Türkiye'nin en iyi haber sitesi

'nin 2016 işgal girişimini 1 Mart 2003 tezkeresinin Meclis'ten geçmemesinin intikamı olarak okumak mümkün mü?
Nerden baktığınıza bağlı...
Mesela, emekli Kurmay Albay Ziya Burcuoğlu tastamam böyle okumuştu.
İllaki böyledir demiyorum, lakin mümkündür.
O netameli günleri hatırlayalım...
ABD diplomasiyi, nezaketi bırakmış el altından tehditler savurmaya başlamıştı.
Hatta aralık ayında şöyle demişlerdi: "Ya bu ayın 18'ine kadar Meclis'ten tezkereyi çıkartırsınız ya da 50 yıllık dostluğu unutursunuz..."
Ecevit'in davet ettiği sömürge valisi edalı Kemal Derviş'in isteğiyle bir gecede bilmem kaç yasa çıkartan Meclis'imiz koskoca ABD'yi mi kıracaktı?
ABD tezkerenin geçeceğinden emindi.
O kadar ki, 5 Şubat'ta İskenderun'da üs ve liman çalışmalarına başlamışlar, Güneydoğu'daki bazı illerimizde de depolar kiralamışlardı.
Sonuç? Umdukları olmadı; tezkere, Meclis'ten geçmedi.
İmdi, "15 Temmuz'da Meclis'in bombalanmasının sembolik anlamı var" diyebilir misiniz?
Şayet, Org. İlker Başbuğ gibi düşünüyorsanız, diyemezsiniz.
Zira o şöyle demişti: "Yapılan etkin propagandanın da etkisiyle, tezkerenin geçmemesinin sorumluluğu Türk Silahlı Kuvvetleri'nin üzerine yıkıldı. 1 Mart Tezkeresi, TBMM'de yeterli kabul oyunu almış olsaydı, Türk Silahlı Kuvvetleri ve personeli bugün karşı karşıya kaldığı sorunlarla büyük ölçüde yüz yüze kalmayabilirdi..."
ABD ile 'nın arasını Meclis açmış demek.
Yoksa... ABD ile TSK gül gibi geçinip gidecek, ihtiyaç hasıl olduğunda da "bizim çocuklar" başarmış olacaklardı.

***
Meclis'imiz tezkereyi geçirmemekle ABD'nin 50 yıllık dostluğunu unutmayı göze aldı.
Unuttuğumuz... Kore'de can vermek, 64'te Johnson Mektubu'yla ayar yemek; bir de bol bol süt tozu içmekti herhalde.
"Dostluklarını" unutmanın bedelini de askerimizin başına çuval geçirmekten terör örgütüne binlerce TIR silah yardımı yapmaya kadar ödetiyorlar.
Gerçekten böyle mi?
Emekli Amiral Soner Polat dünkü yazısında "Balyoz'daki dava ve silah arkadaşım" dediği Emekli Kurmay Albay İkrami Özturan'ın sitayişle bahsettiği kitabında, tezkere geçmiş olaydı ABD 65 bin askerle ülkemizin işgal edileceğini vurguladığını aktarıyor.
Bu mudur peki?
Bence ne o, ne bu!
Her şeyden evvel, bu ülke öyle 65 bin ABD askeriyle işgal edilemez. TSK üniformalı 'cülerin işbirliği hesaba katılmışsa o ayrı tabii.
***
"Çerçevelik bir yorum..." diyerek mezkûr arkadaşının şu satırlarını da alıntılamış: "Sonuçta hedefe konulan TSK ve cemaat bu süreçte yaşananlarla birlikte farklı bir konuma taşınırken, ülke de bambaşka bir rejimle buluştu..."
Burada "çerçevelik" ne var anlamadım?
Son zamanlarda gerek "terör devleti İsrail" gerek Kudüs konusunda müthiş yazılar yazan Soner Polat'ın Balyoz'daki dava arkadaşı, "cemaatin farklı bir konuma taşınmasından" (FETÖ olarak deşifre edilmesini kastediyor galiba) neden rahatsız olmuş?
ABD taşeronlarını tasfiye etmenin dışında ne olmuş da ülke "bambaşka rejimle" buluşmuş?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN