Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Ak sakallı bir amca çimenlerin üstüne yaydığı seccadesinde kuş uykusunda. Çıt olsa kalkıp koynundaki bayrağı fırtınalı bir deniz gibi sallayacak karanlığa. Dövmeli bir kız geliyor, omuzlarına bir şal bırakıyor amcanın usulca. Şalda bir CHE çıkartması. Görüyorum.
Bu masumiyete halel gelmesin diye direnişin üstüne üşüşen haşarata ilaç sıkmak istiyorum...
Beklenen iç savaş buydu. Millet karşılarına çıkmasa, başarıdan pek emin küresel bir darbe koalisyonuydu. Planlar çok önceden ve kusursuz yapılmıştı. Mesele Erdoğan'ı sonlandırmak ve ülkeyi bölerek yönetmekti.
Televizyonlara şu sıralarda art arda çıkan, fırsattan istifade geçmişi temize çekme heveslisi, eski ceberut sistemin emekli askerleri ne derse desinler! Bizim için geleneği darbe olan demokrasi karşıtı, halka burunlu, on yüz yıllardır başımızda şahin gibi gezinen muhtıracılar neslidir kendileri.
Çünkü evet sahte davalarla hayatları kaydırılan vardır, fakat çoğu darbe severliklerinden, o zaaflarından dolayı FETÖ'cü tuzaklara yakalanmışlardır. Yani o kumpaslarda ateş de vardır, duman da...
İkincisi, iktidara geldiklerinden beri halkın bulunduğu taraftaki siyasetçiler, her türlü iyi niyet ve gönülden çabalarına rağmen o hatayı yaptılar, politik uzlaşmalarla ilerlemek istediler!
'nun, ta soğuk savaşta içimizdeki cahiliyeyle birlikte kurduğu bu acımasız Gladyolara sağlam bir temizlik hareketine girişilemedi. O fikri düşmanlık derinlemesine analiz edilip kültürel bir fırtına yaratılamadı. "Pragmatizm-ekonomizm" denen günü kurtarma ve reel-politik ile yetinildi. Koşullar öyleydi...
Yüzyıl sonra gelmiş bir yerli hareketin oligarşik yapının kaşar elitleri karşısında zayıf olduğu Hırant Dink davasından beri o kadar belliydi ki. O sıralarda gazeteci Oral Çalışlar Başbakan Erdoğan'a "Bu işin ardında devletin bazı kurumlarının olduğunu sanıyorum" deyince, Başbakan ona dönüp "Beni de öldürmek istiyorlar!" demişti.
Yani altta büyük bir ölüm kalım savaşı sürmüş; halkı temsil ettiğini unutmayan inançlı bir liderin bu savaşa sebatla, azimle sabırla, göğüs gerdiği bugün daha da bir ortaya çıkmıştır.
Adeta cumhuriyete gömülerek devletin tümünü Gladyo haline getiren çok ittifaklı "militarist sağcı-askerci solcu" zehri atmak elbette zor olacaktı...
Öte yandan hukuken mağdur olmak toplumsal olarak meşru olmak anlamına gelmiyor! Darbeye darbe bile diyemeyen "ordu göreve"ci eski Ergenekon-Balyoz sanıklarına güven duymak da sıkıntılı.
Sola gelince... Sakal bırakmış paralel şakirttin faşist Türk Solu gazetesini okuyan ve her sakallıyı Marks sanan daha maskara bir sol bu gezegende başka bir yerde görüldü mü, bilmiyorum.
Türkiye solunun durumu ortada. Ama şimdi FETÖ'cü ihanetin içinden çıktığı Natocu-sağcı kafayla yüzleşmenin de zamanı. Öyle dar, öyle tekfir edici bir kafa ki bu, darbe girişiminin köklerini görmezden gelmek, meydanları kendi mezhebine sıkıştırmak için bin türlü takla atmakta. Farklı düşünüş ve hallere garezi olan bir asabiyet, darbe paltosunun sağ cebinden çıkmış ve ikbal hasletiyle buruşmuş kompleksli bir şımarıklık, bir "boş artistlik!"
Polisten kaçarken bir çanta dolusu tapu ve Viyagra'yla damdan düşen cemaatçi iş adamları kadar ibretlik bir durum...
Üçüncü ve en güzeli, 15 Temmuz'dan sonra tertemiz bir halk hareketi meydanlara bağdaş kurdu! Ülkenin dünyaya kafa tuttuğu için başı istenen lideriyle birlikte bu devrimci diri tavır satha yayıldı, kalbi olan herkesi kuşattı.
Şimdi sıra, bunu sonuna kadar götürmek ve emperyalist işgalcilere karşı ayağa kalkan vatanperverlerle cümleten bir merhamet, eşitlik ve özgürlük sistemini nasıl kuracağımıza geldi.
Yalnız darbelerin ortak "Kemalist" dilini unutmamalı. Gladyo'nun sağı solu yok.
İnsanlığın, kardeşliğin ufku da, ihmal edilmiş Anadolu Ruhu da budur zannımca.
Bayrak sallayan amcayla dövmeli kızın, bu kucaklaşmanın yanı başında...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN