Türkiye'nin en iyi haber sitesi
AHMET ÇAKAR

Sayın Koç'un çıkışı Terim'e artı yazar

F.Bahçe ile G.Saray arasındaki gerilim tırmanıyor, son olarak Başkan Ali Koç'un Fatih Terim'i hedef alan açıklamaları çok konuşuldu. Bu atışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

ALI KOÇ'UN Fatih Terim'le ilgili söylemlerini gereksiz ve zamansız buluyorum. Söylediklerinin bir kısmında haklı olsa bile Terim'i hedef alması hem Sayın Koç'a hem de Fenerbahçe'ye hiçbir şey kazandırmayacağı gibi psikolojik olarak Ali Koç'u da zor durumda bırakır... Zira Terim ve Galatasaray zoru başardı. Çok önemli bir puan farkını kapatıp şampiyon oldular ama Fenerbahçe hem futbol hem sıralama hem de transfer başarısızlığıyla çok gerilerde kaldı. Şimdi Sayın Koç'a sormazlar mı, sen kendi kulübünle uğraş, bırak şampiyon takımın teknik direktörüne sataşmayı… Comolli fiyasko çıktı. Aldığı oyuncular fiyasko çıktı. 'Yanal'la asla çalışmam' dedin, mahalle baskısıyla getirmek zorunda kaldın. Belki UEFA'dan transfer konusunda yaptırım cezaları gelecek ve Fenerbahçe tüm bu zorluklarla uğraşırken Galatasaray, Şampiyonlar Ligi'ne giderek hem çok ciddi bir prestij hem de çok ciddi bir mali kaynak temin edecek. Bence sonuç olarak Ali Koç'un Fatih hocayı hedef alan sözleri stratejik olarak büyük yanlıştır ve Ali Koç'a değil, Terim'e artı olarak yazar.

ERGİN ATAMAN ENTELLEKTÜEL VE UZLAŞMACI BİR KARAKTER

Şu anda spor dünyasının en çok konuşulan adamı Ergin Ataman… Basketbol geriliminde Ergin hoca suçlu mu suçsuz mu, kim haklı sizce bu tartışmada?

BEN Ergin Ataman'ın hem insan olarak hem de hoca olarak çok başarılı olduğunu düşünüyorum. Avrupa'nın en önemli takımlarını geçip Final-Four'da final oynadılar, ikinci oldular. Türkiye şampiyonluğunu da Fenerbahçe gibi dev bir takıma karşı son maça taşıyabildiler ve saha avantajı Efes'te… Bütün bunların baş mimarı Ergin Ataman'dır. Tabii ki Anadolu Efes kulübünün sağladığı imkanları göz ardı edemeyiz. Oyuncuların performansını göz ardı edemeyiz ama tüm bu harmoninin çimentosu Ergin Ataman'dır. Aslında baktığımız vakit son derece entelektüel ve uzlaşmacı bir karakter sergiliyor. Futbolda ve basketbolda zaman zaman seyirci ve rakip takım hocası arasında bu tür olaylar olabiliyor fakat saygı duyulacak bir isim var ki bunu hiçbir zaman yaşamayan isim Obradovic'tir. Fenerbahçe'nin en büyük rakibi Galatasaray seyircisinin bile Zeljko Obradovic'e büyük saygısı var ama Obradovic olmak kolay değil.

ARTIK BİZİM KULÜPLERİMİZ DE DAVALIK OLMAMAYI ÖĞRENMELİ

Beşiktaş birçok oyuncuyla FIFA'lık oldu. Yabancılar paralarını alamadıkları için kulübü şikayet ediyorlar. Son olarak Quaresma… Sizce bunun sonu nereye varır?

BEŞIKTAŞ'TA birçok şeyin iyi gittiğini düşünüyorduk ama olaylar art arda patlamaya başladı. Oyuncuların FIFA'ya gitmesi FIFA'nın olayın içine girmesi demektir. Beşiktaş'ın bunu ödeyecek parasal gücü var mı yok mu bilmiyorum. Ödediği vakit yeni sezonda transfer yapacak bütçe kalacak mı ellerinde, onu da bilmiyorum. Sonuç olarak bekleyip göreceğiz ama Türk takımları artık bu işleri bırakmalı. Herhalde dünyada takımları en fazla FIFA'lık olan ülke biziz.

YAYINCI KURULUŞLA KULÜPLER ORTAK NOKTAYI BULMALILAR

Yayıncı kuruluşun kulüplerden bazı talepleri oldu. Taraflar için konuyu değerlendirecek, bir komisyon kuruldu. Gelinen noktayı nasıl değerlendiriyorsunuz. Sonu nereye varır?

TÜRK futbolunda inanılmaz, uzlaşmaz çelişkiler mevcut. Lig TV'nin menfaatleriyle ülke futbolunun gerçekleri her zaman örtüşmüyor ama şu da bir gerçek ki ülke futbolunun yaşamasını temin eden en önemli kaynak beIN Sports. Onlar ciddi bir ticari kuruluş. Tek gayeleri dekoder satıp para kazanmak, bu konuda da kendilerine göre son derece haklılar. Dekoder satabilmeleri için maçların heyecanlı ve kaliteli olması lazım… İlgi çekmesi lazım. Bunun için de çok ciddi kaynak veriyorlar. Pek tabii ki onlar yabancı kısıtlamasını arzulamazlar çünkü kısıtlama demek daha az ünlü futbolcunun Türkiye'de oynaması demek… Bu da onların analizine göre heyecanının düşmesi ve sonuç olarak da dekoder satışlarının azalması demek oluyor ama bir de ülke gerçeği var. Bu kadar yabancıyı madden ve manen ülke futbolu kaldırabilir mi? Genç futbolcuların ortaya çıkmasını engelleyebilir mi? Örneğin Trabzonspor maddi sıkıntılar yaşamamış olsaydı geleceğimiz dediğimiz bu gençler ortaya çıkabilirler miydi? Bunlar çok iyi değerlendirilmesi gereken konular ve bir şekilde asgari müşterekte birleşilmesi gereken kararlardır.

NİHAT ÖZDEMİR MHK'DE BİR MACERA ARAMAMALI

Merkez Hakem Kurulu'nda bir değişiklik bekliyor musunuz? MHK Başkanı Sabri Çelik devam etmeli mi?

MERKEZ Hakem Kurulu sezon boyunca ülke futbolunun en tartışılan kurumudur. Hakemler hata yaptıkça takımların canı yandıkça MHK hedef haline geliyor. Aslında dünyanın birçok ülkesinde de durum aynı… Yeni federasyon daha MHK'yi açıklamadı ama pek yakında açıklamak zorundalar zira hakem klasmanlarının oluşumu, seminer programı, terfiler için kararlar verilmek zorunda. Bunu da yeni MHK yapacak. Bence yeni federasyon Sabri Çelik başkanlığında belki birkaç değişik ismin ilavesiyle görevine devam etmelidirler. Nihat Özdemir macera aramamalı çünkü yeni bir MHK'yi getirdiğinde işler kötü giderse bu işin altında çok büyük çapanoğulları aranır. Başkan Özdemir, Sabri Çelik komitesiyle de çalıştı ve onların göreve gelmesinde de katkısı oldu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA