Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Binali Yıldırım'ın İsmailağa cemaatini ziyareti Amerikan kanalı FOX TV'nin algı operatörü F. Portakal'ın anlaşılan çok ağrına gitmiş.
"Hâlâ tarikatlardan, cemaatlerden medet umanlar var" diyor.
Hiç utanmıyor!..
İsmailağa mensupları 'da ölümüne meydanlara koşmuşken, Portakal'ın kankası İmamoğlu "taşkınlık yapmayalım" deyip "yurtta sulh" mavalları okuyor, eşi hanımefendi de 15 Temmuz destanını yazan bu aziz milletin evlatlarına "beyinsiz" diye hakaret ediyordu.
'ı o kadar ikiyüzlü ki...
Şayet kankası CHP'li erken davranıp aynı cemaati ziyaret etseydi, "tarikatlardan medet ummak" şeklindeki lakırdıların yerini, "şu hoşgörüye bakar mısınız" yollu güzellemeler alacaktı.
Ekrem Bey de ondan geri kalmayacak, herkesi kucakladığını falan söyleyecekti.
İtiraz eden çıkarsa da kuvvetle muhtemel "Üzülüyorum" diyecekti.
"Ben hayatımda bunun kadar üzülüyormuş gibi yapıp üzülmeyen, dili başka kalbi başka söyleyen adam görmedim" diyen olursa da malum tepkisini koyacaktı:
"Yazık sana, yazık sana..."

***
Sahtekarlıkta menfaatleri kesilince muhalif olan AKP'li fırıldaklardan hiç aşağı kalmıyorlar.
O kadar ki...
Ekrem Bey bilmem nerde indirim yapacağından söz etse göklere çıkartırlar, sıra AK Parti'nin yaptığı hizmetlere gelince "cebinden mi yapıyor" derler.
Malumunuz, iktidarlar doğası itibariyle yıpratıcıdır. Hele ömrü uzunsa her alanda zaaflar boy gösterir.
Muhalefet de tam aksine enerji biriktirir, ne bileyim, her bakımdan kendini geliştirir.
Bunlarda tam ters etki yaptı; her bakımdan dökülüyorlar.
Seviye derseniz, S - 400'leri Erdoğan'ı korumak için alacağımızı iddia edecek kadar yerlerde sürünüyorlar.
Karakter derseniz, tek ayak üzerinde kırk yalan.
Eleştirel akıl derseniz, daha dün "biat kültürü, biat" falan diyerek Erdoğan'ın yanında duranları aşağılıyorlardı, bugün Nihat Genç arkadaşımızın dediği gibi 3 ayda Ekrem İmamoğlu'na iman ettiler.
***
Bir de herkesi sersem sanacak kadar çakallar. Amerikan Portakal'ı zaten bunların önde gidenlerinden.
Geçenlerde gündüz gözüyle Trabzonluların zekasıyla alay etmeye çalışmış, hülasa, üç kuruşluk aklıyla Trabzonluları manipüle edeceğini sanmıştı.
Esenler Belediye Başkanı'nın İmamoğlu'na, "Sen Trabzonlusun, neden 'İstanbul'u Yunanlı kazandı' şeklindeki manşetlere tepki göstermiyorsun" mealindeki tepkisini 'de "Trabzonlulara hakaret etti, derhal özür dilesin..." yollu kampanyaya çevirmek için panayır hokkabazı gibi kıvrandı durdu.
Böyle rezil algı operatörlüğü görülmemiştir.
Esenler Belediyesi'nin Adıyamanlı başkanı, "Bize her yer Trabzon" dedi. Hadi senin kankan İmamoğlu da Fenerbahçe atkısıyla poz vereceğine o kadarını söylesin de görelim.
Amerikan Portakal'ı hemşerilerimden havasını alınca algı operatörlüğü marifetini Atatürkçülere çevirdi.
Binali Yıldırım'ın söz konusu ziyaretini eleştirmek sadedinde Mustafa Kemal'in bir sözünü kullanmayı ihmal etmedi.
Son numarası da bu galiba.
Halbuki, "PKK'ya teşekkür etmeliyiz" derken veya FETÖ'cüleri hapishanede ziyaret etmek isterken veya 15 Temmuz işgal girişimini "tiyatro" tesmiye ederlerken Atatürk'ün "Bağımsızlık benim karakterimdir" sözü dahil hiçbir sözü aklına gelmemişti.
Hep diyorum ya...
Muhafazakarlar nasıl ki "dine karşı din" mesabesindeki FETÖ'yü silip attılar, gerçek Atatürkçüler de bu Amerikan Portakal'larını, yani, bu Natatürkçü sahtekarları silip atmak zorundadırlar.
Yoksa Türkiye harici operasyonlara açık olmaktan kurtulamaz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN