Türkiye'nin en iyi haber sitesi

MEVLÜT TATLIYER
MEVLÜT TATLIYER

Dolara ekonomik operasyon

Dolar kuru 2016'nın ilk on ayında 2.95 TL'lik ortalama ile oldukça sakin bir seyir izledikten sonra kasımda hızla yükselerek yüzde 10 düzeyinde değer kazandı. Doların bu hızlı yükselişinin arkasında kısmen Donald Trump'ın ABD'de başkan seçilmesi ve FED'in aralık ayında politika faiz oranını artıracağı ve 2017'de iki veya üç faiz artırımına gideceği beklentisinin güçlenmesi vardı. Fakat spekülatif faktörlerin de bu yükselişte etkili olduğuna yönelik önemli belirtiler söz konusu.
Aralıkta TL karşısında yüzde 4 daha değer kazanan doların 2017'nin başlarında düşmesi beklenirken, oldukça şaşırtıcı bir şekilde kasımdaki yükselişini de gölgede bırakarak TL karşısında hızla değer kazanmaya başladı ve 3.90'lara kadar çıktı.
Şu halde dolar kurundaki son üç ayda yaşanan yükselişi ekonomik gerekçelerle izah etmek hiç de kolay değildir. Enflasyona göre düzeltilmiş dolar kurunun son 40 yıllık seyrine bakıldığında, genel olarak TL'nin dolar karşısında 1980'ler ve 1990'lar boyunca aşırı değersiz (1982-2002 dönemi ortalama kur 4 TL), 2000'lerde ise aşırı değerli olduğu (2003-2015 dönemi ortalama kur 2.6 TL) görülür. Tarihsel bir perspektiften bakıldığında ve finansal faktörler göz önünde bulundurulduğunda dolar kurunun normal düzeyini bugün itibariyle 3.30 TL olarak hesaplayabiliriz. Kurun bu düzeyden hızlı şekilde çok uzak noktalara sürüklenmesi ekonomik açıdan oldukça anlamsızdır ve ciddi bir spekülatif atağın olduğu yönünde bize kuvvetli bir izlenim vermektedir. Kurun 3.90'ları gördükten sonra hızlı şekilde 3.80'in altına çekilmesi de başlangıçtaki yükselişin aslında ekonomik temellere sahip olmadığına dönük önemli bir işarettir.
Türkiye ekonomisi, kamu maliyesi ve finansal sistemi 2000'li yıllarda önemli ölçüde güçlendi ve birçok ülkenin imrendiği bir sıhhat düzeyine kavuştu. Küresel ekonominin hiç de iyi durumda olmadığı, ABD ekonomisinin eski günlerini aradığı, Avrupa'nın varoluşsal ve ekonomik bir kriz içinde olduğu şu süreçte TL'deki ciddi değer kaybını ekonomik gerekçelerle açıklayamayız.
Türkiye'nin yeni bir cumhurbaşkanlığı sistemine geçmeye hazırlandığı şu süreçte yaşanan bu "ekonomik operasyon" herhangi bir ekonomik temele sahip değildir. Bu açıdan bundan sonraki süreçte dolar kurunun düşme yönünde bir eğilim göstereceği ve doğal seviyesine doğru çekileceğini söyleyebiliriz. Fakat unutulmaması gerekir ki Türkiye ekonomisi normal seviyesinin yüzde 10-15 üzerindeki bir dolar kurunu rahatlıkla kaldırabilecek kadar güçlüdür ve her kur düzeyinin kendine göre avantajları ve dezavantajları vardır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN