Türkiye'nin en iyi haber sitesi
RASİM OZAN KÜTAHYALI

Fazıl Say, İslam ve Müslümanlar

Bu toprakların dindar insanları! Bu bayram gününde bir kardeşiniz olarak sizden ricam Fazıl Say'ı affetmenizdir. Fazıl edepsizlik yaptı, doğru, ama bu dava da anlamsızdır, yanlıştır, iptal edilmelidir...İncitici laflarına rağmen müziğiyle bu toprakların İslam'dan beslenen müzikal kültürüne,kimliğine en bağlı müzik adamlarından biridir Fazıl...Bu ülkeye kattığı ve katacağı güzel şeyler var...Şu sıralar bir travma geçiriyor. Çünkü Fazıl gibi kuşaklar resmi tarih yalanlarıyla ve İslamofobik faşizan takıntılarla büyütüldüler. Dindar Müslümanların çoğunlukta olduğu bir ülkede yaşadıklarını yeni yeni anlıyorlarlar. Bir Müslüman'a yakışan tavır bağışlamak ve affetmektir. Fazıl'a da en büyük ders bu olacaktır.

Türkiye'de Fazıl Say ile ilgili algılar berbat yerlere gitmeye başladı...Bunun sebebi en başta kendisi...Öte yandan söylediğim "algı bozukluğu" sadece Say'ı sevmeyenler açısından değil,sevenler açısından da var.Dünyanın yaşayan en önemli piyano virtüözlerinden birini, sevenleri de önce "Nazım Oratoryosu" yada "Metin Altıok Ağıtı" ile anar oldu. Bu anış Fazıl'ın müzikal başarısıyla değil yine ideolojik kimliğiyle ilgili. Konuştuğum birçok "Fazıl hayranı" da onun müzikal evrenine dair,insanın ruhuna işleyen çalışmalarına dair neredeyse hiçbirşey bilmiyor ama Fazıl'ı seviyorlar!!! Malum yanlış davada Fazıl'a destek verenlerin büyük çoğunluğu Fazıl'ın müziğini anlamaz,bilmez...Yani Fazıl çoğu DOB sanatçısı gibi yeteneksiz ve çapsız bir sanatçı olsaydı da yine böyle ulusalcı,Kemalist,elitist laflar etseydi yine çok seveceklerdi.Ortada "Müzik bahane,internet açıklamaları şahane" gibi Fazıl'ın çok sevdiği tabirle yavşakça bir durum var...
Geçen haziran ayında Cüneyt Özdemir'in 5N1K'sında Itri konseri bağlamında Fazıl ile ilgili konuşmuştum. Hem bu konuşmamı internetten bulup izlemenizi hem de Taraf'ta çıkan "Fazıl Say'la Kemalizmi sorgulamak" yazımı internetten bulup okumanızı isterim...
Fazıl Say dünyanın en önemli piyano virtüözlerinden birisi,kimi yorumlara gore birincisi.Sahnede piyano ile bütünleşen,piyanoyu çalmaya başladığı an hem kendi bambaşka bir aleme geçen,hem de onu kalp sesiyle dinleyenleri bambaşka alemlere taşıyan bir müzik adamı Fazıl.Tamamen kendine has çalış tarzıyla sonuna kadar sahici,metafizik iç sesiyle yekvücut bir virtüöz.Hangi düşüncede,kimlikte olursa olsun insanları sanatında birleştirebilecek bir adamın şu anki "algı durumu" beni çok üzüyor...Her Fazıl tartışması,Fazıl'ın müzikal evreninden bizi daha da uzaklaştırıyor.Fazıl ne söylerse söylesin,ne saçmalarsa saçmalasın büyük sanatçıdır.Fazıl'ın dediklerine değil çaldıklarına,bestelediklerine bakın siz...İsterse faşist olsun,insanlık dışı açıklamalar yapsın yine sanatıyla insanlık alemine büyük katkılar yapmış bir adamdır Fazıl...
Birkaç ay sonra unutulacak açıklamalara değil bu yazıyı kaleme alırken şu an benim dinlediğim asla unutulmayacak Fazıl Say performanslarına odaklanın...Dünyanın en önemli keman virtüözlerinden Patricia Kopatchinskala ile beraber icra ettikleri Beethoven'in 'Kreutzer Sonat'ını dinleyin mesela. Fazıl ile Patricia'nın muhteşem uyumunu,birbirilerinin iç sesini nasıl hissedip birbirilerini tamamladıklarını hissedin...O an modern hayatın gündelik gel-geç saçmalıklarının ne kadar boş ve kof olduğunu da hissedeceksiniz.Gündelik hayat bizi öyle aptal ve nefsani, öyle beyin çürütücü yerlere sürüklüyor ki bir süre sonra bize o yabancılaşma hali 'normal' gibi geliyor.Oysa insan tabiatına, ruhuna tamamen aykırı süfli bir hayat yaşıyoruz çoğumuz...

SÖZLERİNE DEĞİL MÜZİĞİNE ODAKLANALIM
O süfli hayatın ruhlarımızı işgaline direnmek için Fazıl Say'dan Bach'ın altı numaralı 'Fransız Süiti'ni dinleyin mesela,hemen ardından da 'Kunst der Füge'yi...Bach'ın 'Kunst der Füge'sini Fazıl'dan daha iyi yorumlayabilecek insan yeryüzünde yok desem inanın abartmam.Çünkü Fazıl'ın özel metafizik ilişki kurduğu bir eserdir bu,dinlerken o derinliği hissedersiniz.İnsanın kötü günlerinde iyiye dönmek için dinleyeceği biridir Fazıl. Tek biz dinleyiciler için değil,kendisi için de öyle aslında...Bu süfli garipliklere kendini kaptırdığında kendini dinlediği an o boş ve kof anafordan kurtulacağına eminim,ama insanın bazen kendisine yararı olmayabiliyor...
Öte yandan her ne kadar Fazıl'ın açıklamaları tersi bir imaj verse de bu toprakların manevi kültürüne yabancı biri değildir Fazıl...Kendi iç sesiyle bütünleşme çabasını anlatırken Aşık Veysel'i örnek verir. Aşık Veysel'in o metafizik çabasının o yalın müziğine nasıl yansıdığını da hisseden ve bundan istifade eden adamdır Fazıl.Türkiye'nin Klasik Batı Müziği icracıları genellikle bu ülkenin birikimine ve kültürel derinliğine dair cahilce sözler ederler,böyle çok örnek vardır.Fazıl tüm samimiyetiyle bunlara karşı çıkan bir adamdır.Çünkü o komple bir müzik adamıdır.Her ne kadar siyasi açıklamaları bu klanın statükocu/Kemalist ideolojisiyle uyumlu olsa da sanatsal vizyonu ve derinliği onlardan farklıdır,o yüzden zaten dünya literatüründe böyle önemli bir yeri vardır...
İslam'dan ilhamını alarak yarattığı müziklerle sanat tarihine adını yazdırmış büyük bestekar Itri'nin 'Nevakar'ının göğe varan bir eser olduğunun farkında bir müzik adamıdır Fazıl.Çok farklı bir müzik formasyonundan gelmesine rağmen Nevakar'ın o göksel derinliğini,tasavvufi boyutunu hisseder. Itri ile Bach arasındaki metafizik ve mistik akrabalığı hissedebilen bir kulaktır onunki ve bu hissedişi sözde bırakmaz,eserlerine ve performanslarına da yansıtır... Piyano'dan sonra en çok etkilendiği enstruman 'ney'dir.Neyin doğrudan insan kalbine işleyen büyüsünü hissetmiş adamdır.Dindar ve mutasavvıf bir müzik adamı olan Kudsi Erguner ile yaptıkları çalışma bu ortak büyüyü yakalama arzusunun bir ürünüdür...
Fazıl Say'ın çalışmalarını,özellikle klasik bestecileri performe ettiği çalışmaları dinleyin...Yaptığı açıklamalardan hoşlanın ya da nefret edin ama önce Fazıl Say'ı derinleşerek ve odaklanarak bir dinleyin.Bu kadar kuru gürültü arasında sevenin de nefret edenin de 'müziğine odaklanmadığı' bir adam olmamalı Fazıl Say...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA