Türkiye'nin en iyi haber sitesi

"Çin Bilimler Akademisi Vuhan Viroloji Enstitüsü'nden bir virolog olan Shi, bu suşlar arasında Koronavirüsü'nün salgın suşuna benzer bir formunu teşhis etmeyi başardı. Bu yeni suş, SARS'ın insan versiyonuna, daha önce tanımlanan yarasa virüslerinden çok daha fazla benziyordu." Yukarıdaki cümleler, Koronavirüs salgınının ilk hızlı yayılma trendini gösterdiği 2 Şubat 2020'de bu köşede yayınlanan 'Yeni nesil virüslerin evrimi' başlıklı yazı için yararlandığım 20 Eylül 2018 tarihli bir makaleden alıntı.
1 Aralık 2019'da Çin'in Hubei bölgesinin başkenti Vuhan'da görülen salgınla ilgili uyarı, virüsün yayılmasından bir yıl iki ay önce yine Vuhan'dan bir bilim adamı tarafından yapılmış aslında. Yeni bir 'suş' geliyor demiş. 'Suş'u mikrobiyolojide bir virüsün alt türlerinin, aralarında genetik farklılıklar bulunan grupları olarak nitelendirmek mümkün. Yani virüslerin mutasyona uğramış, yaşamaya devam etmek için evrimleşmiş halleri...
Koronavirüsün acayip bir mutasyon yeteneği var. Bir başka deyişle genetik olarak kendini dönüştürüp var olmayı sürdürme konusunda doğal bir yetenek kazanmış. Hani her canlının yaşama hakkı var denilir ya virüslerin de, insanların aldığı tedbirlere karşı türünü devam ettirmek için doğal seçilimle ayakta kalmaya çalışmasında en azından bilimsel açıdan şaşılacak bir şey yok. Korona bir laboratuvar üretimi veya biyolojik silah söylentilerine sarılmadan önce bu gerçeği göz önüne almakta yarar var. Virüs ilk ortaya çıktığı zaman Vuhan'da vakaların görüldüğü kişilerin vücudunun bilinen türlere karşı kullanılan aşılara cevap vermemesi üzerine hastalığa Vuhan Zatürresi ya da Koronavirüs Hastalığı adı konuldu.

AŞI BİR YILI 'AŞABİLİR'
Henüz adı bile yeni konulmuş hastalığın tedavisini ve aşısını bulmak da öyle sanıldığı kadar kolay değil. Pandemi İzleme Bilim Kurulu Üyeliği de yapmış Profesörü Mehmet Ceyhan (alanının en yetkin isimlerinden biri) aşının bulunmasının bir yılı aşabileceğini söylüyor. Bu noktada SARS'ın aşısının iki yılda bulunduğunu, aynı familyadan MERS'in aşısının ise hiç bulunamadığını hatırlatalım.
Korona'da bilinen vaka sayısı her geçen gün hızlı biçimde artıyor. Geçen hafta itibarıyla vaka sayısı yaklaşık 150 bin, ölü sayısı ise yaklaşık 4 bindi. Bu hızlı yayılmadan ötürü geçtiğimiz çarşamba Dünya Sağlık Örgütü pandemi, yani küresel salgın ilan etti.
Virüs, siyasetçiler ve celebrity'lerin de aralarında bulunduğu tanınmış insanlara bulaşınca küresel panik arttı. Ünlü oyuncu ve eşine de virüs bulaştı. 'Tanınmış kişi' vakaları arasında en trajikomik olanı ise İngiltere Sağlık Bakan Yardımcısı'nın koronavirüs testinin de pozitif çıkmasıydı.
Ülkemizde 13 Mart tarihi itibarıyla iki koronavirüs vakası var. İkisi de kontrol altında. , virüsün Çin'de görüldüğü günden bu yana süreci çok iyi yönetti. ; bu nedenle koronavirüsten hem tıbbi açıdan, hem de algı yönetimi açısından en az etkilenen ülkelerden biri.
Korona yalnızca virüsün bulaştığı insanlardan yüzde 2'lik dilimini (yüksek bir oran değil ama yine de panik yarattı) öldürmekle kalmıyor, ekonomi piyasalarını altüst ediyor. Bu yüzden gelecekte tarihçiler, Koronavirüs vakasını yazarken, bir mikroorganizmanın dünyayı dize getirmesi kabilinden bir cümleyi kuvvetle muhtemel kuracak.
Umarız ona karşı koyacak bir 'mikro Süperman' bulunur da aşı ile bu illetten ve yarattığı panikten kurtuluruz. Aksi takdirde başta olmak üzere Batı dünyasının, Mesih'i bekler gibi virüsün evrimleşip kendiliğinden yok olmasını beklemek için dua etmekten başka seçeneği yok.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA