Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Fenerbahçe, Avrupa Ligi grubundaki üç rakibine en az 3'er gol atarak ve rakiplerinin oynadığı hiçbir maça bakmadan 5 maç sonunda işi bitirdi. Ve son üç maçtır da gol yemeyerek. Aykut Kocaman'ın basın toplantısında çok önemli bir cümlesi vardı: "Ne biz İstanbul'da 2-2'lik maçtaki Fenerbahçe'yiz, ne de karşımızdaki Kadıköy'deki Marsilya." Maç öncesi her gün üzerine koyarak form tutan bir Fenerbahçe, sezon başı iyi başlayıp sonra düşüşe geçen bir Marsilya vardı. İlk maçı izlediğimizde o gün stattan çıkarken "Bu Fenerbahçe'nin bu Marsilya karşısında işi zor" diyordum. Fenerbahçe bu maça giderken ise "Fenerbahçe'yi kolay kolay yenemezler" diyordum. Bu sözümün nedeni Marsilya değil, Fenerbahçe'nin fizik, kondisyon ve oyun tarzı olarak Avrupa'ya oturmasındandı. Sert, sıkı, sakin ve oyunun hiçbir bölümünde asla panik yapmadan oynuyor Fenerbahçe. Oyunu rakibinin yönlendirmesine izin vermiyor. Rakibini kendine uyduruyor. Zaten bu kadar özelliği olan bir takım başarılı olur.

Kocaman buraya getirdi
Sezon başı ciddi bir kaostan çıkmasına rağmen özellikle Aykut Kocaman demoralize olmayarak takımını bu duruma getirdi.
F.Bahçe'nin orta sahasında Raul Meireles, Mehmet Topal ve önlerindeki Cristian Baroni rakibe hiç oyun oynatmıyor. Top Fenerbahçe'deyken de ayağa oynuyor, futbolun orta sahada ne kadar önemli olduğunu gösteriyordu. Bekir son haftalardaki çok iyi futbolunu güzel bir golle süsledi. Caner 60 dakika çok iyi top oynadı. Moussa Sow ve Dirk Kuyt beklentilerin altında kalmasına rağmen doğru, akıllı oynadılar. Böylelikle Fenerbahçe puan ve oyun olarak zafere ulaştı. Bu düşüncem sadece Marsilya maçıyla ilgili değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN