Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERDAL ŞAFAK
ERDAL ŞAFAK

Açlar ordusu

BM'ye bağlı "Dünya Gıda ve Tarım Örgütü" (FAO), dün Roma'da başlayan "Gıda güvenliği zirvesi" nedeniyle internette özel bir site hazırladı. Adı: "1billionhungry. org".
Siteye girdiğinizde ekranda bir video filmi beliriyor. Çalıştırıyorsunuz. Karşınızda FAO Başkanı Jacques Diouf. "Bir... İki... Üç... Dört... Beş... Altı..." diye sayıyor ve susuyor. Sonra bir yazı: "Bu 6 saniye içinde dünyada bir çocuk daha açlıktan öldü."
Roma'da üç gün sürecek zirvede yeryüzündeki açlığın ortadan kaldırılmasından vazgeçtik, nasıl "Bir ölçüde olsun" azaltılabileceği tartışılabilecek.
Çünkü 2008 zirvesinde belirlenen 2015'te dünyadaki açların sayısını yarıya indirmek hedefinden çoktan vazgeçildi.
Ve çünkü açların sayısı azalacağına her yıl daha da artıyor. Tehlikeli biçimde artıyor: 1960'ların sonunda 878 milyon kişi olan açlar ordusu, 1990'ların ortasında 825 milyona indirilebilmişti. Hem de dünya nüfusundaki artışa rağmen. Sonra grafiğin eğrisi yeniden yukarı gitmeye başladı ve geçen yıl 900 milyonu aştı, bu yıl ise 1 milyar tavanını deldi: 1 milyar 17 milyon kişi.

Türkiye'ye tebrik var

Bu ürkütücü ordunun dağılımı şöyle: Asya ve Pasifik bölgesinde 642 milyon, Afrika'nın Sahel bölgesi 265 milyon, Latin Amerika ve Karayipler 53 milyon, Ortadoğu ve Kuzey Afrika 42 milyon, gelişmiş ülkeler 15 milyon kişi.
Bu tablo, dünyada her 6 kişiden birinin aç olduğu anlamına geliyor.
(Not: Hemen belirtelim; nüfuslarındaki açlık ve beslenme sınırlarının altındaki dilimi küçülten ülkeler de var. FAO'nun düzenlediği listeye göre, 16 ülke alkışı hak ediyor. Brezilya, Ermenistan, Nijerya, Vietnam, Cezayir, Malavi ve Türkiye. Evet; FAO, güçlü bir ekonomik büyüme trendi yakaladığı, yoksul kırsal kesime yönelik yatırımlarını artırdığı, açlıkla ve yetersiz beslenmeyle mücadele için uzun vadeli plan hazırladığı için Türkiye'yi kutluyor.)
Peki, açlar ordusu neden büyüdü ve büyümeye devam ediyor?
Cevabı basit: Öncelikle tarıma yatırım yapılmaması. 6.5 milyar dolayındaki küresel nüfusu beslemek için yılda en az 44 milyar dolarlık yatırım gerekiyor ama FAO verilerine göre, günümüzde bu rakam 7 milyar doları geçmiyor.
İkinci neden, küresel ekonomik kriz. Bu kriz tüm kıtalarda büyük kitleleri işsiz bıraktı. İşlerini koruyabilenlerin de gelirlerini azalttı. Sonuç: Son bir yılda 100 milyonu aşkın insan, açlık sınırının altına itildi.

Zenginlerin bencilliği

Daha da hazini, açların sayısının artmasına karşılık FAO zirvesine ilgi azalıyor. Örneğin Roma randevusuna dünyanın en zengin 8 ülkesinin, yani G-8'in liderlerinden sadece İtalya Başbakanı Silvio Berlusconi katılıyor. O da ev sahibi olduğu için!
Sadece ilgi değil, açlıkla mücadele programlarına yardım da düşüyor: 102 milyon kişiye gıda desteği veren BM Beslenme Programı'nın bu yıl için hazırladığı 6.7 milyar dolarlık bütçede 3 milyar dolar açık var. Çünkü bağışçı ülkeler, yani zenginler sözlerini tutmadılar.
Ama zenginler duyarsızlıklarının ve bencilliklerinin bedelini çok ağır ödeyebilirler.
Açlık, ölüm demek. Açlık, isyan demek. 2007-2008'de 30 ülkede görüldüğü gibi. Açlık, savaş demek. Ve açlık göç demek.
Aç kurtların sürüler halinde şehirlere inmeleri misali, aç insanlar da kitleler halinde şehirlere, yani zengin diyarlara inecekler. Ne sınırlara örülen yüksek duvarlar durdurabilecek onları, ne savaş uçakları ve gemileri, ne de göç yollarındaki ölümler...
Dünyamızın "Yarın"ı bizi gerçekten çok korkutuyor...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA