Türkiye'nin en iyi haber sitesi
CEM SANCAR

Aydın Sadizmi-3 Mâlumatfuruş gevezelikler

Hz. Muhammed'in Mekke dışına çıkmasını fırsat bilen eşlerinden Ümmü Seleme, kendi odasına ilave bir oda yaptırıyor. Bunu gören Resulullah: "Bir müminin servetini yiyip bitiren şey, faydasız inşaattır" diyor...
İktisadi ve beşerî öncüllerimiz var. Yeryüzünde ilk "Ticari" sistem İslam coğrafyasında doğmuş, ilk "Temsili Demokrasi" ise yine Peygamberin öncülüğünde Medine'de kurulmuş.
Kurulmuş da biz ne yaptık? Tam tersini...
Öyle ki Batı uygarlığının timsali olan büyüme-gökdelen paniğindeki haris kapitalizmi en çok bizim gelenekçiler savundular. Akım öyleydi onlar da buna uydular. Bir an önce batıya yetişmeliydi, haldır haldır koşmalıydı, ne olacaksa olsundu. Namaz niyaz inşaata ihtiras.
Kemalistler zaten gelişmenin böyle olacağına inanmışlardı. Tamahkâr kapitalizm böylece dip köşe yayıldı...
70'ler 80'ler 90'lar böyle geçti. Asıl meseleye "Fransız" olan ama süregiden saçmalıktan rahatsız isyankâr genç nesiller, "Atatürk" diye bağıran darbelerle kıyma yapıldı, medeni siyasetçiler bitmez kâbuslarda yandı. Utanç hapishanelerinde cımbızla eti çekilen insanlar şiddete ve kine yemin ettirildi. Terör beslendi...
Devleti halkla barıştırma çabasındaki muhafazakâr siyasetçiler kurumları yeniden konumlandırır ve ülkeyi darbelerden sıyırırken memlekete sınıf atlattırdılar ama alttan alta akan bu sisteme, bu "İhtiras Tramvayına" karşı pek bir şey yapamadılar. Aç gözlüler tramvayı gittikçe kalabalıklaşarak yoluna devam etti.
Irkçı fasaryaların, lanetleme-kutsama ikilemindeki çakıl beyinli koroların karşısında ilim irfan tutunamadı. İnsan-ı kamiller gizlendi, köşelere çekildi. Kaba siyasetten başka bir şeye aklı ermeyen yarım akıllı aydınlar öyle ortaya çıktı. Bunların laik-ilerici maske takanları oldu, pek muhafazakâr görünenleri oldu. Kendi korolarını, kanonlarını "aman efendim, sapan efendim" şeklinde pışpışladılar. Körlerle sağırlar birbirine tenekeden ödül yağdırdı, hiçbir (yerel ve evrensel) yankılı eser üretmeden göz süzdüler, bıyık burdular, içimizi baydılar...
Cemil Meriç, fevri bilge şöyle demişti:
"Aydın olmak için önce insan olmak lazım. İnsan mukaddesi olandır. İnsan hırlaşmaz, konuşur, maruz kalmaz, seçer. Aydın kendi kafasıyla düşünen, kendi gönlüyle hisseden kişi. Aydını yapan: Uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs.
Entelektüel olabilmek için yüksek öğrenim görmüş olmak tek başına yeterli değildir. Ancak gelişmemiş ülkelerde her diplomalı entelektüeldir.
Çözülmenin entelektüel boyutta gerçekleşmesi, toplum planında da çözülmenin gerçekleşeceğinin işaretidir.
Düşünceye yasak bölge tayin edildiği andan itibaren düşünmek yoktur, bir düşüncenin esareti altına girmek vardır. Batı bütün fetihlerini entelektüel manadaki serbestiyete borçludur.
Gerçek sanat ayırmaz, birleştirir... "

***

İstanbul ruhunun temsilcisi Samiha Ayverdi şu işaret fişeğini atmıştı:
"Bir memlekette en tehlikeli davranış münevverlerin cehaletidir. Aydın sınıfı fikri çöküş içine düşmüş cemiyetlerin âkıbeti, tamamen cahil kalmış cemiyetlerin âkıbetinden belki daha tehlikelidir.
Bu dava evvela münevverin halka karşı kendini eğitmesi esasına dayanmalıdır. Bu iki tarafın birbirini tanıması, sevmesi ve inanmasıyla mümkün olabilir. İnsan önce kendini eğitmekten, terbiyeden ve nefsi arınmadan geçmeli."

***

Aydın Sadizmine burada final yaparken bir örnek vermek isterim:
Aydın-münevver ana caddenin en dandirik literatürü "Ortodoks-Heterodoks" ayrımıdır. Batıcıllar bunu Hristiyan felsefesinden alırlar, muhafazakârlar ise bilinçaltlarının ezikliğinden. İkisi de muteber değildir desek fazla gelir. Bizim için hakikatin zahir ve bâtın yanı vardır. Biz toplumsallıkları böyle, bütünüyle kavrarız. Tevhid budur.
Akıl bizim bilgelerin nezdinde, nurdur. Nurdan bahsetmek ter ve cesaret işidir. Eğer aydın, çağın sokağına yabancı bir ayaklı kütüphane ise ondan geveze bir mâlumatfuruş çıkar, laf kalabalığı çıkar.
Biz aklın nuruyla aydınlanmış arka sokak filozoflarının tarafındayız...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA