Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Arap İsyanları ile birlikte Ortadoğu'daki tüm dengeler ciddi bir şekilde değişmişti. Bölgeyle ilgili tüm ülkelerin hesabı şaştı. Ancak 2015 yılında meydana gelen iki önemli gelişme, bölgedeki kartların yeniden karılmasına ve bazı ülkelerin daha fazla kaybetme riskiyle karşı karşıya kalmasına neden oldu.
Temmuz 2015'te İran ile P5+1 ülkeleri arasında İran'ın nükleer çalışmaları konusunda bir anlaşmaya varılması İsrail ve Suudi Arabistan başta olmak üzere bazı bölge ülkelerini korkuttu. Arap dünyasındaki Şii kesimleri destekleyerek etkinlik alanını genişleten İran, pek çok rejim tarafından daha ciddi ve yakın bir tehdit olarak algılanmaya başladı.
İkinci gelişme ise, Rusya'nın 30 Eylül'de Suriye'ye askeri müdahalesidir. Rusya'nın, İran'ın bütün maddi ve askeri desteğine rağmen çökmek üzere olan Esed rejimini kurtarmak ve bölgede daha iddialı ve söz sahibi olmak için Suriye iç savaşına müdahil olması en çok Türkiye ile İsrail'i endişelendirdi.
Bu iki gelişme, bazı bölgesel rejimlerle arası bozuk olan Türkiye ile kırılgan İsrail arasında bir yakınlaşma beklentisi ortaya çıkardı. Türkiye ve İsrail, reelpolitiğin bir gereği olarak bazı bölge ülkeleriyle birlikte ortak bir tavır geliştirmeye çalışıyor.
Türkiye-İsrail yakınlaşmasının önemli bölgesel etkileri olması kaçınılmazdır.
Öncelikle, Türkiye ile Körfez ülkeleri arasındaki yakınlaşmayı artıracaktır. Özellikle her platformda Türkiye karşıtı olan Birleşmiş Arap Emirlikleri, İsrail ve Suudi Arabistan'ı takip ederek Türkiye ile daha yakın ilişkiler geliştirebilir.
İkinci olarak, Türkiye'nin Batıyla ilişkilerindeki yakınlaşmaya da katkı sağlayacaktır. Özellikle Türkiye'ye karşı olumsuz algının değişmesinde ilişkilerdeki normalleşme etkili olabilir.
Üçüncü olarak, İran ve Irak ile ilişkiler daha da kötüleşebilir. Çünkü İran etkisindeki Şii jeopolitiğine muhalif bir koalisyon olarak ortaya çıkacak.
Son olarak, Filistin halkının uzun süredir yaşadığı dramda ciddi bir değişiklik olması ihtimali düşünülebilir. İsrail ile konuşabilen bir Türkiye Filistin davasına daha çok katkı sağlayabilir. Ancak gerçekleşen yakınlaşmanın ne kadar kalıcı olacağı tartışmalı bir konudur. Çünkü, bölgesel ve küresel siyasette zeminin oldukça kaygan olduğu bir dönemde benzeri geçici ittifaklar yapılabilir. Bugünün Ortadoğu'sunda ülkeler arasındaki ilişkilerde ani iyileşme veya ani kötüleşmeler olabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
BİZE ULAŞIN