Siz hiç cesedi parçalanmış, gözleri çıkarılmış, kulakları kesilmiş bir evladın babası oldunuz mu?
Ayten Öztürk'ün babası Hıdır Öztürk böyle bir baba. Geçtiğimiz hafta Meclis İnsan Hakları İnceleme Komisyonu'nda vekillere aynen şöyle dedi: "Cesedi parçalanmış, gözleri çıkarılmış, kulakları kesilmiş bir evladın babası olarak buradayım." Aynı günlerde, faili meçhul cinayetlerin tetikçiliğini yaptıkları iddiasıyla tutuklanan özel harekatçılar serbest bırakıldı.
İtiraflarıyla soruşturmayı başlatan Ayhan Çarkın ve Ercan Ersoy'un tutukluluğu ise devam ediyor. İtiraf eden tutuklu, diğerleri serbest!
Üstelik zanlılara yurtdışı yasağı da yok.
Ne denir? Anlayana Haydar Ergülen'in dizeleriyle soralım: "...sözgelimi bir ağaç kaybolsa da orman yine orman, ya bir harfi kaybolsa, zaten kaç harf ki insan..." Gerçekten kaç harfimiz kaldı. Hâlâ kaldı mı?