Türkiye'nin en iyi haber sitesi
ERMAN TOROĞLU

Rövanşı da Fırat yönetsin

Sahada enteresan bir 90 dakika vardı. Duyduğum kadarıyla soyunma odası koridorlarında da enteresan olaylar var. Yani tekmili birden hem korku filmi gibi bir maç, hem heyecanlı bir maç, zaman zaman da güzel pozisyonların olduğu bir maç. Bir hakem için kolay maç mı? Hayır çok zor. Önce futbolculardan başlayalım. Alper... Yahu kardeşim bir sarı kart almışsın ve bu sarı kartı çok doğru aldın. Tehlikeli pozisyonu çok tehlikeli bir şekilde kestin ve doğru bir kart gördün. Ondan sonra yaptığın iş akıl işi değil. Bu işi yapan insanın deli olması lazım. Devre arası oluyor, Quaresma ile Babel giriyorlar. Devre arasında A Spor'da Serkan Korkmaz ile maçın ilk yarı değerlendirmesini yapıyoruz. Serkan, "Quaresma girer, kenardan ortalar yapar, Negredo gol atar" diyor. Bana da soruyor "Ne diyorsun diyor." Ben de "Dediklerin hepsi doğru da oyunda kalırsa dediklerini yapar" diyorum. Quaresma giriyor 2 dakika sonra atılıyor
Aslında Quaresma'nın atıldığı pozisyonda Souza'nın da sanki bir kırmızı görmesi lazım. Zaten orada bütün maçın filmi kopuyor. Volkan hiç gereksiz yere kalesinden çıkıp geliyor, güya olayı ayıracak. Sanane kardeşim, senin sarı kartın var. Nitekim saçma sapan bir çizgi tartışmasında itirazdan kırmızı görüyor. Aslında çift sarıdan kırmızıyı o kavga anında görebilirdi. Bakınız yazı şu ana kadar hep kartları yazarak geçti. Peki futbol var mıydı? Kötü değildi, kalite yoktu, heyecan vardı. Maç iki tarafa da gitti geldi. Ama Fırat Aydınus, en büyük hatasını uzatmanın son dakikalarında Babel'e yapılan net penaltıyı vermemekle yaptı. Bakınız! Bu yazdığım şaka değil. İmkansız bir şey değildi. Demagoji de yapmıyorum, espri de yapmıyorum. Rövanş maçını kesinlikle Fırat yönetmeli. MHK bunu yapabilir mi, bilmiyorum. Neden? Madem bu maçın yorumunu Fırat böyle yaptı, rövanşı da aynı hakem yönetsin. Kimse kimseye bir şey söyleyemesin. Bakınız, teknik adamları bazen tenkit ediyoruz. "Bununla maç niye başlamadın, bunu niye oyuna almadın" diye. Bu kadar kolay, bu kadar zeka özürlü sarı ve kırmızı kart gören oyunculara teknik adamlık yapmak hakikaten zor iş. Her şey bir yana heyecanı, tansiyonu yüksek bir maç izledik. "Herkesin eline ayağına sağlık" diyelim, rövanşı bekleyelim. Fenerbahçe, büyük avantaj yakaladı ama 2-2'nin psikolojik baskısı fazladır. Yani "Ben 0-0, 1-1'e bile elerim" zihniyetine girerlerse zorlanırlar. Yani rövanşta gergin olan Fenerbahçeliler olacak, Beşiktaşlılar değil. Çünkü Beşiktaş'ın orada kaybedecek hiçbir şeyi olmayacak. En tehlikeli insanlar, kaybedecek bir şeyi olmayacak insanlardır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA