Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ŞEBNEM BURSALI

Biden’ın yeni hedefi: Türkiye ile ilişkileri rayına oturtmak

Pandeminin bütün dünyada tamamen bittiği söylenemez ama aşılanmanın yaygınlaşmasıyla birlikte hayatın normale döneceğine dair her geçen gün bir adım daha atılıyor. Daha önce Arjantin dahil 3 ülkede G20 Zirvesi'ni takip eden bir gazeteci olarak en çok dikkatimi çeken şey; dünyanın en büyük 19 ekonomisi ile AB ülkelerine ev sahipliği yapan İtalyan başkentinde, güvenlik tedbirlerine rağmen hayatın normal akışında çok ciddi aksaklıkların yaşanmaması oldu.
Turizm kentinde hem turistlere hem kendi vatandaşlarına, büyük bir zirve nedeniyle hayatı zindan etmeyen İtalyan yetkilileri kutlamak gerek. Geçen yıl yüz yüze yapılamayan G20 Zirvesi, Roma'da liderleri ilk kez bir araya getirdi. Başkan Erdoğan'ın katıldığı G20 Zirvesi'ni izlemek için bulunduğumuz Roma'da, sadece Kovid sonrası değil, uluslararası ilişkilerde de normalleşmenin dünya liderleri tarafından tercih edildiğine tanıklık ettik.
Türkiye dönüşünde uçakta sorularımızı yanıtlayan Başkan Erdoğan da, hem siyasi hem ekonomik hem de diplomatik ilişkilerde Türkiye'yle normalleşmeyi önceleyen başta ABD, İtalya ve Fransa olmak üzere ülkelerin verdikleri mesajları, atılan adımları somut olarak aktardı.
Ben bugün biraz ABD ile ilişkilerde yeni bir dönemin başladığına yönelik net adımlar atılan Erdoğan-Biden görüşmesinin perde arkasındaki kulisleri vermek istiyorum. İki liderin görüşemeyeceği algısını yaymaya çalışan, görüşme kesinleşince de 65 dakikalık görüşmenin 20 dakika olduğu yalanını sosyal medya ve televizyon ekranlarından temcit pilavı gibi vermekte ısrar eden gazeteci, akademisyen ve sözde uzmanların hevesleri biraz daha kursaklarında kalacak.
Çünkü, F-35 için ödediğimiz 1 milyar 400 milyon dolara karşılık F-16 tedarikiyle ilgili iki liderin görüşmesinden Erdoğan'ın aktardığı anekdotun öncesi ve sonrasında, orta ve uzun vadede taleplerimizin karşılanacağına yönelik önemli adımlar atılacağı anlaşılıyor. Erdoğan'ın, "F-16 konusunda Biden'ın istemesi durumunda sorunun çözüleceğine olan inancını" vurgulaması boşuna değil. Bu konuda önemli ve somut olan gelişme; ticari, askeri, siyasi, diplomatik ve ulusal güvenlik konularındaki bütün sorunların konuşulacağı bir komisyon kurulma kararının alınması.
Daha önce S-400 ile ilgili sorun çıktığında Türkiye olarak bizim önerdiğimiz komisyon teklifi kabul görmemişti, ama şimdi bu konuyu da içine alan, hatta çok daha fazla başlığı barındıran çok işlevsel bir mekanizma oluşturuluyor. Dışişleri, Savunma ve Hazine bakanları ile İstihbarat ve Ulusal Güvenlik temsilcileri bu komisyonun koordinasyonunda bizzat bulunacaklar.
Sorunları derinleştirmek yerine çözümlere odaklanılacağının ayak seslerinin duyulduğu yeni bir dönem başlıyor denilebilir ABD ile. ABD'nin de içinde bulunduğu 10 büyükelçi krizi gündeme gelmedi, tam aksine Türkiye'nin bu krizi "çok iyi yönettiği" ifade edildi. Kulislerden edindiğim bilgilere göre, ABD Başkanı Biden, Obama da dahil son iki başkanın dönemini eleştirerek çok önemli bir niyetini şu sözlerle ifade etti: "Eğer ben başkan olsaydım, 6-7 yıllık dönemde ilişkilerimiz böyle olmazdı!"
Bu sözü destekleyen ve bir adım ileri götüren bir başka ifade de, Biden'ın görev süresi içinde Türkiye-ABD ilişkilerini normalleştirmeyi ve rayına oturtmayı hedeflediği...
İki günlük zirvenin Türkiye'ye yansımalarını önümüzdeki günlerde göreceğiz. Yeni Amerikan yönetiminin Erdoğan'sız bir Türkiye hedefini yürürlüğe koyacağına dair bazılarının umutları bir kez daha fos çıktı! Bu zirvede Erdoğan ve Türkiye için son derece olumsuz sonuçlar bekleyenler, bir kez daha hayal kırıklığına uğradı, uğramaya da devam edecek. 20 yıldır Türkiye'yi diklenmeden dik durarak yöneten Başkan Erdoğan, tecrübesini, kararlılığını ve diplomasideki becerisini bir kez daha ortaya koydu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA