Türkiye'nin en iyi haber sitesi

’da oynarken Fransa’nın Le Havre takımına transfer olan ve geçen hafta milli takımın oynadığı maçlarda dikkat çeken Umut Meraş, alışveriş yapmayı seven ve gastronomiye düşkün bir futbolcu. Ona Fransa’da ‘Mösyö’ diyorlar. Meraş ile milli takımın başarısını, Fransa’daki hayatını ve futbol macerasını konuştuk

'da futbola başladı, ardından 'daki oyunuyla üç büyüklerin radarına girdi. Teklifler çoktu ama o Fransa'nın Le Havre kulübünde oynamayı seçti. Umut Meraş'tan bahsediyorum...
Sol ayağı ve mücadelesiyle dikkat çeken Meraş, bu performansı ile genç yaşta A Milli Takım formasını da sırtına geçirdi ve 'in vazgeçmediği isimlerden biri oldu.
Meraş, geçen hafta 'nın, 2022 Elemeleri için oynadığı Hollanda, Norveç ve Letonya maçlarındaki performansıyla takdir topladı. Meraş ile bir araya geldik ve genç yıldızla konuştuk.
- Boluspor, Bursaspor ardından Fransa'ya gittiniz ve Le Havre takımında oynuyorsunuz... Sahi şöyle bir geçmişe bakınca futbol kariyerinizi nasıl değerlendiriyorsunuz?
- Futbola ilk başladığım günden beri hayallerime inandım ve onların peşinde koştum. Koşmaya da devam ediyorum. Futbol benim için bir serüven ve henüz maceramın başında olduğumu söyleyebilirim. Avrupa defterini çok çalışarak açtım, yeni sayfalar açmak adına da çalışmaya ve kendimi geliştirmeye devam ediyorum.
- Geçen haftaki A Milli Futbol Takımı'mızın başarıları hepimizi mutlu etti. Hollanda ve Norveç maçında gösterdiğiniz performans ile bunda payınız yüksek. Neler söylemek istersiniz?
- Öncelikle teşekkür ederim. En büyüğümüzden en küçüğümüze çok güzel bir hava yakaladık. Bunda şüphesiz en büyük pay değerli hocamız Şenol Güneş'e ait. Kişilerin performanstan çok takım olarak ortaya koyduğumuz performans önemliydi. Ben, Çağlar, Uğurcan, Burak Abi... Bizler sistemin parçalarıyız ve hep birlikte hareket edince ortaya güzel sonuçlar çıkıyor. Mutluyuz tabii ki ama biliyoruz ki daha yolun başındayız. Bu aldığımız iki galibiyetin ne kadar önemli olduğunun da farkındayız. İnşallah Euro 2020'den sonra Dünya Kupası'na da katılım göstererek 20 yıl sonra ülkemize özlediği heyecanı bir kez daha yaşatırız.

- Paris'e iki saat mesafesi olan bir şehirde yaşıyorsunuz. Nasıl geçiyor Fransa'da günleriniz?
- 'de olduğu gibi Fransa'da da sosyal hayat pandemi yüzünden neredeyse sıfıra indi.
Ben de antrenmandan ve maçlardan kalan vakitlerimi evde kitap okuyarak, dizi-film izleyerek, doğada bisiklet sürerek geçirmeye çalışıyorum.
- Fransa'daki diğer Türk futbolcularla görüşüyor musunuz?
- Fransa'daki diğer futbolcu arkadaşlarımla ne yazık ki pandemi ve maç programları yüzünden bir araya gelemiyoruz. Ama onlarla sosyal medya üzerinden iletişim halindeyim.
- Moda ve yeme-içme konusunda Fransa zirve ülkeler arasında yer alıyor. Siz tercihlerinizi nasıl belirliyorsunuz?
- Her fırsat bulduğumda 'e alışveriş yapmaya ve farklı tatlar keşfetmeye gidiyorum. Modayı yakından takip eden bir insanımdır, yemek yemeği de çok sevdiğim için lezzetli tercihler konusunda da iyi olduğumu düşünüyorum.
- Aileniz, arkadaşlarınız dışında Türkiye'de en çok özlemini duyduğunuz şey nedir?
- Yemeklerimizi ve İstanbul'u çok özlüyorum. Ablamın sardığı yaprak sarma, kıymalı patates ve Türk kahvaltısı burnumda tütüyor.
- O zaman sorayım... Sezon sonu Le Havre ile sözleşmeniz sona eriyor. Türkiye'de üç büyükler peşinizde. Sizin de Premier Lig hayaliniz var. Umut Meraş'ın alacağı kararı herkes merak ediyor. Avrupa mı Türkiye mi?
- Öncelikli amacım bu sezonu kendi adıma ve kulübüm Le Havre adına en sağlıklı şekilde tamamlamak. Haziran ayında Avrupa Şampiyonası var. Şu anda odaklandığım şeyler bunlar. Transfer konusunu pek düşünmüyorum. Tek odağım sahaya çıkıp en iyi performansı ortaya koymak için çok mücadele etmek. Sahada iyi olduktan sonra gerisi kendiliğinden geliyor diye düşünüyorum. Kısa vadede Türkiye'ye dönme gibi bir planım yok. Kariyerimi yurt dışında sürdürmek istiyorum.
- Tüm dünya koronavirüs salgını ile mücadele ediyor. Fransa bu süreçte bugüne dek sizce nasıl bir karne hak etti?
- Fransa'da insanlar sosyal hayatlarına fazlasıyla düşkün ve yaşlı nüfus oldukça fazla. Koronavirüs salgını ülkeyi ciddi bir şekilde etkiledi ve etkilemeye devam ediyor. Aşı çalışmaları başladı. Umarım tüm dünya kısa sürede yeniden güzel günlere kavuşur.

FRANSA'DA BANA 'MÖSYÖ' DİYORLAR

- Arkadaşlarınız esprili yönünüzden bahsediyor. Hem espri yapmayı sevdiğinizi hem de şaka kaldırdığınızı söylüyorlar.
- Gülmeyi ve güldürmeyi çok seviyorum.
Gülmek bulaşıcı bir şey. Bulunduğum ortamın keyifli olması için en ihtiyaç duyduğum şeylerin başında gülmek geliyor, o yüzden hep neşeliyimdir.
- Umut Meraş'ı yakın dostları nasıl tarif eder?
- Kararlı, istikrarlı, inatçı, kazanmaya odaklı bir insanımdır.
Bunların en başında da hırslı olduğumu söylerler.
- Arkadaşlarınız arasında bir lakabınız var mı?
- Genelde Mero derler. Ama Fransa'da bana 'Mösyö' de diyorlar. Onların ülkesinde bunu duyduğumda "Acaba espri mi yapıyorlar" diyordum.
Sonrasında benim giyinmeye olan tutkumdan sebep, alışveriş için Paris'e sık seyahat etmemden dolayı gönderme yaptıklarını öğrendim.

SORUMLULUKTAN KAÇMAK FUTBOL FELSEFEME TERS

- Le Havre'da daha önce sizin mevkiinizde oynayan Benjamin Mendy Manchester City'ye, Ferland Mendy de Real Madrid'e transfer oldu. Ve bildiğim kadarıyla Le Havre Fransa'nın en eski futbol kulüplerinden biri...
- Tabii ki Le Havre'ı seçmemdeki etkenlerden biri de buydu. Neredeyse 150 yıllık köklü tarihi, yatırımcısı ve aynı zamanda Avrupa pazarına Paul Pogba, Riyad Mahrez ve dediğiniz gibi Benjamin Mendy ve Ferland Mendy'ye armağan eden bir kulüp.
Burada olmak çok keyifli.
- Avrupa şampiyonasına yıllar sonra gitmek ülke olarak çok önemliydi. Garantilediğimiz İzlanda maçındaki son dakikada topa atlayışınızla hepimizin yüreği ağzına geldi. O müdahalenle golü engellediniz ama penaltı da olabilirdi. O an bu müdahaleye nasıl karar verdiniz?
- Çoğu zaman içgüdülerimizle hareket ederiz. Bek pozisyonunda oynadığım için ters kademeden gelen toplarda o an düşünmeden refleksle müdahale yaparım. Şut çekileceğini anladığımda hiç düşünmeden ellerimi saklayarak topun önüne nasıl atladığımı inanın ben de bilmiyorum.
Ama futbol hayatımızda bu tip pozisyonlarda sorumluluk almaktan kaçınmak oyun felsefeme ters.
- Şenol Güneş'in size güveni tam. Ay Yıldızlı takımda hem hoca hem futbolcular ile aranız nasıl?
- Şenol Güneş gibi adını Türk futboluna altın harflerle yazdırmış bir teknik direktör ile çalışmak, onun tecrübelerinden faydalanmak benim için oldukça kıymetli. Sadece saha içinde değil saha dışında da bireysel gelişimime çok şey kattığını söyleyebilirim. Takım arkadaşlarımla da oldukça güzel bir diyaloğa sahibiz.

BEYAZ TİŞÖRT TAKINTIM VAR

- İlginç takıntılarınız var mı?
- Her alışverişimde beyaz tişört alırım.
- Peki maç öncesi ritüelleriniz nelerdir, maça çıkmadan maçtan çıktıktan sonra neler yaparsınız?
- Maça çıkmadan önce mutlaka müzik dinler ve oyun oynarım. Maça çıkmadan bir gün öncesinde de uyumadan maçı kafamda oynar, ertesi güne öyle hazırlanırım. Maçtan sonra evime gider ve güzel bir şekilde dinlenirim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA