Türkiye'nin en iyi haber sitesi
SALİH TUNA
SALİH TUNA

Vay bu nasıl yargı

Aylak bilim adamları düşünmüş taşınmış, "birlikte yaşam" için büyük bir deney yapmaya karar vermişler.
Yırtıcı bir aslanı büyük bir kafese koymuşlar, yanına da bir kuzuyu atmışlar.
Maksatları, kuzuyla aslanı birlikte yaşamaya alıştırmakmış.
Deneyin üzerinden haftalar, aylar geçtiği halde herhangi bir sonuç açıklamamışlar.
Meraklıları bilim adamlarına ulaşıp "deneyin nasıl gittiğini" sorunca şu cevabı vermişler:
"Fena gitmiyor... Tek bir sorun var; kuzunun yerine sıklıkla yenisini koymak zorunda kalıyoruz..."
Algı faaliyetine maruz kalmış gerçeklerin akıbeti bana bu fıkrayı çağrıştırdı.
Gladyo'nun özellikle "teknik nakavt" aşamasından sonra yürüttüğü psikolojik savaşa hiçbir gerçek dayanmıyor.
Zaten savaşlarda önce gerçekler katledilir.
Lakin hiçbir ülkede gerçekler bu denli toplu katliama uğratılmadı.
Sanki hiç yaşanmamış, onca insanımız şehit olamamış gibi korkunç bir algı faaliyeti sürdürülüyor hâlâ.

***
'cüler, TSK'da örgütlenerek memlekete vaziyet etmeyi veya darbe yapmayı Natotürkçülerden öğrendi.
Onun için hem tenhalardaki gizli işbirlikçileri hem de hocalarıdırlar.
Natotürkçü algı operatörleri çok tuhaf.
Menemen olaylarında Yd. Sb. Teğmen Kubilay ile Hasan ve Mehmet adındaki iki mahalle bekçisinin 1930'da katledilmesini her yıl hatırlatırlar...
Fakat, 2 yıl önce sadece Gölbaşı Özel Harekât Merkezi'nde 51 polisimizi şehit verdiğimiz 15 Temmuz'u unutturmaya çalışırlar.
Bakmayın siz 15 Temmuz'a "tiyatro" demekten vazgeçtiklerine, sistemli şekilde "tiyatro" muamelesi yapıyorlar.
***
Bakınız, istatistiki veri olarak bile olsa, "Viyana'da şu mahallede Yahudiler çoğunlukta" derseniz, kuvvetle muhtemel, "antisemitik söylemle" suçlanırsınız.
Neden mi?
Çünkü Belsen, Treblinka ve Auschwitz'de milyonlarca Yahudi "büyük yangını" yaşadı.
Hassasiyet geliştirilmesi gayet doğaldır.
Bu ülke de 15 Temmuz'da, üniformalı FETÖ'cülerin alçakça saldırısına uğradı.
Bu ülkenin seçilmiş Cumhurbaşkanı Erdoğan o gece ölümlerden döndü.
Yine bu ülkenin başbakanı Menderes, 27 Mayıs'ta darbeciler tarafından darağacında sallandırıldı.
İmdi, bu ülkenin hafızasını yok sayar, yaşadığı acılara hassasiyet göstermezseniz...
Mesela, Menderes'in de adını zikrederek, "Bakalım darısı kimin başına" derseniz en hafif deyimle çok ayıp etmiş olursunuz.
Hele hele, programın moderatörü Uğur Dündar, "Aman ihtilal falan olmasın, aman, aman, hiç olmasın..." diye uyardığı halde sözlerinizi tashih etmeye tenezzül etmezseniz, utanma duygunuzdan da bizi kuşkuya düşürürsünüz.
Zaten bu ülkede utanma duygusu bu denli zevale uğramasaydı yargıya bu kadar gerek kalmazdı.
Marangoz yargı imamlarının verdiği direktiflerle çalışan yargıya "hukukun üstünlüğü" diyen FETÖ'cülerle, FETÖ'ye hesap soran yargıyı sabah akşam itibarsızlaştırmaya çalışan Natotürkçüler yine el eleler.
İşleri güçleri algı faaliyeti.
Hem utanmıyorlar hem de "Taksim delisi" gibi "ortalık çok kötü" deyip duruyorlar.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN