Suriye Arap Cumhuriyeti, Esad rejiminin yıkılması sonrasında yeni bir anayasa yapım sürecini başlatmış bulunmaktadır. Bu amaçla oluşturulan Anayasa Komisyonu yapmış olduğu çalışmalar sonucunda geçici nitelikte bir anayasa bildirgesi hazırlamış ve bu metin de Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından onaylanmıştır.
Geçici Anayasa Bildirgesini sadece bir hukukî metin olarak görmek doğru olmayacaktır. Bunun nedeni Geçici Anayasa Bildirgesinde yer alan düzenlemelerin Suriye'de tesis edilecek düzenin kodlarını bünyesinde barındırmasıdır. Geçici Anayasa Bildirgesi ile Suriye'de söz konusu olacak geçiş sürecinin nasıl yürütüleceğine dair genel bir çerçeve çizilmeye çalışılmış ve Suriye'de devlet teşkilatlanmasının nasıl olacağına ilişkin önemli ipuçlarına yer verilmiştir.
Geçici Anayasa Bildirgesinin 1. maddesi Suriye'nin bağımsız ve tam egemen bir devlet olduğunu belirttikten sonra Suriye'nin bölünmezliği ilkesini kabul ederek üniter devlet yapısının korunacağı belirtilmiştir. Aynı madde düzenlemesinde yer alan ülkenin hiçbir parçasının terk edilemeyeceğine ilişkin vurgu özellikle Suriye'nin kuzeydoğusunda konuşlanan YPG/SDG'nin yeni Şam yönetimi tarafından kabul edilmediğini göstermesi bakımından önemlidir. Nitekim Şam yönetiminin SDG'ye yönelik gerçekleştirmiş olduğu operasyonlar ve Şam yönetimi ile SDG arasında imzalanan anlaşma devletin bölünmez bütünlüğüne ilişkin kabul edilen bu ilkeye doğrudan atıfta bulunmaktadır.
Yeni Siyasî Sistem Tasarımı
Geçici Anayasa Bildirgesinin 2. maddesinde yer alan düzenlemeye göre siyasî sistem kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun bir şekilde kurulmaktadır. Bununla birlikte Geçici Anayasa Bildirgesinde yer alan diğer düzenlemeler dikkate alındığında siyasî sistem tasarımında Suriye'de 13 yılı aşkın bir süre devam eden iç savaşın etkilerini görebilmek mümkündür.
Cumhurbaşkanına Geçici Anayasa Bildirgesi ile verilen yetkiler oldukça önemli olup bu konuya ilişkin getirilen düzenlemeler tek başlı bir yürütme organının tercih edildiğini göstermektedir. Başkanlık sisteminin temel özelliklerini taşıyan hükûmet sistemi tasarımı Cumhurbaşkanının etkin bir pozisyona sahip olması fikri üzerine kurgulanmıştır.
Mevcut Geçici Anayasa Bildirgesi, istikrarlı bir yapı kurulması amacıyla cumhurbaşkanına geniş yetkiler vermiştir. Bu kapsamda Cumhurbaşkanına Halk Meclisi üyelerinin üçte birinin doğrudan Cumhurbaşkanı tarafından atanması yetkisi verilmiştir. Ayrıca Geçici Anayasa Bildirgesi Halk Meclisi üyelerinin üçte ikisinin de Cumhurbaşkanınca belirlenen komitelerce seçileceğini belirtmektedir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanı, Halk Meclisinin oluşumunda hem doğrudan hem de dolaylı olarak yer almaktadır. Ayrıca Cumhurbaşkanına olağanüstü hâl ilân etme ve kararname çıkarma gibi yetkiler de verilmiştir.
Suriye Anayasa Yapım Süreci
Suriye'nin yaşadığı tarihî tecrübeler ve Suriye'nin bulunduğu coğrafyanın içerisinde bulunduğu siyasî, askerî ve ekonomik denklem, yeni siyasî sistem tercihini anlamak bakımından yol göstericidir. Bu çerçevede Suriye'de siyasî, ekonomik ve hukukî anlamda yeni düzenlemeler yapılabilir. Bununla birlikte uzun vadede Suriye'nin istikrarlı bir yapıya ulaşmasını sağlayacak reformların yapılması ve böylelikle yasama ve yürütme ilişkilerinin ilerleyen dönemlerde dengeli bir çerçeveye yerleştirilmesi beklenmektedir.
Suriye bakımından anayasa yapım sürecine ilişkin en önemli konulardan biri sürecin işleme yöntemidir. Geçici Anayasa Bildirgesi geçiş döneminin beş yıllık süre içerisinde tamamlanacağını öngörmüştür. Anayasa yapımına ilişkin belirlenen süre oldukça uzun bir süre olup bu beş yıllık süre içerisinde Anayasa Komisyonu tarafından hangi iş ve işlemlerin yapılacağı ve hangi usulün uygulanacağının ileride belirlenecek konular arasında yer alacağı ve böylelikle sürecin bir çerçeveye oturtulacağı düşünülmektedir.
Anayasa yapım süreci sanılanın aksine sadece teknik bir hukukî konu olmayıp siyasî sistemin tesisi ve toplumsal barışın sağlanması bakımından kilit bir öneme sahiptir. Suriye'nin yaşadığı tecrübeler anayasa yapım sürecini hayatî bir konuma yerleştirmektedir. Esad rejimi döneminde söz konusu olan uygulamalar iç savaşın ortaya çıkmasında ve hatta süreklilik kazanmasında doğrudan etkili olmuştur.
Teşkil ettirilen Anayasa Komisyonunun belirli bir takvim açıklamak suretiyle sürecin nasıl işleyeceğini açıklığa kavuşturmasının bu amaçlar bakımdan faydalı olacağını söylemek gerekmektedir.
Yeni anayasa yapım sürecinin en önemli yönlerinden biri halkın karar alma süreçlerine katılımını temin edecek düzenlemelere anayasada yer verilmesidir. Halkın aktif katılımının sağlanması, önceki rejimin etkilerinin silinmesi bakımından önem taşımaktadır. Bu çerçevede siyasî partilerin kurulmasına ve faaliyet gerçekleştirmelerine ilişkin anayasal ve kanunî düzenlemeler geçiş süreci içerisinde yapılmalı ve hem Cumhurbaşkanının hem de parlamento üyelerinin doğrudan halk tarafından belirleneceği bir seçim sistemi kabul edilmelidir. Böylelikle "devlet-millet kaynaşması"nın sağlanmasına ve "adil bir devlet düzeni"nin kurulmasına yönelik önemli adımlar atılmış olacaktır.