Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Virüs çıktığından beri bütün hayat değişti. İnsanlığın büyük bir aile olduğunu söyleyen kutsal kitapların haklılığı hatırlandı. Birbirimize duyduğumuz şefkatin, eften püften küskünlüklerin anlamsızlığı, abdestin ve temizliğin hikmeti idrak edildi.
İnsanlar özgürlüklerini bırakmak mecburiyetinde kaldı. Vatandaşlarımızı sınırlandıramayız diyen hükümetler sınıfta kaldı, orada salgın ışık hızıyla gelişti.
Avrupa Birliği önce birbirine sırtını döndü ama saçmalığı gördü. İlaç şirketleri ortak aşı çalışmalarına başladı...
Salgının çıktığı yere, Wuhan'a baktığımızda nefes alan tüm canlıların hatır hutur yendiği vahşi bir kuralsızlığı müşahede ettik. Bu hastalık ademoğluna bir ceza mıdır yoksa aydınlatıcı bir ders midir sorusu zihinlere mandallandı.
modern Müslüman demokrasisiyle acil bilim kurulları kurarak ham sofu çevreler tarafından üretilen bilimi küçümseyici, seküler tutucular tarafından kışkırtılan dini, duayı yok sayıcı yaklaşımları gösterdiği örnek tutumla aştı. Yeni bir eğilimi inşa etti...
Teknolojik gelişmeleri insanın en büyük zaferi olarak gören egemen bakış açısının nasıl yanıldığına da şahit olundu.
Virüs, bencil hırsların ne kadar boş olduğunu görüntülerken Türkiye, Türk başkanlık sisteminin diri çevik tavırlarıyla dünyaya örnek olma yolunda şık bir sınav verdi. İltifat topladı.
Daha önce Milli Savunma ve İçişleri Bakanlığında izlediğimiz yenilikler, hastane reformlarından sonra bilim kuruluyla nasıl bir irtifa kaydettiği şayanı takdirdi.
Tüm sağlık çalışanları bütün ülkeden hak ettikleri alkışı aldı...

***

Beyaz gömlekli sivil bir iradenin silahlı kuvvetleri köklü bir akılla yönetmesi bizim kuşağımız açısından olsa olsa bir rüyaydı. Gerçek oldu. "Hüşt, gel lan buraya" şeklinde seslenilen bir neslin efradı olarak kimlik kontrollerinde "lütfen kimliğinize bakabilir miyiz" diyen güler yüzlü genç polisler esasen kalbimizi kazanmıştı.
Aile ve Sosyal İşler Bakanlığı -her ne kadar kendini iyi ifade edemese de- fakir fukaraya, yolda kalmışa, muhtaç olmuşa yaptığı kira, fatura ve benzeri yardımlarla eski Türkiye'deki sosyalist ütopyaların sınırını zaten çoktan aşmıştı.
OECD raporlarına göre, ağaçlandırmada son on yılın lideriyken, buğday, meyve ve sebzede Avrupa lideri, zeytin ekiminde, hayvancılıkta ve en önemlisi gelir dağılımında hızla yükselen bir ülke olmuştuk. Bütün bunlar göğüs kabartan işaretlerdi.
İnşallah ve elbette üstesinden geleceğimiz salgın afeti; bu cumhuriyetin saygın bir dünya devleti olduğunu, Avrupa'ya ders verecek bir kıvam kazandığını da ortak bir kabul haline getirdi...

***

Bu arada 'orta dünyadaki' şizovarlıklar bildiğimiz gibiydi! Şehitler gelince sayısını çoğaltan, korona gelince etrafa panik yayan kötü niyetliler artık bağışıklık kazandığımız vaziyetlerdi...
aklı, 15 Temmuz'da inşa ettiği milli demokratik mutabakat ile istişareci, şeffaf, hızlı, temkinli, tedbirli ve merhametli davrandı.
Ekonomik koruma kalkanını tam zamanında yükseltti.
Bu hâl kaç kuşaktır hasretle beklediğimiz bir şeydi...
Kendi tanı kitimizi geliştirdik. ABD'den 500 bin kit siparişi aldık. 10 bin test yaptık, günde 15 bine çıktık. Laboratuvar sayısı 36'ya çıktı. Gittikçe daha bilgili ve sakin olduk. Maneviyatımızın da yardımıyla bu günlerin geçeceğine ve buradan daha bir güçlenmiş çıkacağımıza inancımız arttı.
Finalde şu korona günlerinde devlet, içimizi ferahlatan eylem ve kararlarıyla Yeni Türkiye kavramına muhteşem bir dönüş yaptı. Hep birlikte bu sınavı da başarıyla atlatacağımız inancı, elhamdülillah güçlendi...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA