"Bilimsel devrimin ilerlemesiyle ipleri Tanrının elinden alan Homo Sapiens artık Homo Deus (Tanrı İnsan) olmak istiyor. 21. Yüzyılda ölümsüzlük konusunda ciddi adımlar atılacak, insanlığın hedefi ölümsüzlük, mutluluk ve tanrısallık olacak. Ölümün üstesinden gelmek için İsa'nın dönüşünü beklemek zorunda kalmayacağız..."
Harari diye biri var. Yukarıdaki alıntı onun Homo Deus kitabından.
Davos'ta falan konuşturuyorlar bu Yahudi elemanı. Post Siyonist bir metabolizma. Post Siyonist'ten kastım siyonizm denen üstünlükçü ideolojinin geldiği tekno hırtlık...
Kendisine tarihçi diyor. Aslında makineleşmek isteyen bir fütürist. Bizim CNN Türk'e bağlamışlardı Gazze katliamları sırasında, eleman patır patır İsrail'inin yapıp ettiklerini savunmuştu. Moderatör konumundaki hatun tek kelime etmeden izlemişti de ekranlar utançtan kızarmıştı. Görmüştük...

Harari deyip geçmeyeceksin ama. Adam aslında şu dijital tiranlarının ayakçısı.
Beyaz Adam'ın cinsiyetsiz ve teneke trolü...
★ ★ ★
Dinler tamamen bitti diyor. 100 yıl öncesinin din tekâmüle engel terânesini, o pozitivist kaz kafalılığın bugünkü modern hâlini temsil ediyor. Din yeniliğe ve yaratıcı düşünceye karşı olduğundan diyor, ilerleme trenini kaçıran dinler peronda yalnız kalacaklar diyor.
Tıpkı Batı aydınlanmasının 18. Yüzyıldaki pejmürdeleri gibi, "din bitti yaşasın bilim kiliseleri" neslinin torunu. Kokuşmuş bir sülale. Dawkins, Tanrı Yanılgısı kitabında "din yerini bilime bıraktı" falan demişti ya!
Aynı kabile... Biyoteknoloji ve bilgisayar algoritmaları yeni bir dindir diyor. (Ben bu konuya "Algoritmanın Gücü Adına" yazımda girmiştim.) Harari benim gibi insanlar için âdeta bir hazine. Neler yumurtluyor neler?
Artık kutsal mekân Orta Doğu değil Silikon Vadisi olacakmış. Bugün Google, facebook, X, İnstagram, Tesla ve Amozon yeni dinler yaratmışmış. Bize bunlar teknolojinin yardımıyla sonsuza kadar yaşayacağımız cenneti sunacaklarmış.
Üstelik bunu diyor, öldükten sonra ahirette değil, burada dünyada yapacaklarmış. Ölümün olmadığı bir dünyada Tanrı anlamını kaybeder diyor...
Öte yandan Google ölümü çözmek için Calicio isimli bir şirket kurarak başına ölümsüzlük savunucusu Ray Kurzweil'i getirmiş. Bütçesi 1 milyar dolar. Çünkü diyor bu Deus, Harrari yani... biyomühendislik kabiliyetine sahip insanoğlu genetikten hormon sistemine, beyin hücrelerinden biyokimyasal yapıya kadar kendi bedenine müdahale etmekte ve genetik kodunu yeniden yazmaktadır. İnsan biyolojisi, algoritmaların işlem gücüyle birleştirilirse insan beynini yeniden tanımlama ve doğrudan bilgisayara bağlanma imkânı doğacak, böylece beyin artık dışardan işlenebilecekmiş.
★ ★ ★
Harari dünyanın dataizm dinine geçeceğini de yumurtluyor. Dataizm dinine uyanlarla uymayanlar arasında bir köle-efendi hükümranlığı öngörüyor. Dataizm dininde artık insan deneyimlerini bir veriye dönüştürerek kanıtlayabilecek. Yani Erich From'un yıllar önce dediği şey, hayatını gösteri toplumuna göre ancak sosyal medyada paylaşırsa mutlu olan insan kutsanacak. Artık yaşadıklarımızı bir fotoya, bir görsele, bir dataya dönüştürdüğümüz an kabul edilebilir olacağız.
★ ★ ★
Harari hümanizmin bittiğini de ekliyor. "Hümanist eğitim insanlara kendi düşüncelerinin önemli olduğunu öğretmektir. Hümanizm irade özgürlüğüne, tercih özgürlüğüne ve insanın duygularının otorite kaynağı olduğuna inanır. Ama bilim insanları ifade özgürlüğü diye bir şeyin olmadığını söylüyor. Çünkü duygular biyokimyasal algoritmalardır."
Yeterli data ve bilgisayar gücüne sahip olunduğunda insanoğlunu ve duygularını kendisinden daha iyi anlayabilecek algoritmalar yaratacağını söylüyor. Yani artık organizma algoritmadır.
Fiziksel alanı makineye kaptıran insanoğlu zihni alanı da makineye terk edecek diyor.
★ ★ ★
Eskiden diyor, tek ve çok tanrılı dinlerde otoritenin bulutlarda oturan bir tanrıdan geldiğini düşünürlermiş. Şimdi yine Google bulutlarından, Microsoft bulutlarından yönetileceklermiş. İnsan merkezli yaklaşım bitmişmiş, dataizm merkezli bir yaşam gelecekmiş.
Tabiattaki bozulmayı da alkışlamalıymışız. Yapay gübreler, böcek ilaçları, genetiğiyle oynanmış tohumlar sayesinde verim artmışmış. İsrail bunu başarmışmış...
Ruhun kanıtı yokmuş. Artık tanrısız dinler laboratuvarlarda üretilecekmiş. İnsanlığın 1.0'lık sürümü bitmiş, zaten o eksikmiş, şimdi sıra 2.0'lık sürümdeymiş.
★ ★ ★
Buraya kadar Tanrıyı bulutların üstünde oturan bir kral gibi gören tekno dangalaklığın 2.0 sürümünü izledik...
Biz, bir dünya egemenliğini kurgulayan bu post-Siyonizm'in meydan okumalarınla, bu tekno faşizmle ancak; yüksek tasavvufî açılımları güncelleyip yeniden öne sürerek baş edebiliriz.
Bunun için idrak sahipleri (her kimse onlar) yan gelip yatmayı ve bu mevzuları küçümsemeyi bırakmalı, yeni bir bakış açısının çatısını çatmalıyız...
Meraklısına:
Alıntılar, Ali Köse'nin Dinin Geleceği kitabından...