Türkiye'nin en iyi haber sitesi

SALİH TUNA

ABD böğürürken...

Sesli dinlemek için tıklayınız.

ABD Başkanı Trump, Gazze'yi (çocuk cesetlerinin üzerinde yükselen) yedi yıldızlı otellerin olduğu bir tatil beldesi hâline getireceğini söylemişti.
Asıl maksadın, Gazze'yi soykırımcı İsrail'e güvenli ve kalıcı şekilde devretmek olduğunu bilmeyen yok.
Bu hedef doğrultusunda, vatanlarını ölümüne savunan Filistinli direnişçilerin yönettiği Gazze'nin kontrolü için malum "teknokrat hükümeti" devreye sokuldu.
Hülasa, tavırlarında merhametin ve hukukun zerre miskali etkisi yok.
Kendisinden medet bekleyen Ukrayna'nın madenlerine göz koymuştu. Venezuela'nın devlet başkanını eşiyle birlikte yatak odasından (mafyöz dille söyleyecek olursak) kaldırmıştı.
Grönland'a da acayip yeşillenmiş vaziyette.
Gerekçesi de hep aynı: "O devasa maden rezervleri benim olmalı..."

***

Ortadoğu'daki merkez üssü mesabesindeki İsrail'in her arzusunu yerine getiriyor. İran'ı karıştırması da tehdit etmesi de her şeyden evvel bu yüzden.
Ne Rusya'dan ne Çin'den sadra şifa bir tepki geliyor.
Hâliyle algının hülasası şöyle şekilleniyor: ABD'nin gücü karşısında herkes sindi, tarih boyunca (Roma dahil) hiçbir imparatorluk bu kadar güçlü olmadı.
Halbuki...
Koca bir imparatorluk tüm dünyanın gözleri önünde bütün değerleriyle çöküyor. Çökerken de o şiirdeki gibi kuduz gibi böğürüyor.
Bir farkla ki koskoca imparatorluğun kudurup kuduz gibi böğürmesinin yanında, bir vapurun böğürmesi nedir ki?

***

Jean-Paul Sartre bir defasında (1950'lerde) "Dikkat! Amerika kudurmuştur..." demişti, "Bizi Amerika'ya bağlayan bütün bağları derhal koparmalıyız. Yoksa, bizi de ısıracak ve biz de kuduracağız..."
İmparatorlukların kudurma süresi bazen yüzyıl sürer.
Yaşananların anlam ve gayesini çözümleyerek geleceğe projeksiyon tutan tarih felsefesi bu süreler hakkında sağlam öngörüler sunar.
Mesela, Pax Americana'nın ve "Amerikan Yüzyılı"nın sona ermesi, tarih felsefesinde çizgisel ilerleme modellerinin iflasını ve döngüsel ya da ahlaki temelli çöküş teorilerinin haklılığını temsil eder.
Spengler'in yaklaşımına göre Pax Americana, Batı'nın yaratıcı "kültür" evresinden mekanik ve ruhsuz "uygarlık" evresine geçişiyle yaşanan bir "kış" mevsiminden başka bir şey değildir.
Garaudy bu tarihsel kırılmayı daha derin bir manevi düzleme taşır.
Merhum filozofumuza göre "Amerikan efsanesinin sonu" sadece ekonomik veya askeri bir başarısızlık değildir.
Ya?
İnsanı aşınmış bir piyasa nesnesine indirgeyen, aşkınlık/maneviyat bağını koparan ve pozitivist ilerleme putuna tapan bir sistemin kaçınılmaz ontolojik çöküşüdür.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.