Ferencvaros maçından sonra moral kazanmak için Amed deplasmanından alınması gereken üç puan büyük önem taşımaktaydı. Ama bir başka gerçek var ki futbol kadronuz diğer takıma göre daha zengin olsa da ortaya koyacağınız mücadele ve takım birlikteliği büyük önem taşır. Amed gibi Süper Lig'e yeni çıkan takım karşısında oynanan oyun ve sonuç büyük bir hayal kırıklığı olsa gerek. Salah'ın ilk yarıdaki fırsatçılığıyla gelen golden sonra ise sahada ne yaptığını bilmeyen bir takım vardı. Saha içi kurgusu ve özellikle hücum üretkenliği yok denecek kadar azdı. Trabzonspor adına öne çıkan oyuncu, üç net gol pozisyonunu önleyen ve penaltıyı kurtarmasına rağmen savunma oyuncularının pozisyonu izlemesiyle golü kalesinde gören Onana ise söyleyecek fazla bir sözümüz yok. Salah'a asisti yapsa da Muçi'nin inanılmaz top kayıpları, hücum devamlılığını baltaladı. İki kenarın tamamen oyundan düşmesi ve üretkenlikten uzak kalması Trabzonspor'un kanat organizasyonlarını felç etti. Önde top tutamama ve kazanılan topları çabuk kaybetme sorunu birleşince, takım rakip yarı alana yerleşemedi. Geriden çıkarken yapılan pas hataları ve dönen ikinci topların tamamının Amed'e kaptırılmasıyla ilk yarı oyunu tamamen rakibe teslim ettiler. İkinci devrede rakip alanda daha fazla görünmelerine rağmen ceza sahasına girmekte ve net gol pozisyonu üretmekte büyük yetersizlikler vardı. Topa sahip olunan anlarda dahi, organize bir hücum planının devreye girememesi ve her şeyin bireysel becerilere kalması gol pozisyonlarında yetersizliklerin en önemli nedeniydi. Aral beklentilerden uzak bir oyun ortaya koydu. Kenarlardan istenilen toplar gelmediği için de Onuachu'nun etkisizliği devam etti. Son dakikada gelen gol ise savunmanın büyük hatası kaynaklıydı.