Türkiye'nin en iyi haber sitesi

CAN ACUN

İran’da Kürt Kartı Neden Çalışmadı?

ABD ve İsrail'in, İran'a karşı başlattığı savaşın üzerinden iki hafta geçti. Ancak ortada hala ne adı konmuş bir strateji ne de çıkış senaryosu var. İlk günlerde Trump'ın da ifade ettiği şekilde İran'da bir rejim değişikliği hedefleniyor gibi görünürken şimdilerde birbiriyle yükseksen derece çelişen açıklamalar yapılmaya devam ediyor. İran çok ağır bir şekilde havadan bombalanmaya devam ediliyor olsa da Hürmüz'ü kapalı tutmayı başarıyor, Körfez ülkelerini ve buralardaki ABD üslerini de etkili şekilde vuruyor. Hizbullah'ın da dâhil oldu füze saldırıları İsrail'e karşı devam ediyor. Savaş bu bağlamda tüm şiddetiyle devam ederken, sahada bir aktör olabilme olasılıkları zaman zaman gündeme gelen İran Kürtlerine ilişkin muamma da bir süre devam etti ancak şu an için ABD/İsrail'in Kürt kartına yaptıkları yatırımın büyük oranda boşa düştüğü ve ters teptiği ifade edilebilir.

İlk günlerde Trump'ın bölgedeki Kürt liderleri (Mesud Barzani, Bafel Talabani ve Mustafa Hicri) doğrudan telefonlar arayarak konuşması ve ardından yaptığı açıklamalarda Kürtlerin harekete geçmesinden memnun olurum şeklindeki açıklamaları büyük beklentiler oluşturmuştu. Ancak şu ana kadarki saha gerçekliği bunu engellemiş durumda.

Esasında, ABD ve İsrail uzun bir süre İran içinde rejime karşı muhalif olan Kürt örgütlenmelerle angajman içerisinde, hatta ABD medyasında da ifşa olduğu şekilde CIA ve Mossad'ın bazı örgütleri doğrundan silahlandırdığına dair önemli bilgiler var. Bu yeni bir şey değil, yıllardır devam eden bir operasyondan bahsediyoruz.

Savaş başlamadan kısa süre önce (Şubat 22, 2026), İranlı 5 Kürt muhalif örgüt, İKDP, PJAK, PAK, Habat Komala, "Irak Kürdistanı Siyasi Güçler Koalisyonu" adıyla bir araya gelerek bir çatı yapı oluşturdular ve bir deklarasyon yayınladılar. 4 Mart'ta ise Kürdistanı Devrimci Emekçiler Topluluğu katılımı ile 6 farklı örgüt tek çatı altında İran rejimine karşı birleşmiş oldu.

ABD'deki Siyonist odakların yönlendirmesinde İran'a yönelik savaşın hemen öncesinde bir hazırlık niteliğinde bu farklı ideolojik ve çıkarlara sahip Kürt örgütlenmelerinin bir araya getirildiği ve adeta İran rejimine karşı yapılacak bir kara harekatında koç başı olarak kullanılmaları yâda ABD/İsrail hava desteği ile temizlenen Kürt nüfusun yoğun yaşadığı bölgeleri kontrol altına almaları sağlanarak İran'daki diğer etnik ve mezhebi farklılıkların tetiklenmesi ve rejim muhaliflerinin ayaklanmasının rejimin içeriden devrilmesine gidecek bir sürecin başlangıcı olması isteniyordu.

Bu bağlamda ABD/İsrail'in ülkenin batısındaki Kürt nüfusun yoğun olduğu bölgeleri (Kürdistan, Kirmanşah, Batı Azerbaycan ve İlam vb.) hava harekatları ile hedef alması buralardaki özellikle Devrim Muhafızlarının askeri karargahlarının yanı sıra Besiç ve Polis merkezlerinin hedeflenmesi olası bir kalkışma ya da Irak'tan İran'a doğru taşınacak Kürt örgütlerinin unsurları için temizlik yapıldığı görüntüsünü oluşturmuştur. İKDP, PJAK, PAK, Komala ve Habat gibi örgütler uzun yıllardır Irak Kürt Bölgesi sınırına yakın bölgelerde konuşlanmakta ve faaliyetlerini bu hat üzerinden yürütmektedir.

İran ise bu örgütler harekete geçmeden önleyici tedbirleri devreye alarak bu örgütlerin Irak içindeki karargah ve üsleneme bölgelerini Balistik füzeler ve kamikaze İHA'larla hedef almış, çok sayıda kayıp verdirtmiştir. Yine doğrundan Erbil ve Süleymaniye'deki KDP ve KYB liderliği tehdit edilerek olası bir hareketlenmede bu bölgeleri yoğun şekilde vuracağını ve cezalandıracağını ifade etmiştir.

Gelinen aşamada İran'da rejimin devlet kurumlarıyla birlikte güçlü durması, İran sathında herhangi bir sosyal ayaklanma ve benzeri hadisenin yaşanmaması Kürt örgütlerin cesaretini ciddi anlamda kırmış görünmektedir. ABD/İsrail'in Suriye bağlamında daha önce PYD/YPG'yi uzun süre kullanıp ardından desteksiz bırakmasının oluşturduğu travmaların da etkisiyle ABD/İsrail için yeninden kendilerini kullandırma noktasında tereddütler yaşamaya başlamışlar, yine ABD'den çok daha fazla (uçuşa yasak bölge, ABD askerinin karada konuşlanması gibi) somut güvence talebiyle, harekete geçmekten vazgeçmiş bir görüntü içerisine girmişlerdir. Elbette savaşın gidişatı ve rejimin göstereceği zayıflıklar bu örgütlenmeleri yeninden harekete geçirebilir ancak mevcut durumda bu proje şimdilik devre dışı kalmış görünmektedir.

ABD/İsrail'in İran'ın dini lideri Hamaney ve diğer önemli bazı siyasi, askeri liderlerin dekapitasyon ile ortadan kaldırılması sonucu, İran'da rejimin zayıflayacağı, toplumsal kalkışmaların olacağı ve doğal olarak silahlandırılmış Kürt örgütlenmelerine alan açılacağına yönelik hesaplarının boşa düştüğü net olarak ortaya çıkmıştır. Bilakis Hamaney gibi bir ruhani/dini liderin hedeflenmesi, İran'da rejimin ve destekçilerinin daha fazla kenetlenmesi ve konsolide olmasını sağlamıştır. Ülkelerinin hedef alındığı ve hava bombardımanlarıyla vurulduğu bir vasatta, muhaliflerin önemli bir kısmı ise milliyetçi refleksler göstererek dış tehdidin yanında saf tutmamayı tercih etmişlerdir. İran'daki Kürt örgütleri ise İran toplumu ve rejimi karşısında fırsatçı, gerektiğinde düşman güçlerle işbirliği yapabilecek bir vasatta kodlanmıştır.

Sabah.com.tr Uygulamamızı İndirin

Uygulamalara Özel Ayrıcalıkları Keşfedin!
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.