerinin 'şahı' ilan eden Refik Halid Karay, "Ev inşaatında çimento ne rol oynarsa, bizim yaz soframızda o derece mühim, esaslı bir vazife görür" der bu arkadaş için Makyajlı Kadın'da ve koyar tavrını: "Patlıcansız bir yaz mutfağının çekiver kapısını..." Çocukluğumuza gidersek, gayet de haklıdır: "Memleketimizde yaz biraz da patlıcan kızartması kokusudur; öğle üzeri veya akşama yakın, mahalle arasından geçerken genzimize dokunup bütün iştah damarlarımızı harekete getiren, midemizde dolmak bilmeyen bir girdap açıldığı zehabını veren o sıcak ve demokrat rayiha!"

40 BİN PATLICAN SOYMAK
Hakikaten sınırları kaldıran, sınıfları yıkan bir malzeme. Enginar gibi elit, elitist değil misal. Üstüne domatesli, sarımsaklı sosla gariban sofrasında ama sütle karıştığında da hünkâra beğendiriyor kendini... Osmanlı'da saray mutfağında da itibar gören, iltifat toplayan bir eleman...
Nisan 1573 ile Mayıs 1574 arasında saraya alınan sebzeler arasında 27 bin 190 'adet' patlıcan da olduğunu Vecdi Seviğ'in kitabından okuyoruz (Damak Tadının İzinde Tarih ve Sanat Yolculuğu).
1502 yılında kanunname hükümlerine konu oluşunu da: "Badican: Üç güne kadar on tanesi bir akçaya, haftasında 24 tanesi, ikincide kırkı, üçüncüde altmışı, dördüncü haftada sekseni bir akça olacak." (Orijinal metin Topkapı Müzesi'nin Revan Kütüphanesi'ndeymiş.) 1720'deki sünnet şenliği ziyafetindeyse, saray defterlerindeki kayda göre, yamaklar 39 bin 437 patlıcan soymak zorunda kalıyor!
Her dönem zor, her meslek zor, herkesin işi zor valla... Allah hepimize kolaylık versin. Patlıcan gibi demokrat, eşitlikçi lezzetlerle de ağız tadı versin.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA